Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Savunma sanayinde yaptığımız devrimi sağlık endüstrilerinde de sağlamaya kararlıyızCumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz,"Önümüzdeki dönem sağlık endüstrilerini daha farklı bir noktaya taşıyacağız. Savunma sanayinde nasıl bir devrim yaptıysak, sağlık endüstrilerinde, ilaç ve tıbbi cihazlarda da bu gelişmeleri sağlamaya kararlıyız" dedi.
Harun Kutbe25 Eylül 2026•Güncelleme: 25 Eylül 2026
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, il programı kapsamında, Fırat Üniversitesi Yeni Hastane Binası Temel Atma Töreni'ne katıldı.
Burada konuşan Yılmaz, Türkiye'nin sağlık hizmetlerinde en güçlü ülkelerden biri haline geldiğini belirterek, bugün 1521 hastanenin hizmet verdiğini, nitelikli yatak sayısının 184 bine, yoğun bakım yatak sayısının ise 48 bine ulaştığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "hayalim" dediği şehir hastanelerinden 27'sini hizmete açtıklarını, 13'ünün de devam ettiğini dile getiren Yılmaz, "İnşallah onlar da hizmete girdiğinde 40 sayısını bulacağız. 41 kere maşallah diyoruz bu hastanelerimize. Bunlardan biri de Elazığ Şehir Hastanemiz. İyi ki böyle bir hastanemiz var. Depremle birlikte bu hastanelerin ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha görmüş olduk." diye konuştu.
Yılmaz, sağlık sisteminin sadece vatandaşlara şifa dağıtmakla kalmadığına, ülkeye milyarlarca dolar gelir kazandırır hale geldiğine dikkati çekerek, "İnşallah önümüzdeki dönem sağlık endüstrilerini de daha farklı bir noktaya taşıyacağız. Savunma sanayinde nasıl bir devrim yaptıysak, kamu alım gücünü kullanarak çok önemli bir ilerleme sağladıysak, sağlık endüstrilerinde, ilaç ve tıbbi cihazlarda da bu gelişmeleri sağlamaya kararlıyız. Belli adımlar attık, daha ileri adımlar da atacağız." ifadelerini kullandı.

"Üniversite hastanelerimizi geleceğe daha güçlü bir şekilde taşımayı hedefliyoruz"
Fırat Üniversitesinin mühendislik, tıp ve birçok alanda önemli bir mesafe aldığını, sadece bölgede veya ulusal düzeyde değil, sınırları aşan bir şekilde bir etkinlik ortaya koyabilecek bir üniversite konumuna geldiğini belirten Yılmaz, şöyle konuştu:
"Temelini attığımız hastane tamamlanıp hizmete açıldığında, üniversitemizin araştırma gücü ileri sağlık hizmetiyle buluşmuş olacak. Üniversite hastanelerinin biliyorsunuz farklı işlevleri var. Bir tanesi sağlık hizmeti vermek, bir diğeri sağlıkta eğitim vermek, yeni doktorlar, sağlık personeli yetiştirmek. Bir diğeri de araştırma yapmak, sağlıkta yenilikler üretmek, yeni birtakım fikirler geliştirmek. Dolayısıyla üniversite hastanelerimize farklı bir gözle bakıyoruz. Sağlık sisteminde vatandaşımızın hizmet taleplerinin yüzde 95'ini devlet hastanelerimiz, özel hastanelerimiz karşılıyor. Az bir kısmını, aslında Türkiye geneline bakarsanız üniversite hastanelerimiz karşılıyor. Üniversite hastanelerinin stratejik değeri farklı. Burada yeni doktorlar yetişiyor, araştırmalar yapılıyor. Dolayısıyla son dönemlerde YÖK Başkanlığımız, Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğimiz, Maliye Bakanlığımız, bütün kurumlarımızla bir çalışma yaptık, 'üniversite hastanelerimizi nasıl daha güçlendiririz' diye. Orada yeni bir yönetim yapısı, bir komite oluşturacağız. YÖK bünyesi içinde bu üniversitelerimizin farklı ihtiyaçlarına, çok daha etkili bir şekilde cevap verecek bir mekanizmayı da kurguluyoruz. Üniversite hastanelerimizi geleceğe daha güçlü bir şekilde taşımayı hedefliyoruz."

Yılmaz, yeni hastanenin özellikle ileri tedaviye ihtiyaç duyan vatandaşlar konusunda kıymetli olduğunu belirterek, "Erişkinler, çocuklar ve yenidoğanlar için öngörülen 155 yoğun bakım yatağı, ağır hastalara müdahale imkanımızı büyütmüş olacak. Kalp ve damar hastalıklarında ameliyathane, anjiyografi ve yoğun bakımın birbirine yakın düzenlenmesiyle hayati müdahalelerde zaman kaybı azalmış olacak. Kanser tedavisi gören hastalarımız için tanı, kemoterapi ve radyasyon onkolojisi hizmetleri aynı hastanede planlandı. Dolayısıyla bu hastane yeni nesil bir hastane. İç yapısıyla, planlamasıyla daha nitelikli, daha verimli çalışacak bir hastane. Organ ve doku nakliyle akut inme tedavisine yönelik birimler de ileri uzmanlık gerektiren hizmetleri güçlendirmiş olacak." bilgisini paylaştı.
800 yataklı hastanede genel hasta odalarının tamamının tek kişilik olarak tasarlandığını aktaran Yılmaz, bu düzenin hem mahremiyeti koruyacağını hem de enfeksiyon kontrolünü güçlendireceğini söyledi.
Yılmaz, AK Parti iktidara geldiğinde tüm yatırımların ortalama tamamlanma süresinin 10 yılın üstünde olduğunu, bunu 3-4 yıla kadar düşürdüklerini dile getirerek, yeni hastanenin 3 yıl içinde tamamlanmasının planlandığını kaydetti.

Konuşmaların ardından, protokol üyelerinin butona basmasıyla ilk harç dökülerek, temel atma töreni gerçekleştirildi.
Törende, Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, AK Parti Elazığ milletvekilleri Ejder Açıkkapı, Erol Keleş, Mahmut Rıdvan Nazırlı, MHP Elazığ Milletvekili Semih Işıkver, CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol ve Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş da yer aldı.

“Türkiye'nin uluslararası alanda da söz sahibi bir ülke olması için üniversitelerimizin araştırma gücü son derece kritik”
Elazığ'daki temasları kapsamında Yılmaz, Fırat Üniversitesi Mühendislik Kampüsü'nde kurulan "Prof. Dr. Yasemin Açık AR-GE Merkezi" açılış törenine katıldı.
Yılmaz, törende yaptığı konuşmada, merkezin, üniversitenin araştırma potansiyeline güç katacağını ve gençlerin fikirlerini bilimsel çalışmalara ve üretime dönüştürmesini sağlayacağını söyledi.
Merkezde geliştirilecek projelerin, Türkiye Yüzyılı'nda bilim ve teknoloji alanında daha ileriye gitme hedeflerine güçlü katkılar sunacağına inandıklarını belirten Yılmaz, merkezin aynı zamanda toplumsal refahın artırılması ile bölgenin kalkınması ve gelişmesi açısından da büyük önem taşıdığını kaydetti.
Fırat Üniversitesi'nin yarım asrı aşan köklü akademik birikimi ve yetiştirdiği nitelikli insan kaynağıyla ülkenin ve bölgenin bilimsel ve teknolojik gelişimine öncülük eden kurumların başında geldiğini belirten Yılmaz, şöyle konuştu:
“2021 yılında araştırma üniversitesi ünvanını kazandı. 206 üniversitemiz var bugün Türkiye'de. 20 devlet üniversitesi araştırma üniversitesi olarak nitelendiriyoruz. Onlardan biri de Fırat Üniversitesi. Geçtiğimiz günlerde YÖK Başkanlığında bu yılın ilk 20'sini açıkladık. 17. sırada Fırat Üniversitemiz vardı. Bu vesileyle tekrar yürekten tebrik ediyorum. Araştırma üniversitelerini, sadece bölgesel ve ulusal düzeyde fonksiyon icra eden kurumlar değil, küresel düzeyde de ülkemizi bu rekabette temsil eden kurumlar olarak görüyoruz ama bir taraftan da çok rekabetçi bu liste. Her sene yenileniyor. Lige çıkmak da düşmek de var. Dolayısıyla o dinamizmi sürekli canlı tutmakta da büyük fayda var.”
Fırat Üniversitesinin çeşitli alanlarda elde ettiği başarılara dikkati çeken Yılmaz, üniversitenin bilimsel çalışmalarda ulaştığı seviyeyi ve gençlerin proje geliştirme gayretini daha ileriye taşıyacak imkanları da genişlettiklerini anlattı.
Devlet olarak fırsat eşitliğini sunma görevlerinin bulunduğunu ve gençlerin de emek harcayarak, o fırsatları değerlendirmesi gerektiğini anlatan Yılmaz, ülkenin bu şekilde kalkınma hedeflerine ulaşacağını bildirdi.
Önemli bir AR-GE merkezinin açılışında bulunduklarını vurgulayan Yılmaz, şunları kaydetti:
“Prof. Dr. Yasemin Açık'ın katkılarıyla tamamlanmış ve üniversitemize kazandırılmış müstakil bir AR-GE binasından bahsediyoruz. Bu araştırma ekosistemimize ve milli teknoloji hamlemize de önemli katkılar sunacaktır. Sadece teknoloji tüketen ülkeler veya insan toplulukları dünyadaki hiyerarşide aşağılarda olmaya mahkumdurlar. Teknoloji üretiminin bir parçası haline gelmediğiniz sürece ne sosyal refahı istediğiniz yere taşıyabilirsiniz ne de gerçek anlamda bağımsız bir ülke olabilirsiniz. Dolayısıyla hem bağımsızlığımızın hem sosyal refahımızın en temel unsurlarından biri bilim ve teknoloji üretebilmemiz ve bunu da katma değere dönüştürebilmemizdir. Her şeyi elbette yapacak halimiz yok. Tabii ki başkaları da bir şey yapacak, alışveriş yapacağız. Ama o yarışın içinde mutlaka olmamız lazım. Bu açıdan bu merkezler gerçekten çok kıymetli. 7 gün 24 saat esasıyla hizmet veren modern çalışma koşulları olan gençlerimize, öğrencilerimize yeni imkanlar sunan bir merkezden bahsediyoruz. Yapılan çalışmaların sonuçlarını da görüyoruz. TEKNOFEST'te elde ettiğiniz 9 ödül, Savunma Sanayii Başkanlığımızdan alınan birincilik ve öğrencilerimizin 2026 Yapay Zeka Dil Ajanları Yarışması'nda Türkiye birinciliği hepimizi gururlandırıyor.”

TEKNOFEST'in kapanış günü dolayısıyla 4 Ekim'de Şanlıurfa'da bulunacağını bildiren Yılmaz, Fırat Üniversitesi öğrencilerinin de başarı göstererek onlara ödül vermeyi diledi.
AR-GE merkezinin sunduğu yeni imkanlarla çok daha fazla gencin benzer başarılara imza atacağına inandığını vurgulayan Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Yapay zeka, dijitalleşme, çağımıza damgasını vurmuş durumda. Belli bir konuya özgü de değil, yatay bir teknolojiden bahsediyoruz. Tüm alanları dönüştüren bir teknolojiden bahsediyoruz. Bir taraftan da tabii etkileri itibarıyla tüm dünyanın tartıştığı teknolojilerden bahsediyoruz. Elbette ki artı taraflarını ülkemiz ve insanımız için değerlendirmek, eksilerini, negatif etkilerini de en aza indirmek istiyoruz. Bu yarışın içinde de mutlaka olmak durumundayız. Yapay zeka, dijitalleşme alanındaki bu çalışmalar da çok kıymetli. Toplam 37 bin saati aşan uzmanlaşma eğitimiyle 500'ün üzerinde gencimizi geleceğin teknolojilerine hazırlama hedefi nitelikli insan kaynağı yetiştirme bakımından çok değerli. Üniversiteler sadece bugünün ihtiyaçlarına göre insan yetiştiren kurumlar değildir. Geleceğin, şu anda belki olmayan ama gelecekte ortaya çıkacak ihtiyaçlara göre de insan yetiştirmek durumunda olan kurumlardır. Dolayısıyla müfredatımızı sürekli bir şekilde güncellemenin de çok kıymetli olduğunu söylemek istiyorum. Türkiye'nin kendi teknolojilerini geliştiren, yüksek katma değer üreten uluslararası alanda da söz sahibi bir ülke olması için üniversitelerimizin araştırma gücü son derece kritik. Burada da üniversite sanayi işbirliği, üniversitelerin açık bir sistem olarak çalışması çok değerli. Üniversite sanayi işbirliği derken tüm toplumsal kesimlerle aslında üniversitenin işbirliği, çiftçisiyle de sivil toplumla da yerel yönetimiyle de tüm toplumsal kesimlerle işbirliği çok kıymetli. Kapalı üniversitelere biz karşıyız. Üniversitelerin etrafında fiziki duvarlar olabilir. Ona bir itirazımız yok, ihtiyaç varsa olsun ama zihinsel duvarlar olmamalı.”

Üniversitelerin değişik kesimlere açık, herkesi dinleyen, işbirlikleri geliştiren bir alan olması gerektiğini dile getiren Yılmaz, böyle olunca toplumsal faydanın en üst seviyeye çıkarılacağını söyledi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, şunları kaydetti:
“Bu merkezde de TUSAŞ'la bir işbirliği başlamış durumda. Sezar Çimento, AGESA, Mega gibi yine çeşitli sanayi kuruluşlarıyla işbirlikleri var. Bunların artarak devam etmesi lazım. Bu merkezler, sadece bilimsel anlamda katkılarıyla değil, katma değerimize, kalkınmamıza katkılarıyla da çok kıymetli merkezler. Fırat Üniversitemiz artık 52 yıllık bir üniversite, köklü bir üniversite. AR-GE ve üretim kapasitesi ile inanıyorum ki çok daha güçlü yarınlarımızı inşa eden kurumlarımızdan olacak. Makro düzeyde de AR-GE'ye büyük önem veriyoruz. Milli gelirimizin yüzde 1,46'sını AR-GE'ye harcıyoruz. Bu bir çeyrek asır önce yarımdı. Yüzde yarım civarındaydı. İşte 1,2 milyar dolardan 20 milyar dolarlara gelmişiz. Daha kıymetlisi eskiden kamu ağırlıklı bir harcama varken şu anda üçte ikisi AR-GE harcamamızın özelden geliyor. Dolayısıyla hızlı bir şekilde ticarileşiyor. Katma değerimize katkıda bulunuyor. Bunu artırmamız gerekiyor, personel sayımız diğer unsurlarla birlikte. Ağustos 2026 itibarıyla 115 teknoloji geliştirme bölgemizde 13 bin 452 girişimci firmamız faaliyet gösteriyor. Özel sektörümüzde şu anda 1368 AR-GE merkezi var, 349 merkezimiz var. Firmalarımızın kendi bünyelerinde teknoloji geliştirme kapasitesinin de arttığını görüyoruz. Özel sektörümüzün de AR-GE'ye yönelmesi gerçekten çok sevindirici. İnşallah artarak devam eder. TÜBİTAK destekleriyle, sanayi doktora programlarıyla, çeşitli programlarla bu çabalara destek oluyoruz.”

Üniversitelerden birbirinin kopyası olmasını istemediklerine dikkati çeken Yılmaz, "Tabii ki temel bazı özellikler tüm üniversitelerde olacak, o kaçınılmaz bir durum ama farklılaşmak çok önemli. O öncelikler üzerinden, o farklılıklar üzerinden daha üst sıralara tırmanacaksınız. Bunu yaparken de içinde bulunduğunuz bölgenin önceliklerini de dikkate almanız önemli. Bu anlamda da bir programımız var bizim. Araştırma üniversiteleri gibi bölgesel kalkınma üniversiteleri grubumuz da var. Orada da bölgesel kalkınma hedefleriyle üniversitenin gelişim stratejilerini örtüştürmeye gayret ediyoruz. Dolayısıyla bu farklılaştırma konusu üzerinde de kafa yormamızda fayda var diye inanıyorum." dedi.
Yılmaz, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Bu merkez, bir değer katacak Elazığ'ımıza, ülkemize. Yasemin Hanım'a gönülden teşekkür ediyorum, değerli hocamıza, eşine, ailesine, emeği geçen herkese. Sosyal sorumluluk ama aynı zamanda ekonomimizin de geleceğimizin de teminatı olan yatırımlar bunlar. Hayırsever iş insanlarımızın katkılarının artarak devam etmesini diliyorum. Rektörümüze, emeği geçen yine üniversitemizdeki tüm personele teşekkür ediyorum. Valimiz de artık akademik hayata adım atmış anlaşılan. Doktor diye söylediler. Bir ay önce galiba doktorasını almış. Valimizi de tebrik ediyoruz. Aslında örnek bir şey bir taraftan valilik yapıp akademik çalışmaya da devam etmek çok kıymetli. Kendisini de tebrik ediyorum. Beşikten mezara kadar ilim diyoruz değil mi? Olmadan olmaz.”

Daha sonra yazılım, yapay zeka, savunma sanayi ve dijital dönüşüm gibi alanlarda yenilikçi projelerin üretilmesine ev sahipliği yapacak olan merkezin açılışı yapıldı.
Törene, AK Parti Elazığ Milletvekilleri Erol Keleş, Mahmut Rıdvan Nazırlı, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Peker, siyasi parti ve kurum temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Elazığ Valiliği'ni ziyaret ederek Vali Numan Hatipoğlu ile görüştü.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.