Bununla birlikte Fitch; yüksek enflasyon, politika kaynaklı riskler ve Türkiye ekonomisinin iç ve dış şoklara karşı hassasiyetinin devam ettiğine dikkat çekti. Bu unsurların Türkiye'nin "BB-" seviyesindeki kredi notu ve "Durağan" görünümü üzerinde baskı oluşturmayı sürdürdüğü ifade edildi.
Fitch'in önceki değerlendirmelerinde de Türkiye'nin kredi notu "BB-" seviyesinde bulunuyordu.
CARİ AÇIKTA ARTIŞ BEKLENTİSİ
Fitch, İran savaşının etkileri nedeniyle Türkiye'nin cari işlemler açığının GSYH'ye oranının 2025'teki yüzde 1,9 seviyesinden 2026'da yaklaşık yüzde 3'e yükselmesini bekliyor.
Kurumun hesaplamalarına göre yıllık ortalama petrol fiyatlarında yaşanacak yaklaşık 20 dolarlık artış, Türkiye'nin cari açığını GSYH'nin yüzde 1'inden fazla artırabilir.
Fitch, petrol fiyatlarının 2027'de ortalama 87 dolardan 70 dolara gerilemesini bekliyor. Ancak artan ithalat talebinin etkisiyle cari açığın genel olarak yatay bir seyir izleyeceği tahmin ediliyor.
REZERVLER 176 MİLYAR DOLARA ÇIKTI
Fitch'e göre sıkı para politikası, tutarlı politika bileşimi ve döviz rezervlerindeki yükseliş Türkiye'nin kısa vadeli dış risklerini azaltan unsurlar arasında yer alıyor.
Kurumun verilerine göre Türkiye'nin brüt döviz rezervleri, mart sonundan bu yana 25 milyar dolar artarak 23 Eylül itibarıyla 176 milyar dolara yükseldi.
Bu rezerv seviyesinin yaklaşık 4,5 aylık cari dış ödemeyi karşılayabilecek düzeyde olduğu belirtildi.
Ancak Fitch, rezervlerin İran savaşı öncesindeki 210 milyar dolarlık seviyenin ve "BB" notuna sahip ülkelerdeki 5,2 aylık medyan seviyenin altında bulunduğuna dikkat çekti.
Swap hariç net rezervlerin de mart sonundaki 16 milyar dolardan 45 milyar dolara yükseldiği aktarıldı.
Fitch, Türkiye'nin rezervlerinin son yıllarda dalgalı bir seyir izlediğini belirterek, kısa vadeli carry trade pozisyonları ile dolarizasyonu sınırlamaya yönelik kur politikasının ekonomiyi iç ve dış şoklara karşı daha hassas hale getirdiğini ifade etti.
18 MİLYAR DOLARLIK FON TASFIYESİNE DİKKAT ÇEKTİ
Fitch, yaklaşık 18 milyar dolarlık yatırım fonunun tasfiyesine yönelik son adımların geçmiş dönemdeki bazı düzenleyici eksiklikleri ortaya çıkardığını belirtti.
Kurum, politika yapıcıların zamanında aldığı önlemlerin hisse senedi piyasasındaki baskının sınırlanmasına yardımcı olduğunu ve yaşanan gelişmelerin Türkiye'nin ülke kredi notu üzerinde önemli bir etki oluşturmasının beklenmediğini kaydetti.
Para piyasası fonlarından çıkan kaynağın büyük bölümünün TL mevduata yöneldiği belirtildi.
Fitch ayrıca mevduat dolarizasyonunun 2024'ten bu yana yaklaşık yüzde 39 seviyesinde genel olarak istikrarlı kaldığını aktardı.
SEÇİM ÖNCESİ DOLARİZASYON RİSKİ
Fitch, 2027 sonu veya 2028 başında yapılması beklenen cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde dolarizasyonun yeniden yükselme riskini orta derecede yüksek olarak değerlendirdi.
Kurum, seçim dönemine yaklaşılmasıyla birlikte ekonomik politikalardaki tercihlerin dengelenme sürecini zorlaştırabileceğine de işaret etti.
DOLAR/TL İÇİN 2027 SONU TAHMİNİ: 60
Fitch, reel efektif döviz kurundaki değerlenmenin ihracat üzerindeki baskısını azaltmak amacıyla Mayıs 2026'dan bu yana devam eden kademeli TL değer kaybının süreceğini öngördü.
Kurumun tahminine göre dolar/TL'nin 2026 sonunda 51, 2027 sonunda ise 60 seviyesine ulaşması bekleniyor.
Fitch, Türkiye'nin enflasyonla mücadelesinin de önümüzdeki dönemde devam edeceğini belirtti. Kuruluşun tahminleri şöyle:
2026 sonu enflasyon: yüzde 30,5
2027 sonu enflasyon: yüzde 23,5
Yeni Orta Vadeli Program'da ise 2026 sonu enflasyon tahmini yüzde 28,4, 2027 sonu tahmini ise yüzde 21 olarak açıklanmıştı.
BÜYÜME 2027'DE HIZLANACAK
Fitch, gelecek yıl ekonomik politikada ılımlı bir gevşeme yaşanmasını bekliyor.
Kurumun değerlendirmesine göre bu gevşeme; kredi teşvikleri, pozitif ancak gerileyen reel faizler ve genel yönetim açındaki geçici artış üzerinden gerçekleşebilir.
Buna rağmen genel yönetim borcunun GSYH'ye oranının yaklaşık yüzde 24 seviyesinde istikrarlı kalacağı tahmin ediliyor.
Fitch, Türkiye ekonomisinin 2026'da yüzde 2,8 büyümesinin, 2027'de ise büyüme hızının yüzde 4,3'e yükselmesinin beklendiğini açıkladı.
Kurum, Türkiye'nin geçmişteki aşırı gevşeme eğilimleri nedeniyle gelecek yıl önemli politika risklerinin devam edeceğini belirtirken, aşırı heterodoks politikalara dönüş beklemediğini de ifade etti.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.