Jeotermal Enerji Derneği, YEKDEM kapsamındaki santrallerin işletmeye giriş süresinin 2030’dan 2040’a uzatılmasını ve sektörün izin süreçlerini tek merkezden koordine edecek yeni bir yapı kurulmasını istedi. Sektör, 2035’te 4.500 MW kurulu güce ulaşmak için bütüncül bir Jeotermal Kanunu talep ediyor.
29 Eylül 2026 00:00 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Jeotermal Enerji Derneği (JED), Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) yeni yasama yılında jeotermal yatırımların önünü açacak düzenlemelerin gündeme alınmasını istedi. Dernek; YEKDEM kapsamındaki santrallerin işletmeye giriş süresinin 2030’dan 2040’a uzatılması, izin ve ruhsat süreçlerinin tek merkezden koordine edilmesi ve arama-sondaj yatırımlarına yönelik desteklerin geliştirilmesini talep etti.
JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, sektörün öncelikli gündem maddelerini Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile paylaştıklarını belirterek, jeotermal yatırımlarında uzun vadeli öngörülebilirliğin artırılması gerektiğini söyledi.
Öncelikli talep 2040 takvimi
Kındap, sektörün ilk talebinin YEKDEM kapsamındaki santrallerin işletmeye giriş tarihinin 31 Aralık 2030’dan 2040’a uzatılması olduğunu belirtti. Jeotermal santrallerin ruhsatlandırma, izin, denetim, imar ve taşınmaz temini süreçlerinin tek merkezden yürütülmesini istediklerini kaydeden Kındap, arama ve sondaj yatırımlarında risk paylaşımı ve sigorta modelleri dahil teşviklerin geliştirilmesini talep ettiklerini ifade etti. Dernek ayrıca güneş enerjisiyle hibrit jeotermal santrallerin geliştirilmesi, jeotermalin entegre kullanımının teşvik edilmesi, stratejik mineraller ve Geliştirilmiş Jeotermal Sistemler konusunda yeni düzenlemeler yapılmasını önerdi.
Hedef 4.500 MW
Türkiye’nin 2035 Ulusal Enerji Hedefi’nde jeotermal kurulu gücünün mevcut yaklaşık 1.800 MW seviyesinden 4.500 MW’a çıkarılmasının öngörüldüğünü hatırlatan Kındap, sektörün bu yatırım hedefini gerçekleştirecek finansal kapasite ve insan kaynağına sahip olduğunu belirtti. Mevcut yapıda jeotermal yatırımlarının merkezi ve yerel yönetimlerde farklı uygulamalarla karşılaştığını ifade eden Kındap, farklı izin ve denetim süreçlerinin yatırım sürelerini uzattığını ve maliyetleri artırdığını söyledi. Kındap, yeni yasama yılında bütüncül bir Jeotermal Kanunu’nun Meclis gündemine alınmasını beklediklerini belirterek, tüm süreçlerin ortak standartlarla yürütülmesi gerektiğini kaydetti.
Türk jeotermal sektörünün TBMM'den 6 talebi
* Tek merkezden koordinasyon: Ruhsat, izin, denetim, veri yönetimi ve taşınmaz temini süreçlerini koordine edecek uzmanlaşmış güçlü bir yapı kurulmalı.
* Bütüncül Jeotermal Kanunu: Elektrik üretiminin yanı sıra ısıtma, seracılık, kurutma, termal turizm ve stratejik madenciliği kapsayan yeni bir yasal çerçeve oluşturulmalı.
* Arama ve sondaja destek: Jeotermal arama ve sondaj yatırımlarına vergi teşvikleri, risk paylaşımı ve sigorta mekanizmaları sağlanmalı.
* Süper İzin” kapsamına alınmalı: Rüzgâr ve güneş yatırımlarında uygulanan izin kolaylıkları jeotermal yatırımlara da uygulanarak yatırım süreçleri hızlandırılmalı.
* Yeni teknolojiler desteklenmeli: Geliştirilmiş Jeotermal Sistemler (EGS), kızgın kuru kayaç teknolojileri ve jeotermal akışkandan lityum, bor gibi elementlerin geri kazanımına yönelik mevzuat ve teşvik altyapısı oluşturulmalı.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.