1 Ekim 2026, Perşembe · 04:21 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

ÖRSAD/Kurt: Tekstil makineleri ikinci el piyasasında bile satılamıyor

Tekstilde sipariş ve kapasite kaybının bazı işletmeleri kapanma noktasına getirdiğini söyleyen ÖRSAD Başkanı Fikri Kurt, kimi sanayicilerin makinelerini ikinci el piyasasında dahi satamadığını belirtti. Kurt, Türkiye'nin…

YAYINLAMA 01 Ekim 2026 00:00

GÜNCELLEME 01 Ekim 2026 00:32

Ekonomim haberlerini Google'da daha sık görün Ekonomim'i tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyerek nitelikli haberlere daha kolay ulaşın.

Takip Et

YENER KARADENİZ / İSTANBUL

Örme Sanayicileri Derneği (ÖRSAD) Başkanı Fikri Kurt, tekstilde sipariş ve kapasite kaybının bazı işletmeleri kapanma noktasına getirdiğini söyledi. Kimi sanayicilerin makinelerini ikinci el piyasasında dahi satamadığını belirten Kurt, Türkiye’nin iplikten hazır giyime uzanan üretim zincirini koruması gerektiğini vurguladı.

Düşük maliyet için üretimi yurt dışına taşıma önerilerine karşı çıkan Kurt, teknik tekstil ve yüksek katma değerli moda ürünlerine yönelme çağrısı yaptı. Konkordato süreçlerinde alacaklı üreticilerin de korunmasını isteyen Kurt; sanayi planlaması, mesleki eğitim, ödeme disiplini ve kayıt dışılıkla mücadelenin güçlendirilmesini önerdi.

Tekstil ve hazır giyim sektöründe yaşanan daralmaya ilişkin değerlendirmelerini paylaşan Fikri Kurt, üretim kapasitesindeki düşüşün işletmelerin geleceğini tehdit ettiğini söyledi. Kurt, kendi gözlemlerine göre bazı tekstil işletmelerinde kapasite kullanımının yüzde 50–60 düzeyine kadar gerilediğini, faaliyetini durduran firmaların bulunduğunu belirtti.

Makineler hurda fiyatına bile almıyorlar

Kira yükünü karşılamakta zorlanan sanayicilerin makinelerini hurda bedeline veya 5 bin–10 bin dolar gibi fiyatlarla ikinci el piyasasında satmaya çalıştığını, buna rağmen alıcı bulamadığını öne sürdü. Kurt, üretim yapan şirketler üzerindeki baskı artarken ithalat amacıyla kurulan şirketlerin çoğaldığını savundu. Türkiye’nin üretimden uzaklaşıp ithalata bağımlı hale gelmesinin büyümeye, istihdama ve ihracata zarar vereceğini belirterek sanayinin korunmasını istedi. Savunma sanayisindeki gelişmenin önemli olduğunu ancak ülkedeki bütün üreticilerin bu alanda faaliyet göstermesinin mümkün olmadığını söyleyen Kurt, tekstilin de ekonomik yapının temel parçalarından biri olarak görülmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin tekstilde uzun yıllar içinde oluşturduğu altyapıya dikkat çeken Kurt, iplik, kumaş, aksesuar, yan sanayi ve hazır giyimin birbirini tamamlayan bir üretim zinciri oluşturduğunu söyledi. Bu zincirin bir halkasındaki kaybın diğer alanları da etkileyeceğini belirten Kurt, “Üretim kabiliyetimizi ülke olarak kaybetmememiz lazım” dedi.

Ucuz üretim yerine katma değer artmalı

Kurt’a göre sektörün çıkış yolu, Avrupa pazarına daha düşük fiyat verebilmek için sürekli maliyet kısmaya çalışmaktan geçmiyor. Sanayicilerin mevcut bilgi birikimi ve becerilerini teknik tekstile, yenilikçi kumaşlara ve daha yüksek katma değerli moda ürünlerine yöneltmesi gerektiğini söyleyen Kurt, basit ürünlerde yüksek hacimle düşük kazanç elde etme anlayışının değişmesini istedi. Daha az miktarda, daha nitelikli ve daha yüksek gelir sağlayan üretimin hedeflenmesi gerektiğini belirtti. Türk tekstilinin yalnızca dış koşullar nedeniyle rekabet gücü kaybetmediğini de ifade eden Kurt, sektörün kendi tercihlerini gözden geçirmesi çağrısında bulundu. Geçmişte kısa vadeli kazanç sağlayan kararların uzun vadeli sorunlar yaratabileceğini söyleyen Kurt, “Kendimiz ettik, kendimiz bulduk. Şimdi pahalı ülke konumuna geldik, fiyat tutturamıyoruz” değerlendirmesini yaptı. Küresel tekstil üretiminde Türkiye dışında da güçlü rakipler bulunduğunu belirten Kurt, maliyet artışlarının yanı sıra sektörün eksiklerini ve yanlışlarını da açıkça tartışması gerektiğini dile getirdi.

Yurt dışına taşınmaya itiraz

Üretimin daha ucuz ülkelere taşınmasını kalıcı bir çözüm olarak görmediğini belirten Kurt, şirketlerin bilgi birikimlerini ve üretim yeteneklerini Türkiye’de değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Düşük maliyet arayışıyla gidilen ülkelerde de zamanla yeni sorunlarla karşılaşılabileceğini ifade eden Kurt, sektör kuruluşlarının Türk üreticilere başka ülkelerde tesis kurmayı önermek yerine Türkiye’deki işletmelerin dönüşümüne odaklanmasını istedi. Özellikle yurt dışındaki ortaklıklar ve yatırım koşulları konusunda sanayicilerin dikkatli davranması gerektiğini savunan Kurt, Özbekistan’da Türk şirketlerinin yatırımlarıyla ilgili hak kaybı yaşadığı yönünde duyumları olduğunu söyledi.

"Konkordato sistemi alacaklıyı da gözetmeli"

Fikri Kurt'un bir diğer uyarısı, tekstil sektöründeki ödeme zincirine ilişkin oldu. Üretici şirketlerin sattıkları ürünlerin bedelini tahsil edememe endişesi yaşadığını belirten Kurt, bunun yeni sipariş alma ve mal verme kararlarını etkilediğini söyledi. Konkordatonun bazı durumlarda kötüye kullanıldığını ileri sürerek borçlu işletmenin faaliyetini sürdürmesine yönelik tedbirler alınırken alacaklı üreticinin de korunmasını ifade etti.

"Alacağını alamayan sanayici, kendi borcunu da ödeyemez duruma geliyor" diyen Kurt, ödeme güçlüğünün tedarik zinciri boyunca başka işletmelere yayıldığını savundu. Borçlu şirket sahiplerinin, geçmişte edindikleri varlıklar dahil olmak üzere şirketlerini ayakta tutacak kaynak yaratma sorumluluğunu da üstlenmesi gerektiğini söyleyen Kurt, kamu ve özel bankaların, alacaklıların ve üreticilerin durumunu birlikte gözeten bir yaklaşım geliştirmesini istedi. Kurt açıklamasında, konkordato ve iflas erteleme süreçlerinden yararlanan şirketlerin sayısına ve bazı işlemlerin usulsüz olduğuna ilişkin rakamlar da paylaştı. Ayrıca yetki iptalleri ve para cezaları uygulandığını ileri sürdü. Bu sayı ve iddiaları destekleyen karar veya resmi veri açıklamayla birlikte paylaşılmadığından, bunlar doğrulanmış toplamlar olarak habere alınmadı. Kurt, kötüye kullanım şüphesi bulunan dosyaların incelenmesini ve haksız uygulamalara izin verilmemesini talep etti.

Çözüm önerilerinde neler var?

Sektöre yönelik çözüm önerilerini de sıralayan Kurt, ithalat ile yurt içi üretim kapasitesinin birlikte değerlendirilmesini ve sanayi planlamasının güçlendirilmesini istedi. Türkiye'de üretilebilecek ürünlerin ithalatı karşısında yerli üreticinin durumunun incelenmesi gerektiğini belirten Kurt, denetimlerin artırılması ve haksız uygulamalarla mücadele edilmesi çağrısında bulundu. Mesleki eğitimi sanayinin geleceği açısından önemli gördüğünü söyleyen Kurt, meslek okullarının geliştirilmesini ve üretimde ihtiyaç duyulan zanaatkârların yetiştirilmesini önerdi. Ticari uyuşmazlıkların ve alacak davalarının daha kısa sürede sonuçlandırılmasını isteyen Kurt, kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin de daha etkin yürütülmesi gerektiğini ifade etti. Kurt, sanayiciler arasında güvenin yeniden kurulması için ticari ahlakın ve ödeme disiplininin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. İhracat performansının değerlendirilmesinde yalnızca satış tutarlarına bakılmamasını isteyen Kurt, vergisini düzenli ödeyen ve kayıtlı çalışan işletmelerin de öne çıkarılmasını önerdi. Hayali ihracat iddialarının titizlikle incelenmesi gerektiğini belirterek ödüllendirme mekanizmalarının gerçek üretimi ve vergilendirilmiş kazancı esas almasını istedi.

Kaynak: Ekonomim
İlgili Haberler
Borsa Akaryakıtta yeni dönem: Eşel mobil sistemi sona erdi! CNN Türk Para · 29 dk önce Borsa Borsada sert satış: Bazı hisselerde kayıp yüzde 98'e yaklaştı Borsanın Gündemi · 1 saat önce Borsa SPK açıkladı: İşte tasfiye edilen fonlarda ara ödeme planı... Ekonomim · 1 saat önce Borsa Fon krizi sonrası kritik adım: Borsa işlemlerinde yeni kurallar geliyor Borsanın Gündemi · 1 saat önce Borsa Trump'tan dizel ihracatı için yasak sinyali Borsanın Gündemi · 2 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.