ABD’nin Çin’e yönelik gümrük tarifeleri sonrasında Çin’in ihracatını farklı pazarlara yönlendirmesi, Türkiye açısından yeni bir rekabet riski yaratıyor. DEİK Başkanı Nail Olpak, Çin’in Afrika, Ortadoğu ve Avrupa’ya ihracatındaki artışa dikkat çekerek Türkiye’nin özellikle lojistik avantajının da zarar görebileceğini söyledi.
Güncellenme: 30.09.2026 04:00:00
Elif Özge Yalçın Takip Et:ABD’nin Çin’e yönelik gümrük tarifeleri sonrasında Çin’in ihracatını farklı pazarlara yönlendirmesi, Türkiye açısından yeni bir rekabet riski yaratıyor. DEİK Başkanı Nail Olpak, Çin’in Afrika, Ortadoğu ve Avrupa’ya ihracatındaki artışa dikkat çekerek Türkiye’nin özellikle lojistik avantajının da zarar görebileceğini söyledi.
102 yıllık tarihiyle Türkiye’nin en güvenilir gazetesi. Tıkla ve favori kaynaklarına ekle
Donald Trump’ın ABD başkanlık koltuğunda ikinci döneminin başlamasından bu yana agresifleşen gümrük savaşlarıyla özellikle Çin’e getirdiği tarifeler, Türkiye ekonomisini vuruyor. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nun (DEİK) açıkladığı verilere göre Çin, Türkiye’nin ihracat pazarlarında üstünlüğü ele geçirdi. Tarife gündeminin başından beri esas önemli konunun ABD’nin Türkiye’ye uyguladığı gümrük vergisi ve Türkiye-ABD ticareti değil, Çin’in ABD’ye satamadığı malları ne yapacağı sorusu olduğunun altını çizen DEİK Başkanı Nail Olpak, dün paylaştığı analiz raporuyla riski daha görünür kıldı.
Buna göre Çin’in ABD’ye 650 milyar dolarlık mal ihracatı son verilere göre 350 milyar dolara düştü. Çin’in elinde kalan kapasiteyi nereye yönlendirdiğine bakıldığındaysa tablo şöyle:
- Çin’in ihracatı Afrika’ya 2024’teki 178.52 milyar dolardan 2025’te 224.77 milyar dolara yüzde 25.9; Ortadoğu’ya 235.79 milyar dolardan 258.71 milyar dolara yüzde 9.7; AB’ye ise 515.21 milyar dolardan 560.77 milyar dolara yüzde 8. 63 arttı.
- Ülke bazlı bakıldığında örneğin Türkiye’nin BAE’ye ve Mısır’a ihracatı yatay seyrederken ve Cezayir’e ihracat gerilemişken Çin, buralarda keskin bir yükseliş eğrisi çiziyor.
Olpak henüz resmi veri olmasa da 2026’ya ilişkin öncü göstergelerin de aynı tabloyu gösterdiğini belirterek kısa vadede değişiklik beklemediğini söyledi.
TUTUNACAK AVANTAJ KALMADI
Olpak, Kuşak ve Yol Girişimi ile Türkiye’nin öncülük ettiği Orta Koridor entegrasyonunu da hatırlattı. Sevkıyatını Güney Koridoru veya Ümit Burnu üzerinden 30 ila 45 günde gerçekleştiren Çin’in bu yolla süreyi bir haftaya düşürereceğine dikkat çeken Olpak, “Ülkemizden geçeceği için sevinmiştik ancak en büyük kozumuz olan lojistik üstünlüğümüz zarar görecek. Bunu durduramayacağımıza göre sadece geçiş ücretleriyle yetinmeyip Avrupa’ya mal götüren trenlerin geri dönüşte içini bizim doldurmamıza odaklanmamız lazım” dedi.
KUR ARTIŞI KURTARMAZ
Olpak ayrıca, ihracatçının ağırlıklı olarak içerideki enflasyon, kur ve maliyet sorunlarını gündeme getirdiğini ama Çin’in daha önemli bir etken olduğunu savundu, “Onların malını raftan çıkartmak için agresif girmeniz gerekir, bu da fiyatların bozulması demek” dedi. Çin’in pazar payı kazanmasının yalnızca fiyat avantajıyla açıklanamayacağını söyleyen Olpak, finansman kapasitesinin de önemli bir unsur olduğuna dikkat çekti, “Çin finansmanda masaya 20 küsur yılla oturuyor, biz ise OECD’ye tabiyiz” dedi. İhracatçının serbest kur talebine ilişkin de konuşan Olpak, ithalatı ihracatından yüksek olan bir ülkede kur artışının iç fiyatlara olumsuz yansıyacağını ve bir çözüm olarak görülemeyeceğini ekledi.
OTOMOBİLCİ AB’YE TEPKİLİ
Koç Holding Otomotiv Grubu Başkanı Haydar Yenigün, Avrupa’nın Türkiye’yi yeni otomotiv ekosisteminin dışında bırakmasının hem Avrupalı üreticilere hem de bölgenin tedarik zincirine zarar vereceğini söyledi. Cnbc-e’de gazeteci Emre Özpeynirci’nin sorularını yanıtlayan Yenigün, Türkiye’nin güçlü otomotiv üretim altyapısına dikkat çekerek Çinli üreticilerle kurulacak ortaklıkların sektörü daha da güçlendireceğini belirtti.
Çinli şirketlerle Türkiye arasında yeni anlaşmalar beklediğini ifade eden Yenigün, “Çinlilerle 1-1.5 aya kalmaz anlaşma yapılacağını düşünüyorum. Buna kesinlikle inanıyorum” dedi. Avrupa’nın “Made in Europe” yaklaşımında Türkiye’yi kapsam dışında bırakmasına da değinen Yenigün, Türkiye’nin Avrupa otomotiv sanayisinin tedarik zincirindeki rolünü hatırlattı.
Yenigün, Avrupa’nın Türkiye’yi yeni otomotiv ekosisteminin dışında bırakmasının hem Avrupa üreticileri hem de tedarik zinciri açısından olumsuz sonuçlar doğuracağını savunarak “Avrupa bizi dışarıda bırakırsa büyük bir hata yaptığını anlayacak” dedi. Yenigün, şirketlerin farklı senaryolara karşı üretim planlarını hazırladığını da belirtti. Türkiye ile Çin arasında otomobil ithalatına yönelik ek vergiler ve ithalat koşulları nedeniyle DTÖ’ye taşınan anlaşmazlıkta ise görüşmeler sürüyor.
İlgili Konular: #ABD #Çin #ihracat
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.