Google, Project Suncatcher kapsamında yapay zekâ çiplerini 1 Ekim’de ilk kez yörüngeye gönderiyor. Dört TPU taşıyan deneysel uydu, uzayda veri merkezi kurma hedefinin önündeki radyasyon, enerji ve soğutma sorunlarını test edecek.
Murat Ali Oral 25 Eylül 2026 13:45 25 Eylül 2026 14:10 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Yapay zekâ yarışında veri merkezleri büyüdükçe elektrik ve soğutma ihtiyacı da hızla artıyor. Google ise çözümü Dünya’nın dışında aramaya hazırlanıyor. Şirket, uzun vadede yapay zekâ hesaplamalarının bir bölümünü uzaya taşıma hedefiyle geliştirdiği Project Suncatcher kapsamında ilk gerçek yörünge testine çıkıyor.
İlk dört yapay zekâ çipi 1 Ekim’de gidiyor
Google’ın deneysel uydusunun 1 Ekim’de SpaceX Falcon 9 roketiyle alçak Dünya yörüngesine gönderilmesi planlanıyor.
Yaklaşık buzdolabı büyüklüğündeki prototip uydu, Google’ın kendi geliştirdiği dört Tensor Processing Unit yani TPU yapay zekâ hızlandırıcısını taşıyacak.
Google şimdilik uzaya tam ölçekli bir veri merkezi göndermiyor. İlk görevin amacı, Dünya’daki veri merkezlerinde kullanılan yapay zekâ çiplerinin fırlatma koşullarına, radyasyona, sıcaklık değişimlerine ve uzay boşluğunda çalışmaya ne kadar dayanabildiğini görmek.
Deney başarılı olursa bu küçük uydu, Google’ın çok daha büyük uzay tabanlı yapay zekâ altyapısının ilk fiziksel adımı olacak.
Güneş enerjisinde 8 katlık avantaj
Google’ın uzaya yönelmesindeki temel nedenlerden biri enerji.
Şirketin hesaplamalarına göre doğru yörüngede çalışan bir güneş paneli, Dünya üzerindeki benzer bir sisteme kıyasla 8 kata kadar daha fazla enerji üretebilir. Uyduların neredeyse sürekli güneş ışığı alabileceği bir yörünge seçilmesi halinde büyük batarya ihtiyacının da azaltılması mümkün olabilir.
Bu avantaj yapay zekâ sektöründe giderek kritik hale geliyor. Büyük modelleri eğiten veri merkezlerinin elektrik ihtiyacı yükselirken, teknoloji şirketleri yeni enerji kaynakları ve çok daha büyük altyapılar arıyor.
Google’ın uzun vadeli fikri, güneş enerjisiyle çalışan yapay zekâ uydularından oluşan büyük kümeleri yörüngede birbirine bağlamak.
En büyük sorun çipleri soğutmak
Uzayın bol güneş enerjisi sağlaması, veri merkezi kurmayı kolaylaştırdığı anlamına gelmiyor.
İlk testin en kritik başlıklarından biri soğutma olacak. Dünya’daki veri merkezlerinde yapay zekâ işlemcilerinin ürettiği yüksek ısı büyük klima ve sıvı soğutma sistemleriyle uzaklaştırılabiliyor. Uzay boşluğunda ise aynı yöntemleri kullanmak mümkün değil.
Test uydusunda TPU’lardan çıkan ısı, alüminyum ve bakır ısı boruları üzerinden radyatöre aktarılacak.
İlk sistemin kapasitesi sınırlı olacak. TPU’ların yaklaşık 15 dakikalık dönemler halinde çalıştırılması, ardından sistemin soğuması için işlemcilerin kapatılması planlanıyor.
Dolayısıyla 1 Ekim görevinin en kritik sorularından biri, yüksek performanslı yapay zekâ işlemcilerinin uzayda aşırı ısınmadan çalışıp çalışamayacağı olacak.
Radyasyon testinden ilk sonuç olumlu
Google, çipleri yörüngeye göndermeden önce Dünya’da radyasyon testlerine de tabi tuttu.
Şirketin Trillium sınıfı TPU’ları proton ışınıyla yapılan testlerde beklenenden yüksek dayanıklılık gösterdi. En hassas bölüm yüksek bant genişlikli bellek sistemi olurken, ciddi düzensizliklerin ancak beş yıllık görev sırasında beklenen toplam radyasyon dozunun yaklaşık üç katına ulaşıldığında görülmeye başladığı belirtildi.
Google’ın testlerinde TPU üzerinde kalıcı bir arızaya yol açan radyasyon hasarı da belirlenen en yüksek deney seviyesine kadar görülmedi.
Ancak laboratuvar testi ile gerçek uzay ortamı aynı değil. 1 Ekim’de başlayacak görev bu nedenle projenin ilk büyük fiziksel sınavı olacak.
Hedef birbirine bağlı uydu veri merkezleri
Google’ın asıl hedefi tek bir uydu üzerinde birkaç yapay zekâ çipi çalıştırmak değil.
Project Suncatcher’ın uzun vadeli tasarımında yüzlerce hatta ileride çok daha fazla uydunun birbirine yüksek hızlı optik bağlantılarla bağlanması öngörülüyor. Böylece Dünya’daki büyük veri merkezi kümelerine benzer dağıtılmış bir yapay zekâ altyapısı yörüngede oluşturulabilecek.
Ancak bunun için uydular arasındaki bağlantı hızının veri merkezi seviyesine yaklaşması gerekiyor. Google’ın hesaplamalarına göre sistemin onlarca terabit/saniye seviyesinde bağlantılara ihtiyacı olacak.
Şirket laboratuvar ortamındaki ilk testlerinde tek bir verici-alıcı çiftiyle iki yönde toplam 1,6 terabit/saniyelik veri aktarımına ulaştı.
Google daha önce Planet ile birlikte iki prototip uyduyu 2027’nin başına kadar fırlatmayı planlamıştı. Yeni görevle ilk donanım testi bu takvimin önüne çekilmiş olacak.
Uzayda gerçek anlamda büyük ölçekli bir yapay zekâ veri merkezinin kurulması için ise enerji, soğutma, iletişim, uydu kontrolü ve fırlatma maliyeti gibi kritik sorunların çözülmesi gerekiyor.
Google’ın 1 Ekim testi tam da bu nedenle önemli: Veri merkezi henüz Dünya’dan taşınmıyor ancak onu Dünya’dan çıkaracak teknolojinin ilk çipleri yörüngeye gidiyor.
ABD teknoloji
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.