29 Eylül 2026, Salı · 08:50 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

2008 yeniden mi geliyor?

2008 yeniden mi geliyor?

Martin Wolf elimden geldiğince izlemeye çalıştığım ekonomistlerden birisidir. Her söylediğine katıldığım için değil, geçmişte yaptığı değerlendirmelerin önemli bölümünün zaman içinde sınanmış olması nedeniyle Financial Times'taki yazılarını ya da başka mecralardaki söyleşilerini izlerim. Bugün olanı yorumlamaktan çok yarının risklerini görmeye çalışan ekonomistlerden biri.

CNBC-e Londra Temsilcisi Berfu Güven’in Wolf ile yaptığı söyleşilerden bir yenisini daha geçen hafta izledim. Bir önceki söyleşide olduğu gibi bu kez de bende bıraktığı izlenim, "ihtiyatlı iyimser" olduğuydu. Dünya ekonomisini parlak bir tablo olarak görmüyor ama büyük bir krizin kapıda olduğunu da söylemiyor. Onun ifadesiyle dünya ekonomisi “dirençli ama kırılgan.” Bence an itibariyle küresel ekonomiyi iyi anlatan tanımlamalardan biri.

Dirençli ama kırılgan bir dünya

Üstelik bu dayanıklılık küçümsenecek bir şey değil. Savaşlar, enerji şokları, ticaret savaşları, yüksek faizler ve jeopolitik gerilimler aynı anda yaşanıyor. Buna rağmen küresel ekonomi şimdiye kadar beklenenden daha iyi direnmiş durumda. Ekonomiler şoklara alışıyor, şirketler tedarik zincirlerini değiştiriyor, ülkeler yeni ticaret yolları ve enerji kaynakları buluyor. Piyasalar da zamanla kötü habere alışıyor.

Fakat dayanıklılık, kırılganlığın ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.

Wolf’un bu söyleşide en fazla üzerinde durduğu risklerden biri yapay zekâ yatırımları. İlk bakışta bu biraz şaşırtıcı... Çünkü yapay zekâ yatırımları bugün küresel büyümenin önemli motorlarından biri... Büyük teknoloji şirketlerinin devasa veri merkezleri ve çip yatırımları, yalnızca teknoloji şirketlerinin cirolarını değil, inşaat, enerji, yarı iletken ve ekipman sektörlerini de besliyor.

Ya bu yatırımlar beklenen getiriyi sağlamazsa?

Ne zaman tersine döner?

O zaman bugün ekonomiyi destekleyen yatırım dalgası tersine dönebilir. Büyük teknoloji şirketleri yatırımlarını azaltırsa çip talebi düşebilir, teknoloji şirketlerinin gelir beklentileri bozulabilir, borsalarda sert düzeltmeler yaşanabilir. ABD ekonomisindeki yavaşlama da bundan ibaret kalmayabilir. Güven ve tüketim üzerinden daha geniş bir etki yaratabilir. Elbette böyle bir durumda, ABD’de yaşanan her sıkıntı geçmişte olduğu gibi bu defa da ABD ile sınırlı kalmaz, diğer ekonomilere yayılır. Hastalığı bulaştırır. ABD nezle olursa birçok ülke grip olur.

Wolf gibi ekonomistlerin asıl kafasını kurcalayan, yapay zekâ yatırımlarının kendisinden çok bu yatırımların arkasındaki borçların niteliği. Borçların önemli bölümünün geleneksel bankacılık sisteminin dışında oluşması, finansal sistemin daha az görünen bir bölümünde risk birikmesi anlamına geliyor. Wolf burada 2008’i hatırlatıyor ama aynı krizin tekrarını beklemiyor. Çünkü bugünkü yapı farklı...

2008 değilse ne geliyor?

Bu nedenle “2008 geliyor mu?” sorusundan çok başka bir soru sormak gerekiyor. Bir sonraki finansal sarsıntının nereden çıkacağını gerçekten biliyor muyuz?

Wolf’un “bilmiyoruz” cevabı aslında en önemli uyarı.

Piyasalar açısından da benzer bir tablo var. Pek çok ekonomist hisse senedi piyasalarının ciddi biçimde aşırı değerlendiğini düşünüyor. Elbette değerlemelerin yüksek olması tek başına kriz anlamına gelmiyor. Piyasalar uzun süre pahalı kalabilir. Sorun, yüksek fiyatların üzerine bir de beklenmedik bir şok geldiğinde başlıyor. Wolf’un geçen hafta verdiği Çin’in Tayvan’a saldırması örneği bu nedenle önemli. Böyle bir olayın ekonomik sonuçlarını bugünden hesaplamak kolay değil ama ağır olacağını öngörmek kolaydır.

Piyasalar, gerçekleşme ihtimali düşük ama etkisi çok yüksek olayları fiyatlamakta zorlanıyor. Ekonomik tahminlerin en zayıf tarafı da zaten burada ortaya çıkıyor. Modeller geçmiş verilerle çalışıyor; oysa büyük krizleri çoğu zaman geçmişte olmayan gelişmeler tetikliyor.

Türkiye için pencere açık ama...

Wolf’un Türkiye değerlendirmesi ise benim açımdan daha da ilginç. Bir önceki söyleşisinde Türkiye’nin büyük potansiyeline dikkat çekmiş, küresel ortamın Türkiye için destekleyici olabileceğini söylemişti. Bu kez yaptığı daha geniş değerlendirmede de Türkiye’yi küresel risklerin dışında değil ama bu risklerden yararlanabilecek konumda görüyor.

Türkiye’nin güçlü coğrafi konumu, büyük iç pazarı, girişimci iş dünyası ve Avrupa ile Asya arasındaki bağlantı noktası olması önemli avantajlar. Daha önce de Türkiye’nin ABD ve Avrupa ile ilişkilerinde bir “köprü ülke” olarak ağırlığının artabileceğine dikkat çekmişti.

Ama Wolf’un iyimserliğinin bir şartı var. O da politika hatası yapılmaması. Bu noktada karnemiz çok parlak değil. Olmayacak zamanlar da olmayacak politika hataları yapabiliyoruz. Türkiye’nin daha önceki sorunlarının önemli bölümünü yanlış makroekonomik ve para politikası tercihlerinden kaynaklanmıştı.

Burada mesaj net. Wolf'un dediği gibi Türkiye’nin önünde bir fırsat penceresi var ama bu pencere kendiliğinden ekonomik başarıya dönüşmeyecek. Küresel sermayenin daha seçici hale geldiği, jeopolitik risklerin arttığı bir dünyada makroekonomik istikrar, öngörülebilirlik, hukuk ve kurumsal güven daha da değerli hale geliyor.

Nitekim son söyleşisinde ekonomik meseleleri demokrasi ve hukuk düzeninden de ayrı görmüyor. Daron Acemoğlu’nun çalışmasını överken “işçi sınıfı liberalizmi” yerine “kapsayıcı liberalizm” ifadesini tercih ettiğini söyledi ve servet ile güç eşitsizliğinin demokratik sistemler üzerindeki baskısına dikkat çekti.

Bu yüzden Wolf’un küresel ekonomi değerlendirmesini yalnızca “2008 benzeri kriz beklemiyor” diye okumak eksik kalır.

Kısacası; dünya ekonomisi şu anda şaşırtıcı ölçüde dirençli… Ama bu direnç, risklerin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Yapay zekâ yatırımları, banka dışı finans, yüksek varlık değerlemeleri ve jeopolitik gerilimler yeni kırılganlık alanları oluşturuyor.

İlgili Haberler
Makroekonomi Bakanlık açıkladı: Tapu işlemlerinde yeni dönem ne zaman başlıyor? CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi Fed üyesi Cook'tan uyarı: Enflasyon baskısı genişliyor, riskler sürüyor CNBC-e · 21 dk önce Makroekonomi AfD’nin vazgeçemeyeceği bir ideolojisi var mı? Ekonomi Gazetesi · 22 dk önce Makroekonomi İşten ayrılmadan önce bu belgeyi almayan tek kuruş kıdem tazminatı alamayacak Sözcü Ekonomi · 24 dk önce Makroekonomi Hidrojenli scooter inovasyon mudur? Ekonomi Gazetesi · 25 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.