24 Eylül 2026, Perşembe · 01:23 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Mısır'ın ardından hazır giyimin yeni rotası Suriye ve Özbekistan oluyor

Yüksek maliyetler nedeni ile basic ve düşük segmentli ürünlerde rekabet gücünü kaybeden hazır giyimciler, Mısır'ın ardından Suriye'ye yönelirken Özbekistan da önemli bir alternatif ülke olma yolunda ilerliyor.

YAYINLAMA 24 Eylül 2026 00:00

GÜNCELLEME 24 Eylül 2026 00:20

Ekonomim haberlerini Google'da daha sık görün Ekonomim'i tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyerek nitelikli haberlere daha kolay ulaşın.

Takip Et

YENER KARADENİZ / İSTANBUL

Artan işçilik ve üretim maliyetleri nedeniyle özellikle düşük segmentli ürünlerde rekabet gücünü kaybeden Türk hazır giyim sektörü, üretim için yeni ülkelere yöneliyor. Mısır’ın ardından Suriye’ye yönelen yatırımcı sayısı hızla yükselirken, şimdi de Özbekistan önemli bir alternatif ülke olma yolunda ilerliyor. TGSD eski Başkanı ve TYH Tekstil İcra Kurulu Üyesi Ramazan Kaya, iki ülkeye de son dönemde birkaç kez seyahat ettiğini belirterek, Suriye’de işçilik maliyetlerinin Mısır’ın dahi altında olduğunu söyledi. Kaya, Türkiye’ye yakınlığı, karayoluyla önemli tekstil merkezlerine 2,5 saat mesafede oluşu ve hazır giyim geçmişiyle Suriye’nin önemli fırsatlar sunduğunu, Özbekistan’ın ise güçlü tekstil altyapısı ve destekleriyle fason üretim için avantajlı hale geldiğini belirtti. Kaya’ya göre Türk üreticilerin her iki ülkeye yönelik ilgisi önümüzdeki dönemde daha da artacak.

Fiyat odaklı üretim için alternatif

Hazır giyim sektörünün son 2-3 yılda yaşadığı maliyet artışlarının özellikle fiyat odaklı ürünlerde yeni üretim merkezlerini zorunlu hale getirdiğini belirten Kaya, bu arayışın ilk olarak Mısır’ı öne çıkardığını söyledi. Suriye’nin yeniden ekonomik sisteme entegre olmaya başlamasıyla yeni bir seçeneğin ortaya çıktığını anlatan Kaya, “Bundan 2-3 yıl önce Mısır’a doğru bir kayış oldu. Şimdi Suriye’nin yeniden entegrasyonuyla beraber hem coğrafi yakınlığı hem de geçmişten gelen üretim altyapısı önemli bir avantaj oluşturuyor” dedi.

Suriye’nin iç savaş öncesinde tekstil ve hazır giyimde önemli bir üretim geçmişine sahip olduğuna dikkat çeken Kaya, yaptığı ziyaretlerde özellikle zanaatkarlık ve işçilik becerisi açısından önemli bir altyapının hala bulunduğunu gözlemlediğini söyledi. Türkiye’nin ise pamuktan ipliğe, kumaştan hazır giyime kadar güçlü ve entegre üretim yapısına sahip olduğunu belirten Kaya, iki ülkenin bu açıdan birbirini tamamlayabileceğini ifade etti.

Gaziantep’ten Halep’e araba ile 2,5 saat

Suriye’nin Mısır ve diğer alternatif üretim merkezlerinden ayrıştığı en önemli noktalardan birinin lojistik yakınlık olduğunu vurgulayan Kaya, “Halep’ten Gaziantep Havalimanı’na sınır geçişi dahil yaklaşık 2,5 saatte geldim. Antep ve Maraş’ın Türkiye’nin önemli tekstil ve hammadde merkezleri olduğunu düşünürsek bu çok büyük bir avantaj. Türkiye’den hammadde ve aksesuarı organize edip Suriye’de özellikle fiyat odaklı ürünlerin işçiliğini yaptırma imkânı var” diye konuştu.

Bu modelin Türkiye’deki tekstil üretimini de destekleyebileceğine işaret eden Kaya, düşük fiyat segmentindeki hazır giyim üretiminin tamamıyla kaybedilmesi yerine bölgesel bir üretim zinciri kurulabileceğini söyledi. Kaya’ya göre kumaş, iplik, aksesuar, tasarım, Ar-Ge ve üretim organizasyonu Türkiye’de kalırken, emek yoğun bazı operasyonların yakın coğrafyadaki daha düşük maliyetli merkezlerde gerçekleştirilmesi sektörün müşterilerini korumasına yardımcı olabilir.

Suriye’de işçilik Mısır’ın altında

İki ülke arasındaki maliyet farkına dikkat çeken Kaya, Suriye’de bir çalışanın aylık brüt maliyetinin yaklaşık 300 dolar seviyesinde olduğunu, Mısır’da ise bu rakamın yaklaşık 400 dolara ulaştığını belirtti. Mısır’ın hammadde ve üretim altyapısı bakımından bugün için daha entegre bir yapıya sahip olduğunu kaydeden Kaya, Suriye’nin avantajının ise düşük işçilik maliyetinin Türkiye’nin güçlü tekstil altyapısıyla birleştirilebilmesi olduğunu söyledi. Halep’te yeni sanayi alanlarının da oluşturulmaya başladığını aktaran Kaya, yatırımcılara arazi tahsis edildiğini ve yatırımcıların kendi üretim tesislerini kurmaya hazırlandığını ifade etti. Kaya, yeni tesislerin devreye alınmasının inşaat süreçleri nedeniyle zaman alacağını, ancak önümüzdeki birkaç yıl içinde bölgedeki üretim kapasitesinin belirgin biçimde artabileceğini öngördüğünü söyledi. Kaya’ya göre Suriye, Türk hazır giyim sektörü açısından özellikle önümüzdeki 3-5 yıllık dönüşüm döneminde bir geçiş üretim merkezi işlevi görebilir. Türkiye’nin maliyet nedeniyle kaybettiği basic ve giriş segmentindeki siparişlerin yakın coğrafyada tutulmasının önemine değinen Kaya, “Bu işleri en azından 3-5 yıl Suriye’de yaptırabilirsek geçiş dönemini daha yumuşak geçirebiliriz. Hammadde altyapımız çalışmaya devam eder, elimizdeki müşteri portföyünü de kaybetmemiş oluruz” dedi.

Özbekistan’da yeni fabrikaya gerek yok

Sektörün diğer yeni rotasının ise Özbekistan olduğunu belirten Kaya, buradaki modelin Suriye’den farklı gelişeceğini söyledi. Türkiye’de hazır giyim sektöründe işçilik maliyetlerinin bin 200 - bin 300 dolar seviyelerine kadar çıktığını ifade eden Kaya, Suriye, Mısır ve Özbekistan’da ise bu maliyetlerin genel olarak 300-400 dolar bandında bulunduğunu belirtti. Bu farkın özellikle fiyat hassasiyeti yüksek siparişlerde Türkiye’de üretimi giderek zorlaştırdığını söyledi. Özbekistan’ın avantajının yalnızca düşük işçilik olmadığını vurgulayan Kaya, ülkenin güçlü bir pamuk, iplik, örgü ve boya altyapısına sahip olduğunu belirtti. Kaya, ülkedeki çok sayıda iplik fabrikasının örgü ve boyahane yatırımlarına, bir bölümünün ise konfeksiyon kapasitesine sahip olduğunu ifade ederek, hazır giyim yatırımlarına yönelik finansman ve kredi desteklerinin de üretimi teşvik ettiğini söyledi.

Türkiye'nin müşterisi, Özbekistan'ın fabrikası

Türk şirketlerinin Özbekistan'da sıfırdan fabrika yatırımı yapmasından ziyade mevcut üreticilerle ortaklık ve fason üretim modeline yönelmesinin daha doğru olacağını belirten Kaya, "Orada yeniden yatırım yapmaya gerek yok. Yapılmış yatırımların üzerine entegre olmak daha doğru. Onların iplik fabrikası, örgüsü, boyahanesi ve konfeksiyonu var ancak müşteri tarafında eksikleri bulunuyor. Bizim ise müşterimiz, Ar-Ge'miz, üretim organizasyonumuz ve know-how'imiz var. Bunları birleştirmek lazım" diye konuştu. Henüz Türk şirketleriyle Özbek üreticiler arasında geniş çaplı bir işbirliği dalgasının başlamadığını belirten Kaya, önümüzdeki dönemde bu alanda çok daha fazla anlaşmanın gündeme geleceğini öngördüğünü söyledi. Kaya, Türkiye'nin yeni dönemde üretimden tamamen çekilmek yerine bölgesel üretim organizatörü konumunu güçlendirmesi gerektiğini belirterek, tasarım, Ar-Ge, hammadde, kumaş, aksesuar, müşteri ilişkileri ve üretim organizasyonunun Türkiye'de tutulduğu, emek yoğun ve fiyat odaklı üretimin ise Suriye, Mısır ve Özbekistan gibi merkezlerle desteklendiği bir modelin sektörün küresel rekabet gücünü korumasına katkı sağlayacağını ifade etti.

Kaynak: Ekonomim
İlgili Haberler
Borsa BMGK'da yapay zeka alarmı: Şirket yöneticilerinden küresel düzenleme çağrısı Dünya Gazetesi · 28 dk önce Borsa SPK 2 şirketin sermaye artırımınını onayladı Ekonomim · 43 dk önce Borsa Bodrum Liman Başkanlığı'nda rüşvet operasyonu: Gözaltı sayısı 2'ye çıktı Finans Gündem (ing) · 46 dk önce Borsa BUGÜN SATIŞTA! A101’E FİLTRE KAHVE MAKİNESİ GELİYOR (A101 24-30 EYLÜL) Ekonomim · 56 dk önce Borsa Erdoğan: İklim hedefleriyle kalkınma ve refah arasında güçlü bağ kurmalıyız Dünya Gazetesi · 56 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.