28 Eylül 2026, Pazartesi · 01:05 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

TÜRKONFED’den iş insanlarına ‘yatırımı doğu’ya yapın’ çağrısı: Şimdi Anadolu’ya ‘sanayi göçü’ başlatma zamanı

Bölgesel kalkınma ve krizlere dayanıklı bir ekonomi inşa etmenin yolunun yerinde yatırımdan geçtiğini vurgulayan TÜRKONFED yönetiminden Anadolu’ya yatırım çağrısı geldi. TÜRKONFED yönetimi, “Türkiye’nin krizlere dayanıkl…

TÜRKONFED’den iş insanlarına ‘yatırımı doğu’ya yapın’ çağrısı: Şimdi Anadolu’ya ‘sanayi göçü’ başlatma zamanı

Bölgesel kalkınma ve krizlere dayanıklı bir ekonomi inşa etmenin yolunun yerinde yatırımdan geçtiğini vurgulayan TÜRKONFED yönetiminden Anadolu’ya yatırım çağrısı geldi. TÜRKONFED yönetimi, “Türkiye’nin krizlere dayanıklı yeni büyüme hikayesini Anadolu’da yazalım” dedi.

28 Eylül 2026 00:00 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Nurdoğan A. ERGÜN/ELAZIĞ
nurdogan.arslan@dunya.com

Terörsüz Türkiye” adı­mıyla birlikte bölgesel huzur ve istikrar vurgu­su yapan Türk İş Dünyası Kon­federasyonu (TÜRKONFED) yönetimi, sanayici ve yatırımcı­lara rotayı Anadolu’ya çevirme çağrısı yaptı. Çağrıda, güven­lik risklerinin geride kalmasıy­la açılan bu yeni dönemde, “işi ve sermayeyi insanın olduğu ye­re taşımak” vurgusu yapılırken, Anadolu’da yapılacak yatırım­ların hem bölgesel göçü tersine çevireceği hem de Türkiye’nin krizlere dayanıklı yeni büyü­me hikayesinin yazılacağı ifade edildi. TÜRKONFED Başkanı Süleyman Sönmez ve Fırat Sa­nayi ve İş Dünyası Federasyonu (FIRATSİFED) Başkanı Yase­min Açık, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç’un onur konuğu olduğu ve Ela­zığ’da düzenlenen 27. İş Dünya­sı Zirvesi’nde iş dünyasına tari­hi bir çağrıda bulundu. Sönmez ve Açık, üretimin, teknolojinin ve fırsatların Anadolu’ya taşın­ması gerektiğini vurgulayarak, bölgesel kalkınmanın ve krizle­re dayanıklı bir ekonomi inşa et­menin yolunun yerinde yatırım­dan geçtiğinin altını çizdiler.

“İş ve teknolojiyi insanın olduğu yere taşıyalım”

Anadolu şehirlerinin Türki­ye’nin ekonomik ve toplumsal dayanıklılığındaki rolüne vurgu yapan Süleyman Sönmez, “Ana­dolu’nun şehirleri, dayanıklılığı­mızın ve yeni büyüme hikayemi­zin merkezi” dedi. 2026 sonunda 1,6 trilyon dolara ulaşması bek­lenen milli gelirin adil dağılma­sı gerektiğini belirten Sönmez, şöyle devam etti: “Neyi ne kadar ürettiğimiz kadar, nerede üret­tiğimizi de konuşmamız gereki­yor. Çünkü üretimin coğrafyası, refahın coğrafyasını belirliyor. Bu noktada, ‘Anadolu’ya sanayi göçü planı’, üretim gücümüzü ül­ke geneline yayacak çok önemli bir adım. TÜRKONFED olarak sık sık dile getirdiğimiz ‘Fabrika yapan TOKİ’ modelinin, sanayi­yi Anadolu’ya taşımada önem­li bir rol üstleneceğini düşünü­yoruz. KOBİ’lerin bina yatırım yükünü azaltmak, verimliliğe ve ikiz dönüşüme yatırım yap­ma şanslarını da artıracak. Biz­ler TÜRKONFED olarak 81 ilde yerelden kalkınmayı tetiklemek için, çok yoğun bir çaba içeri­sindeyiz. Her yıl binlerce kişi ve kuruma dokunuyor, KOBİ taba­nındaki dip dalgayı çok güçlü şe­kilde besliyoruz. Ortaklaşa be­lirleyeceğimiz farklı alanlarda da, bu hedefe her türlü tamamla­yıcı katkıyı vermeye hazırız. Bü­yümeyi Anadolu’ya, Anadolu’yu ise dünyaya bağlamalıyız.” Sön­mez, bu noktada Sütaş’ın Bingöl, Koç Grubu’nun Cizre ve Seza Çi­mento’nun Elazığ yatırımlarını örnek göstererek, büyük ölçek­li kurumsal sermaye ile Anado­lu’daki üretim sermayesinin bu­luşturulmasının önemine işaret etti. Sönmez, “İnsanı işin olduğu yere taşımak yerine, işi, teknolo­jiyi ve fırsatı insanın olduğu yer­de çoğaltmalıyız” diye konuştu.

“Beceri ile işi, insan ile imkanı buluşturmalıyız”

Konuşmasında makroekono­mik dengeler ve yürütülen de­zenflasyon programına da deği­nen Süleyman Sönmez, sanayi üretiminin 2022 başındaki yük­sek seviyelerin ardından kalıcı bir büyüme patikasına giremedi­ğine dikkat çekti. Reel sektörün nakit akışı, yüksek fiyat baskısı ve finansmana erişim sorunla­rıyla mücadele ettiğini belirten Sönmez, dezenflasyonun bede­lini üretim kesiminin ödediği­ni söyledi. Sönmez, “Dezenflas­yon sürecinin üretim mirasımı­zı aşındırması, konjonktürel bir ekonomik sorun değil, stratejik bir risk olur. Sanayisizleşme, ni­telikli istihdamın zayıflaması, orta sınıfın daralması, gençle­rin ve kadınların işgücüne katılı­mının sınırlanması gibi toplum­sal sonuçlar doğurur. Bu neden­le üretimi korumak, toplumsal güveni ve dayanıklılığı da koru­mak demek” ifadelerini kullandı. Sönmez, ihracat ve yatırım ya­pan işletmelere sağlanan kredi desteklerinin kesintisiz devam etmesi gerektiğini de ekledi.

Türkiye’de 170 bin civarın­da ihracatçı KOBİ bulunduğu­nu ancak bu rakamın toplam gi­rişimlerin yalnızca yüzde 4’üne denk geldiğini söyleyen Sön­mez, TÜRKONFED Internati­onal aracılığıyla KOBİ’lerin dış pazarlara açılmasına destek ver­diklerini ve kamudan bu alanda­ki teşviklerin derinleştirilmesi­ni beklediklerini ifade etti. Kü­resel ölçekte finans ve askeri gücün Batı’da kalmasına karşın üretimin Doğu’ya kaymasının ciddi gerilimler yarattığı belir­tilen Sönmez, Türkiye’nin Do­ğu ile Batı arasında dengeli ve is­tikrarlı bir dış politika izlemesi­nin önemi vurguladı. Öte yandan kalkınmanın odağında insanın yer aldığını ifade eden Sönmez, Türkiye’de eğitim ve istihdam alanındaki tezatlıklara dikkat çekti. Sanayicinin usta, teknis­yen ve mühendis bulmakta zor­lanırken, gençlerin iş gücü dışın­da kaldığını söyleyen Sönmez, “Türkiye’de beceri ile işi, insan ile imkanı buluşturmamız gere­kiyor” diyerek İkiz Dönüşüm’ün yanına “Toplumsal Dönüşümü” de eklediklerini belirtti.

Nabız kaçta atıyor bakıp sanayinin nefes alanı genişletilmeli

Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) tarafından düzenlenen 27. İş Dünyası Zirvesi'nde konuşan Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Ozan Diren, Türkiye ekonomisinin dayanıklılığını artırmak için sanayinin, kayıtlı istihdamın ve ihracatçının nefes alanının genişletilmesi gerektiğini vurguladı. Diren, Türkiye’nin rekabet gücünü koruyabilmesi için enflasyonla mücadelenin yanı sıra sanayi ve reform politikalarının hızla tamamlanması gerektiğini vurguladı. Dünya ekonomisinde ticaretin kurallarının değiştiğini, tedarik zincirlerinin yeniden kurulduğunu söyleyen Diren, ülkeler ve şirketlerin yalnızca en ucuz tedarikçiyi değil, en güvenilir ve en dayanıklı ortağı aradığını söyledi. Türkiye’nin de bu döneme güçlü üretim tabanı, esnek üretim kabiliyeti, girişimci iş kültürü ve Avrupa değer zinciriyle kurduğu derin bağlarla girdiğini belirten Diren, “Elbette ki bu potansiyelin kendiliğinden rekabet üstünlüğüne dönüşmediğini biliyoruz. Bunun için doğru teşhis, ortak yön ve güçlü uygulama kapasitesiyle kalıcı belirsizlik çağında dayanıklılığımızı artırmak gerekiyor” dedi. Bugün ekonomik programın başarısını ölçmekte, enflasyonun kalıcı biçimde düşmesine bakmanın çok önemli olduğunu vurgulayan Diren, “Ama bunun yanında sanayinin nabzı kaçta atıyor, üreticinin yatırım iştahı ne durumda, gençlerimiz geleceğin üretiminde kendilerine nasıl bir yer görüyor, ihracatçımız küresel pazarda hangi katma değerle rekabet ediyor, bu soruların cevapları da en az makro göstergeler kadar önemli. Enflasyonla mücadele bu çerçevenin vazgeçilmezi. Ancak kalıcı başarı için para ve maliye politikalarının yanında reform ve sanayi politikası ayağını da tamamlamalıyız. Sanayimizin kayıtlı istihdamını ve ihracatımızın nefes alanını genişletmeliyiz” diye konuştu.


TÜRKONFED tarafından 27’ncisi Elazığ’da “Kalıcı Belirsizlik Çağında Ekonomik Dayanıklılık” temasıyla düzenlenen İş Dünyası Zirvesi’nde Cumhurbaşkanı Yardımcsı Cevdet Yılmaz da iş insanlarına seslendi.

“KOBİ’ler teknoloji dönüşümüne acil entegre edilmeli”

Türkiye’de orta-yüksek teknolojili ürün ihracatının artmasına rağmen bu kazanımın henüz tabana yayılmadığını belirten Süleyman Sönmez, KOBİ’lerin teknoloji dönüşümüne acilen entegre edilmesi gerektiğini belirtti. Türkiye’de KOBİ’ler katma değer üretiminin %41’ini, ihracatın ise %30’unu karşılıyor. Ancak KOBİ’lerin %79’u halen düşük teknolojili sektörlerde faaliyet gösteriyor. Bu nedenle TÜRKONFED, TURKONNECT platformu ile işletmeleri birbirine bağlayarak veriyi ve iş birliğini ekonomik değere dönüştürmeyi hedefliyor.

“Ekonomik fırsatın olduğu yerde göç tersine döner”

FIRATSİFED Başkanı Yasemin Açık ise bölgesel kalkınma hamlesinden küresel tedarik zinciri güvenliğine, katma değerli üretimden kadın istihdamına kadar kritik başlıkları değerlendirdi. Bölgesel eşitsizliklerin azaltılması ve nitelikli göçün durdurulması için fırsatların Anadolu’ya yayılması gerektiğini söyleyen Açık, gençlerin doğup büyüdükleri kentlerde hayat kurabilmelerinin yolunun yerinde yatırımdan geçtiğini ifade etti. Bölgedeki onlarca yıllık göç dalgasını tersine çevirecek bir kalkınma seferberliğine ihtiyaç duyulduğunu belirten Açık, “Yukarı Fırat Havzası’nda Elazığ, Malatya, Bingöl ve Tunceli’nin güçlü olduğu sektörleri, yatırım önceliklerini ve ihtiyaçlarını kapsayan özel bir kalkınma planına ihtiyacımız var” çağrısında bulundu.

Kaynak: Dünya Gazetesi
İlgili Haberler
Borsa Bursa’nın konut ihtiyacında uzun vadeli planlama çağrısı Dünya Gazetesi · 1 saat önce Borsa Altında 'tahvil stresi' derinleşiyor Ekonomim · 1 saat önce Borsa TÜSİAD/Diren: Sanayiye "nefes alanı" açılması için 10-15 yıllık strateji gerekli! Ekonomim · 1 saat önce Borsa Hurdaya gelen zam inşaat demirini ateşledi Ekonomim · 1 saat önce Borsa Bessent: Fed faizlerde "açık fikirli" olmalı Foreks · 4 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.