YAYINLAMA 26 Eylül 2026 23:05
GÜNCELLEME 27 Eylül 2026 00:06
Lavrov Türkiye'deki S-400 sistemlerinin başka bir ülkeye transfer edilmesinin yolları olduğunu ancak, alacak ülkenin kullanım konusunda Rusya'ya yüzde yüz güvence vermesi gerektiğini vurguladı. Lavrov, Rusya'dan silah alan ülkelerin güvence verdiği halde bu silahları Ukrayna'ya sattıklarını söyledi.
Türkiye'de S-400 sistemlerinin Birleşik Arap Emirlikleri'ne gönderilip gönderilmeceği üzerine sorulan soruya ise Lavrov, seçenekler üzerinde bir değerlendirmeleri olmadığını söyleyerek "Bize bir talep geldiğinde Türk meslektaşlarımızın tam olarak ne yapmak istediğine bakabiliriz. Henüz bir planları olmayabilir” dedi.
S-400'ler ve ABD'nin Türkiye'ye CAATSA yaptırımı
Türkiye, S-400 sistemlerini satın aldığı için ABD tarafından F-35 ortaklık programından çıkarılmış ve parası ödenen uçakları teslim alamamıştı.
Türkiye, Rusya'dan alınan S-400'ler nedeni ile ABD'nin ,CAATSA (Amerika'nın Düşmanlarına Yaptırımlar Yoluyla Karşı Koyma Yasası) kapsamına alınmıştı.
ABD Başkanı Trump, birkaç defa F-35'ler konusunda Rusya'dan alınan S-400 hava savunma sistemlerini hatırlatmıştı.
Lavrov: Avrupa bizimle savaşma hazırlanıyor ve her gün bunu yeniden teyit ediyor
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, "Avrupa ile savaşmaya girme niyetimiz yok. Bu tamamen saçmalık. Ancak Avrupa bizimle savaşmaya hazırlanıyor ve her gün bunu yeniden teyit ediyor." açıklamasında bulundu.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in de bizzat Rusya'nın Avrupa'yla savaşmak gibi bir niyeti bulunmadığını dile getirdiğini anımsatan Lavrov, "Avrupa'yla savaşmaya girme niyetimiz yok. Bu tamamen saçmalık. Ancak Avrupa bizimle savaşmaya hazırlanıyor ve her gün bunu yeniden teyit ediyor. Avrupalılar en geç 2030'a kadar savaşa hazır olmaları gerektiğini söylüyor." ifadelerini kullandı.
Bu tür bir yaklaşımın kendi kendini gerçekleştiren bir "kehanete dönüşebileceğine" işaret eden Lavrov, Avrupa'nın büyük miktarlarda parayı silah üretimine yatırdığını savundu.
Lavrov, "Belli bir noktada, maceralara atılmaya meraklı kişilerden biri çıkıp 'Bu kadar silah biriktirdik, şimdi bunlarla ne yapacağız?' diyebilir. 'Evet, Rusya'ya saldıracağımıza söz vermiştik.' Böyle bir senaryoda bize saldırırlar. Bizim ise onlara saldırmak gibi bir niyetimiz yok." dedi.
Rusya-Ukrayna müzakereleri
Rusya-Ukrayna müzakereleri bağlamında Moskova açısından herhangi bir güven eksikliğinin söz konusu olmadığına dikkati çeken Lavrov, "İstanbul'da ikili müzakerelere, ayrıca ABD'nin de dahil olduğu Abu Dabi'deki üçlü görüşmelere devam ettik. Tüm bu görüşme turları nihayetinde bizim tarafımızdan sona erdirilmedi. Bunları, şimdi Rusya'nın temaslardan kaçındığını ve söyleyecek hiçbir şeyi olmadığını iddia edenler sona erdirdi." değerlendirmesinde bulundu.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin "Batı'nın tam kontrolü altında" olduğunu savunan Lavrov, "Avrupa'nın Ukrayna krizinin çözümüne yaptığı katkıya baktığımızda, bu kişilerle anlaşmaya varmak tamamen imkansız." diye konuştu.
ABD ile ilişkiler
Lavrov, Rusya'nın ABD Başkanı Donald Trump yönetimiyle çeşitli formatlarda düzenli bir diyaloğu bulunduğunu ve bunun esasen normal bir durum olduğunu dile getirdi.
Rusya Dışişleri Bakanı, "(Rusya-ABD arasında) Benim 'çok dostane' olarak nitelendireceğim görüşmelere paralel olarak, (ABD) Rusya'yı küresel ekonomiden dışlamak yönünde kararlı bir politika yürütüyor." değerlendirmesinde bulundu.
"Ukrayna meselesinin ortadan kaldırılması" gerektiğinin altını çizen Lavrov, bu meselenin Rusya ile ABD arasında karşılıklı faydaya dayalı yeni bir dönemin önünde engel teşkil ettiğini söyledi.
Lavrov, ABD gibi ülkelerle diyaloğu her zaman sürdüreceklerine dikkati çekerek, diğer taraftan ABD'nin Rusya'ya yaptırım uygulamayı sürdürdüğünü ifade etti.
ABD'nin ulusal çıkarlarının oldukça "kendine dönük" olduğunu kaydeden Lavrov, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
"Açık konuşalım ve böyle ifade edelim. Günümüz dünyasında, ABD gibi bir süper güç için dahi tüm küresel sorunları tek başına ve diğer ülkelerin çıkarları pahasına, kendi lehine olacak şekilde çözmek mümkün değildir. Hayatın ABD'li ortaklarımıza çok kutupluluk çerçevesinde düşünmeye başlamayı ve dünyadaki tek ekonomik, askeri ve genel anlamda tek güç, uluslararası arenadaki tek bağımsız aktör olmadıkları gerçeğini kabul etmeyi öğreteceğinden eminim."
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.