Fırat’ın kıyısındaki Kemaliye’den Karanlık Kanyon’a, 132 yılda tamamlanan Taş Yol’dan Girlevik Şelalesi’ne uzanan Erzincan; doğası, tarihi ve güçlü mutfağıyla keşfedilecek çok şey saklıyor. Tulum peyniri, lök tatlısı, kete ve Babikko da bu yolculuğun sofradaki durakları.
25 Eylül 2026 00:00 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!MUSTAFA YALÇIN
mustafaylc@gmail.com
Erzincan’ın en güzel taraflarından biri, birkaç gün içinde birbirinden bambaşka manzaralarla karşılaşabilmeniz. Bir gün Fırat’ın kıyısında, sarp kayalıkların arasındaki Kemaliye sokaklarında yürürken ertesi gün Girlevik Şelalesi’nin başında bulabilirsiniz kendinizi. Araya yüzlerce yıllık yapılar, eski Eğin evleri, kanyonlar ve uzun sofralar giriyor. Erzincan’ı tanımaya şehrin belki de en etkileyici köşesinden, Kemaliye’den başladık.
Karasu Vadisi boyunca uzanan kanyon, bazı noktalarda 500-600 metreyi bulan sarp kaya duvarlarıyla gerçekten etkileyici. Yer yer yalnızca birkaç metreye kadar daralan geçitler, insana doğanın gücünü bir kez daha hatırlatıyor. Kanyonun iki yakası arasındaki yükseklik ve coğrafi yapı, burayı ekstrem sporlar açısından da dünyaca dikkat çeken noktalardan biri haline getirmiş. Base jump ve wingsuit gibi adrenalin dolu sporların yapıldığı bu coğrafyada, yalnızca manzarayı izlemek bile başlı başına bir deneyim. Burada özellikle fotoğraf meraklılarına bir not düşelim: Fotoğraf makinenizi ya da telefonunuzu hazır tutun. Kanyonun her virajında başka bir manzara çıkıyor karşınıza.
132 yıllık bir hikâye: Kemaliye Taş Yolu
Kemaliye’de en etkileyici yerlerden biri Taş Yol. Yapımına 1870 yılında başlanan bu yolun tamamlanması tam 132 yıl sürmüş. Dile kolay... 2002 yılında tamamlanan yaklaşık 8 kilometrelik güzergâhta 38 tünel bulunuyor. Kayaların oyularak, büyük bir sabırla ortaya çıkarıldığı bu yol bugün yalnızca bir ulaşım güzergâhı değil; başlı başına bir gezi rotası.
Virajları, tünelleri, dik kayalıkları ve uçurumlarıyla macera arayanların ilgisini çekerken, fotoğraf tutkunlarına da eşsiz manzaralar sunuyor.
Buradan geçerken acele etmeyin. Mümkün olduğunca güvenli noktalarda durup manzarayı izleyin. Çünkü Kemaliye Taş Yolu’nda bazen yolun kendisi, varacağınız yerden daha etkileyici olabiliyor.
Kemaliye sokaklarında kaybolun
Kanyonlardan ve Taş Yolu’ndan sonra rotayı Kemaliye’nin merkezine çevirmek gerekiyor. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan tarihi kent dokusuyla Kemaliye, geleneksel Anadolu mimarisini yakından görmek isteyenler için oldukça özel.
Taş ve ahşabın bir arada kullanıldığı Eğin evleri, eski kapılar, özgün kapı tokmakları, dutluklar ve Fırat’a doğru uzanan sokaklar ilçeye bambaşka bir karakter kazandırıyor. Burada size özellikle şunu öneriyoruz: Haritayı bir kenara bırakıp biraz yürüyün. Her sokağa bir merakla girin. Eski evlerin kapılarına, pencerelerine, taş işçiliğine bakın. Çünkü Kemaliye’yi sadece görülecek yerleri işaretleyerek gezmek yerine, sokaklarında dolaşarak tanımak çok daha güzel.
Kemaliye’de gezdikten sonra sıra yöresel lezzetlere geliyor.
İlk denemeniz gerekenlerden biri kesinlikle Lök tatlısı. Kuru dut ve cevizin geleneksel taş dibeklerde uzun süre dövülerek hazırlanmasıyla ortaya çıkan bu tatlı, bildiğimiz tatlılardan oldukça farklı. Üstelik ilave şeker ve yağ kullanılmıyor. Özellikle yöresel lezzetleri sevenlerin Lök’ü mutlaka denemesini öneriyoruz. Bir de yanında çay varsa, daha ne olsun!
Erzincan’ın simgesi: Tulum peyniri
Erzincan’a gelip Erzincan Tulum Peyniri yemeden dönmek olmaz.
Yüksek yaylalarda beslenen hayvanların sütünden hazırlanan ve geleneksel yöntemlerle olgunlaştırılan bu peynir, bölgenin en bilinen yöresel ürünlerinden.
Kahvaltıda mutlaka deneyin. Hatta sevdiyseniz dönüş yolunda yanınıza almak için de değerlendirebilirsiniz. Yanında güzel bir köy ekmeği ve sıcak çayla düşünün; Erzincan kahvaltısının neden ayrı bir yeri olduğunu hemen anlayacaksınız.
Döneri de listenize yazın… Erzincan’ın döneri de şehirde denenmesi gereken lezzetlerin başında geliyor. Yörede doğal beslenen hayvanların etlerinden hazırlanan döner, kendine özgü hazırlanışı ve pişirme yöntemiyle farklı bir lezzet sunuyor.
Kete, geli ve babikko
Hamur işi seviyorsanız Erzincan mutfağı sizi mutlu edecek. Bol tereyağıyla hazırlanan geli/kete, özellikle kahvaltı ve çay saatlerinde mutlaka denenmesi gereken yöresel lezzetlerden. Bir başka yöresel tat ise babikko. Fırınlanan hamurun içi çıkarılıp ufalanıyor, üzerine sarımsaklı süzme yoğurt ve kızdırılmış tereyağı ekleniyor. İlk bakışta oldukça sade görünse de lezzeti şaşırtıcı.
Girlevik’te doğanın sesini dinleyin
Kemaliye’den sonra Erzincan’ın doğal güzelliklerini keşfetmeye devam ediyorsanız sıradaki duraklardan biri Girlevik Şelalesi olmalı.
Şehir merkezine yaklaşık 35 kilometre uzaklıktaki Çağlayan beldesinde bulunan şelale, üç kademeli yapısı ve güçlü su debisiyle Erzincan’ın simge noktalarından.
Yaz aylarında çevresindeki yeşilliklerde serin bir mola verebilir, doğanın içinde güzel birkaç saat geçirebilirsiniz. Kışın ise Girlevik bambaşka bir görüntüye bürünüyor. Suların donmasıyla oluşan dev buz sarkıtları, şelaleyi adeta bir buz sarayına dönüştürüyor.
Ekşisu’da biraz soluklanın
Şehir merkezine yaklaşık 11 kilometre uzaklıktaki Ekşisu Sazlığı ve Mesire Alanı, Erzincan gezisinin daha sakin duraklarından. Burada çıkan doğal maden suyunun tadına bakabilir, mesire alanında dinlenebilir ve sazlık çevresindeki kuşları gözlemleyebilirsiniz. Yaklaşık 200 kuş türüne ev sahipliği yapan bölge, doğa tutkunları için de oldukça değerli. Eğer yoğun bir gezi programından sonra biraz nefes almak istiyorsanız Ekşisu’ya zaman ayırın.
Tarih meraklıları Altıntepe’ye
Erzincan’ın binlerce yıllık geçmişini daha yakından görmek isteyenlerin rotasına Altıntepe Ören Yerini de eklemesini öneriyoruz.
Üzümlü ilçesi sınırlarında bulunan Altıntepe, özellikle Urartu döneminden kalan kalıntılarıyla dikkat çekiyor. Saray, kabul salonu, kanalizasyon sistemi ve anıtsal oda mezarları, bölgenin geçmişteki önemini gözler önüne seriyor.
Buraya geldiğinizde yalnızca birkaç taş yapı görmeyeceğinizi, binlerce yıllık bir medeniyetin izleri arasında dolaşacağınızı unutmayın.
Erzincan gezisinde tarihe biraz daha yakından bakmak isteyenler için bir başka önemli durak da Mama Hatun Külliyesi. 12. yüzyılın sonlarında Saltuklu Beyliği döneminde inşa edilen külliye; kervansaray, hamam, mescit ve özellikle özgün dairesel mimarisiyle dikkat çeken Mama Hatun Türbesi'nden oluşuyor.
Anadolu’nun farklı dönemlerine ait eserleri görmeyi seviyorsanız burayı mutlaka listenize alın.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.