Sözcü yazarı ve ekonomist Mahmut Aydoğmuş, Avrupa Birliği mevzuatında elektriğin de özel tüketim vergisine tabi enerji ürünleri kapsamında bulunduğuna dikkat çekerek, Türkiye'nin AB uyum sürecinde yıllardır enerji ürünlerinin vergilendirilmesine ilişkin bir uyum başlığı bulunduğunu söyledi.
Aydoğmuş, bunun bugün için elektrikli araçların kullandığı elektriğe ÖTV getirileceği anlamına gelmediğinin özellikle altını çizdi ancak elektrikli araç sayısı arttıkça akaryakıttan elde edilen vergi gelirindeki aşınmanın önemli bir maliye politikası sorununa dönüşebileceğini belirtti.
“MOTORİNDEN KAÇARKEN ÖTV’YE YAKALANABİLİRSİNİZ”
Motorinin litresinin 100 TL seviyesine ulaşmasının tüketiciyi elektrikli otomobillere yönelttiğini belirten Aydoğmuş, şöyle konuştu:
“Vatandaş açısından hesap çok basit. Benzin ve motorin pahalandıkça kilometre maliyeti yükseliyor, elektrikli otomobil daha cazip hale geliyor. Ancak Hazine açısından hesabın başka bir tarafı var. Akaryakıt tüketimi azaldığında yalnızca petrol tüketimi azalmıyor; devletin en önemli dolaylı vergi kaynaklarından biri de küçülüyor.”
Gelir İdaresi Başkanlığı'nın verilerine göre 2026 yılı için akaryakıt ürünlerinden beklenen ÖTV geliri 656,5 milyar TL seviyesinde. GİB ayrıca eşel mobil sistemi nedeniyle vazgeçilen ÖTV'nin KDV'sinin de tahsil edilemediğini belirtiyor.
“ELEKTRİKLİ OTOMOBİL BÜTÇENİN VERGİ MATRAHINI DA DEĞİŞTİRİYOR”
Aydoğmuş'a göre mesele yalnızca otomotiv sektöründeki teknolojik dönüşüm değil:
“Dizel bir otomobil 100 kilometre gittiğinde yaklaşık 6 litre motorin tüketiyorsa devlet her 100 kilometrede akaryakıt üzerinden ÖTV ve KDV tahsil ediyor. Aynı 100 kilometre elektrikli otomobille gidildiğinde ise akaryakıttaki litre başına maktu ÖTV mekanizması ortadan kalkıyor.
Bir otomobil için küçük görünen bu farkı Türkiye'deki milyonlarca araç ve milyarlarca kilometrelik yolculukla çarptığınızda karşınıza çok ciddi bir vergi matrahı çıkıyor.”
EPDK da elektrikli araç sayısı ile şarj altyapısındaki gelişimi yakından takip ediyor ve Nisan 2026'da Türkiye'nin elektrikli araç ve şarj noktası ihtiyacına ilişkin yeni projeksiyonunu yayımladı.
“AB'DE ELEKTRİK ZATEN ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ SİSTEMİNİN İÇİNDE”
Aydoğmuş, tartışmanın dikkat çekici taraflarından birinin Avrupa Birliği mevzuatı olduğunu söyledi.
AB'nin 2003/96/EC sayılı Enerji Vergilendirme Direktifi, üye devletlerin enerji ürünleriyle birlikte elektriği de vergilendirmesini öngörüyor ve elektrik için asgari vergilendirme seviyeleri belirliyor.
Türkiye'nin AB müktesebatına uyum çalışmalarında da aynı direktif yıllar önce gündeme girdi. Türkiye'nin Vergilendirme Faslı kapsamındaki uyum programında “elektrik ve enerji ürünlerinin vergilendirilmesinin (ÖTV) yeniden yapılandırılması” açık biçimde yer aldı.
Aydoğmuş, bunun önemli bir ayrıntı olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Buradan ‘elektrikli araçların şarjına ÖTV geliyor’ sonucu çıkarmak bugün için doğru olmaz. Açıklanmış böyle bir düzenleme veya takvim yok. Ancak AB mevzuatında elektriğin özel tüketim vergisinin dışında olduğunu da söyleyemeyiz. Tam tersine elektrik, enerji vergilendirme sisteminin içerisinde.”
“BUGÜN TEŞVİK EDİLEN ŞEY YARIN VERGİ MATRAHINA DÖNÜŞEBİLİR”
Aydoğmuş, elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla Maliye'nin önünde yeni seçeneklerin ortaya çıkabileceğine dikkat çekti:
“Elektrikli araçlardan kaynaklanan vergi kaybının dünyada nasıl telafi edileceği önümüzdeki yılların önemli maliye politikası tartışmalarından biri olacak. Şarjda kullanılan elektriğin ayrıca vergilendirilmesi, yıllık taşıt vergilerinin yeniden düzenlenmesi veya kilometre ve yol kullanımına dayalı vergiler gibi farklı modeller tartışılabilir.”
Türkiye'deki halka açık şarj hizmetlerinin fiyatı bugün TL/kWh üzerinden serbestçe belirleniyor. EPDK'ya göre bu fiyatların içerisinde elektrik temin maliyetinin yanı sıra mevcut vergi, pay ve fonlar da dikkate alınıyor.
“ASIL SORU: MALİYE BU GELİRDEN VAZGEÇEBİLİR Mİ?”
Aydoğmuş'a göre tartışmanın merkezinde elektrikli otomobil değil, kamu gelirlerinin geleceği bulunuyor:
“Bugün vatandaş motorin 100 TL olduğu için elektrikli otomobile yöneliyor. Haklı olarak da ‘yakıt maliyetinden ve akaryakıt ÖTV'sinden kurtuluyorum’ diye düşünüyor.
Fakat elektrikli araç sayısı yüz binlerden milyonlara çıktığında Hazine açısından başka bir soru başlayacak:
Akaryakıttan alınan yüz milyarlarca liralık ÖTV'nin yerine ne koyacağız?
Verginin tarihine baktığınızda devletlerin büyük ve sürekli büyüyen bir vergi matrahını uzun süre görmezden gelmesi pek alışılmış bir durum değildir.
O nedenle bugün ‘elektrikli araca geç, ÖTV'den kurtul’ hesabını yapanların önümüzdeki yıllarda yeni bir vergi modeliyle karşılaşma ihtimalini de hesaba katması gerekiyor.
Elektrikli otomobil geleceğin ulaşım aracı olabilir.
Ama elektrik, geleceğin vergi matrahlarından biri olursa hiç şaşırmam.”
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.