AB’nin çelik ithalatında yeni belge dönemi 1 Ekim’de başlıyor. İthalatçılar çeliğin eritildiği ve döküldüğü ülke ile döküm numarasını kanıtlamak zorunda olacak; doğrulanabilir belge sunulamayan sevkiyatın ithalatı reddedilecek.
Murat Ali Oral 28 Eylül 2026 08:53 28 Eylül 2026 09:10 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Avrupa Birliği'nin çelik ithalatında izlenebilirliği artıracak yeni sistemi için geri sayım başladı. 1 Ekim'den itibaren AB pazarına girecek geniş bir çelik ürün grubunda, ürünün hangi ülkede eritilip döküldüğünün ve hangi döküme ait olduğunun belgelenmesi gerekecek.
Yeni sistem Türkiye'den AB'ye çelik gönderen üretici ve ihracatçılar açısından yalnızca ilave evrak anlamına gelmiyor. Gümrükte istenen bilgiler doğrulanamazsa sevkiyatın AB'ye ithalatı reddedilebilecek.
1 Ekim'de döküm ülkesi ve numarası zorunlu
Avrupa Komisyonu'nun 2026/1963 sayılı uygulama düzenlemesi 1 Ekim'den itibaren devreye giriyor.
Yeni sistem kapsamında AB'ye ithal edilen ve düzenleme kapsamına giren çelik ürünleri için üretici test sertifikasının sunulması esas olacak.
Belgede iki kritik bilginin bulunması gerekiyor:
Çeliğin eritildiği ve döküldüğü ülke ile ürünün döküm numarası.
Döküm numarası, çeliğin üretildiği partinin kaynağının geriye doğru izlenebilmesini sağlayan temel üretim bilgilerinden biri olarak kullanılıyor.
“Eritme ve dökme ülkesi” ise çeliğin yalnızca hangi ülkeden ihraç edildiğine bakmıyor. Çeliğin sıvı halde ilk üretildiği ve daha sonra ilk katı haline döküldüğü ülkenin belirlenmesini amaçlıyor.
Böylece başka bir ülkede işlenen veya yeniden ihraç edilen çeliğin gerçek üretim kaynağının izlenmesi hedefleniyor.
Kural yalnız belirli bir çelik türüyle sınırlı değil. Sıcak ve soğuk haddelenmiş ürünlerden metal kaplı saclara, filmaşinden profillere, gaz borularından içi boş profillere kadar AB'nin yeni çelik koruma düzenlemesinde yer alan geniş bir ürün grubu kapsama giriyor.
Belge kanıtlanamazsa ithalat reddedilecek
Yeni düzenlemenin ihracatçı açısından en kritik bölümü gümrük kontrolünde ortaya çıkıyor.
Üretici test sertifikasında eritme-dökme ülkesi veya döküm numarası eksikse AB gümrükleri eksik bilginin başka belgelerle tamamlanmasına izin verebilecek.
Fatura, teslim belgesi, kalite sertifikası, satın alma sözleşmesi, tedarikçi beyanı, üretim ve maliyet kayıtları, ihracatçı ülkenin gümrük belgeleri ve ticari yazışmalar destekleyici kanıt olarak kullanılabilecek.
Ancak sunulan belgelerin doğrulanabilir olması gerekiyor.
Eritme ve dökme ülkesinin uygun ve doğrulanabilir belgelerle kanıtlanamaması halinde ithalat reddedilecek.
Ülke bilgisi ayrıca AB'nin TARIC gümrük sistemi üzerinden ilgili belge kodları kullanılarak beyan edilecek.
Bu nedenle yeni düzenleme yalnız çelik üreticisini değil, ihracatçı, ithalatçı, gümrük müşaviri ve ürünün tedarik zincirindeki diğer şirketleri de ilgilendiriyor.
Sevkiyat fiziksel olarak AB sınırına ulaştığında ortaya çıkacak bir belge eksikliği, ürünün gümrükten geçişini doğrudan etkileyebilecek.
AB'nin aynı çelik düzenlemesi kapsamında yıllık gümrüksüz ithalat kotaları toplam 18 milyon 345 bin 922 ton seviyesinde bulunuyor. Kota dışında kalan ithalata ise yüzde 50 gümrük vergisi uygulanıyor.
Böylece AB çelik piyasasında yalnız miktar ve vergi değil, ürünün gerçek üretim kaynağı da ithalat kontrolünün temel unsurlarından biri haline geliyor.
Geçiş süresi bir yıl, Türk ihracatçı için hazırlık kritik
Avrupa Komisyonu yeni sisteme sınırlı bir geçiş mekanizması da koydu.
Üretici test sertifikasının hiç bulunmadığı durumlarda alternatif belgelerin tek başına kanıt olarak kabul edilebilmesine 30 Eylül 2027'ye kadar izin verilecek.
Ancak bu belgelerin hem eritme ve dökme ülkesini hem de döküm numarasını göstermesi gerekiyor.
Bir yıllık geçiş döneminin ardından üretici test sertifikasının önemi daha da artacak. Sertifika mevcut olduğu halde bazı bilgiler eksikse tamamlayıcı belgeler kullanılabilecek; ancak sertifikasız sevkiyatlar için tanınan geçici istisna sona erecek.
Türkiye'deki üreticiler açısından bu durum özellikle farklı ülkelerden yarı mamul veya çelik girdisi temin edilerek gerçekleştirilen üretimlerde tedarik zincirinin daha ayrıntılı belgelenmesini gerektirebilir.
İhracatçı şirket yalnız nihai ürünün Türkiye'de üretildiğini göstermekle yetinemeyecek; düzenleme kapsamındaki ürünlerde çeliğin ilk eritilip döküldüğü yere kadar uzanan bilginin AB'deki ithalatçıya aktarılması gerekecek.
Bu da tedarikçi belgelerinin, üretim kayıtlarının ve ürünle döküm numarası arasındaki bağlantının sevkiyat öncesinde kontrol edilmesini daha önemli hale getiriyor.
AB'nin yeni sistemi 1 Ekim sabahından itibaren uygulanacağı için önümüzdeki birkaç gün özellikle AB'ye çelik sevkiyatı yapan firmalar açısından kritik olacak.
Kaynak: HABER MERKEZİ
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.