İzmir Ekonomi Üniversitesi ve Kapurcuk Akademi davetiyle cumartesi günü Marmaris Taşlıca’daydım. Taşlıca Söğüt’e yakın küçük bir mahalle. Phoenix Projesi Kazı Başkanı Asil Yaman’ın rehberliğinde Apollon ve İlithyia Kutsal Alanı’nın taşlarına dokunduk. Güneşin batışıyla birlikte, 3000 yıllık kesintisiz bir yaşamın içinden geçip bu masalara oturduk.
Ebru Köktürk Koralı 25 Eylül 2026 00:00 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Sevgili Şefimiz Gökhan Çilak Taşlıca’yı sofraya taşıdı. 10 eşsiz sahne tasarlanmıştı.
Sarnıç ile başladık; Su Taşlıca’da farklı bir anlam taşıyor. Kayaya oyulmuş tam 62 su kuyusu var. İsimleri bile birer hafıza: Başkuyu, Ortakuyu, Ayşe Gelin, Karaahırlı… Taşlıcalı bilir ki gökyüzünden düşen her damla kutsaldır. Çatılardan toplanan yağmur suları evlerin altındaki sarnıçlarda sabırla biriktirilir. Şebeke suyunun tuzlandığı yerde, onlar bin yıllık yöntemle kendi yağmurunun suyunu içerler. Dolayısıyla ilk ikram su ıtır, kekik tatları ile geldi. İlk lokma incirdi. Athenaeus’un aktardığı Lynkeus bu bölgede incirin yemeklerden önce yendiğini anlatıyor. Taşlıca’da 26 çeşit incir var.
Phoenix kırsalında 200 üzerinde zeytin işliği belgelenmiş. Buna atfen Memecik ve Dilmit zeytinyağı sofradaydı. Yanında Organik Erol’un taş fırınından çıkma Zeliha’nın ellerinde yoğrulmuş karakılçık ekmeği.
Antik yol boyunca yer alan üretim alanları limana uzanıyor. Dördüncü sahne mevsim otları, Muğla kese yoğurdu ve tadını asla unutmayacağım Koruk sorbesi ile sofraya geldi. Oradan denize uzandık, Serçe’ye. Tek bir ağaç olmadan boz kayalarla çevrili, korunaklı mavi limana. Mavi yolculuk rotalarımızda Marmaris’e dönmeden son durağımız olurdu. Derin mavi koyda hep son gecelerimiz…Benim oğlanların oltasına gelen sokkan balığı liman sahnesindeydi. Güzel bir garum ve vişne ekşisi ile.
Serçe’den Taşlıca’ya tekrar geri döndürdü Gökhan Şef; devedişi buğdayı ile geleneksel usulde dövülmüş keşkek, üzerinde mantarlar ve reyhan. Bugüne kadar tattığım tüm keşkeklerden iyi. Arkadan oğlak ve nohut geldi. Yörük sofrasına da selam çaktı şef. Finalde ise Marmaris’in ekmek tatlısı ve üzüm dondurması vardı.
Gece incirle başladı, incirle bitti. Taşlıca’nın bandırma tekniği ile saklanan inciri ve keçi sütü.
Taşlıca’dan öğreneceğimiz çok şey var
Arkeolojik miras, yaşayan köy kültürü, yerel üretim ve gastronominin bir araya gelmesiyle Taşlıca’da geliştirilebilecek sürdürülebilir turizm modelinin örnek uygulamalarından biri olarak tasarlanmış bu gecenin temelinde kültürel mirasın korunmasının yalnızca geçmişi kayıt altına almakla sınırlı olmadığı; mirasın yaşadığı coğrafya, yerel halk ve üretim sistemiyle birlikte geleceğe taşınması gerektiği düşüncesi vardı. Taşlıca’da hayata geçirilen projenin arkasında, Baysal ailesinin ve Kapurcuk’un Marmaris’in kültürel ve gastronomik değerlerini korumaya yönelik uzun yıllardır sürdürdüğü çalışmalar bulunuyor. Baysal Grup ve Kapurcuk Kurucusu Mehmet Baysal öncülüğünde başlayan çalışmalar;
Marmaris’in yerel kültürünün, geleneksel üretiminin, kaybolan mesleklerinin ve gastronomik hafızasının araştırılması ve kayıt altına alınmasından zaman içerisinde çok daha geniş bir yapıya dönüşüyor.
İklim krizinden kuraklığa, kaynak tükenişinden insan eliyle örülen afetlere kadar her şey bizi radikal bir değişime zorluyor. Soruların çok, cevapların kaybolduğu bu eşikte aradığımız o adil, doğayla uyumlu ve sürdürülebilir dünyayı fezanın derinliklerinde aramak zorunda değiliz. Taşlıca’nın mevsimsellik kapısından geçmek çok soruna çözüm sunuyor.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.