İşletmelerin yeni mezunlarının bilgi ve beceri düzeyinden memnun olmadıkları, mezunların ise işsizlikte yakındıkları yıllardır bilinir. Bu konuda meslek kuruluşlarına önemli görev düşmektedir. OECD’nin “Yapay Zekâ ile Mesleki Eğitim ve Öğretimin Geliştirilmesi” ve “Uzman Odaklı Yapay Zekâ, Daha İyi Politika Oluşturma Süreçleri İçin Değerlendirme Verilerinden Nasıl Yararlanılmasını Sağlayabilir?” başlıklı seminerleri, okul programlarının güncel beceri ihtiyaçlarına dayanması ve verilerin somut kararlara dönüştürülmesi gerektiğini gösteriyor. Yapay zekâ, iş gücü piyasasındaki değişimleri incelemeyi, becerileri eşleştirmeyi ve değerlendirme verilerindeki öğrenme açıklarını belirlemeyi çok hızlandırabilir. Ancak hangi becerilerin öğretileceği ve programların nasıl değiştirileceği konusunda nihai karar; eğitimcilerin, meslek uzmanlarının ve işverenlerindir. Nitelikli çalışan ihtiyacı tarafındaki meslek kuruluşları, işletmeler ile eğitim kurumları arasında iş birliği köprüsü kurmalıdır. Görevleri işletmelerin genel beklentilerini okullarda öğretilebilir ve ölçülebilir yeterliliklere dönüştürülmesi sürecini ısrarla takip etmektir;
- İşletmelerin iş ilanları önemli bir veri kaynağıdır.
- Staj geri bildirimleri, mezunların işe geçişi ve işverenlerin beceri değerlendirmeleri programların güncellenmesinde çok önemlidir.
- Çalışanların günlük iş görevleri ve kullandıkları ekipman, yazılım ve teknolojilerin gerekleri
- İş sırasında en sık karşılaşılan sorunlar, hatalar ve güvenlik riskleri
- Yeni işe başlayanlarda eksik görülen beceriler
- Yakın dönemde kullanılmaya başlanacak teknolojiler ve değişecek iş süreçleri
- İşe alımda aranan yeterlilikler ve çalışanlara verilen ek eğitimlerin niteliği
Yapay zekâ güncel ve sağlam verileri sınıflandırmak, eğilimleri fark etmek ve müfredat taslakları hazırlamak için kullanılabilir. Meslek kuruluşları önerileri alan uzmanlarıyla doğrulamalıdır. Araştırmalara küçük, orta ve büyük işletmeleri; farklı bölgeleri ve sektörün farklı uzmanlık alanları dâhil edilmelidir. İşletmelere yalnızca “Hangi beceriler gerekli?” diye sormak yetersizdir. Bir çalışanın hangi görevi, hangi araçla ve hangi kalite ölçütüne göre yapması gerektiğini örneklerle açıklamalarını istenmelidir.
Somut verilerle desteklenen ihtiyaçları “dijital beceri” veya “problem çözme” gibi genel ifadeler olarak eğitim kurumlarına iletmek sonuçsuz kalacaktır. Her ihtiyacı, öğrencinin yapabilmesi beklenen bir iş göreviyle tanımlanmalıdır. Örneğin, öğrenci:
- Belirli bir makineyi güvenlik talimatlarına uyarak çalıştırabilmeli,
- Ölçüm sonuçlarını yorumlayıp kalite hatalarını belirleyebilmeli,
- İş yerinde kullanılan bir yazılımla temel işlemleri gerçekleştirebilmeli,
- Yapay zekâ aracının önerisini kontrol edip uygun olup olmadığına karar verebilmeli.
Bu görevleri öğrenme çıktıları, ders içerikleri, uygulama çalışmaları ve değerlendirme ölçütleriyle eşleştirmelisiniz. Öğrencinin yalnızca konuyu bilmesini değil, bilgiyi gerçekçi iş koşullarında kullanması becerisi kazanmasını vurgulamalısınız.
Meslek okulları, mesleki eğitim merkezleri, öğretmenler, işletmeler, işyeri eğiticileri, öğrenciler ve mezunların katıldığı sektör-eğitim kurullarına somut, açık ve net olarak tanımlanmış görevler verilmelidir. Örneğin işin gerektirdiği beceri ihtiyaçlarını incelemek, ders ve uygulama önerileri hazırlamak, stajların niteliğini değerlendirmek ve program güncellemelerini takip etmek.
Kurulları yılda bir yapılan danışma toplantılarıyla sınırlamayın. Düzenli toplantı takvimi, sorumlu kişiler, karar kayıtları ve takip edilecek göstergeler belirleyin. Farklı ölçeklerdeki işletmeleri temsil edin; böylece programlar yalnızca büyük şirketlerin teknolojilerine göre şekillenmesin.
Üye işletmeleri gerçek iş süreçlerini eğitim kurumlarıyla paylaşmaya teşvik edin. İşletmeler; iş yeri ziyareti, staj, işbaşı öğrenme, güncel vaka örnekleri, ekipman veya yazılım desteği ve uzman katkısı sağlayabilir. Öğretmenler için de işletmelerde kısa süreli gözlem ve mesleki güncelleme imkânları oluşturun. Öğretmenler işyerindeki üretim teknolojisini, yönetim anlayışını ve beklentileri bizzat yerinde görmeli ki eğitim programlarının yeterlik düzeyinde somut olarak kavrayabilsin.
Eğitimin başarısını yalnızca mezun sayısıyla değerlendirmek hatalı ve eksik kanaat oluşturur. Öğrencilerin iş görevlerini yapabilme düzeyini, stajların kalitesini, mezunların işe geçişini, işveren memnuniyetini ve mezunların işe başladıktan sonra ihtiyaç duyduğu ek eğitimi izlenmelidir.
Eksiklik tespit edildiğinde sorunu doğrudan tanımlayın ve uygun değişikliği yaptırın. Meslek kuruluşların eğitim kuruluşlarına pratik uygulama süresini artırılmasını, ders içeriğinin yenilenmesini, öğretmen eğitimi sağlanmasını, staj görevlerinin iyileştirilmesini, değerlendirme yönteminin gerçek iş görevlerine yaklaştırılmasını güçlü biçimde aksettirmelidir. Değişikliğin etkisi ölçme sonuçlarıyla kontrol edilmeli ve süreklilik kazandırılmalıdır. Meslek kuruluşları böylece işletmelerin güncel ihtiyaçlarını açık öğrenme çıktıları hâline getirir, işletmeleri uygulamalı eğitime katar ve sonuçları izleyerek programların yenilenmesine öncülük eder. Eğitim kurumlarına verilen yönlendirme somut verilere, ölçülebilir becerilere ve düzenli geri bildirime dayandığında meslek okullarında öğretilenler işletmelerde karşılık bulur; işletmeler de ihtiyaç duydukları becerilere sahip çalışanlara kavuşur.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.