YAYINLAMA 01 Ekim 2026 09:09
GÜNCELLEME 01 Ekim 2026 09:11
Sermaye piyasalarında patlak veren fon krizinin etki alanına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Alçın, sorunun sanılanın aksine kısıtlı bir kitleyle sınırlı kalmadığını dile getirdi. İlk halkanın fonlardaki yaklaşık 488 bin doğrudan yatırımcıdan oluştuğunu kaydeden Prof. Dr. Alçın, temerrüte düşen veya SPK tarafından dondurulan bu fonlara yatırım yapan diğer fonların da bulunduğunu ifade etti. Farkında olmadan dolaylı olarak bu riskli fonların kağıtlarını sepetlerinde barındıran diğer fon yatırımcılarının ve Borsa İstanbul'daki değer kayıplarından etkilenen borsacıların eklenmesiyle halkanın genişlediğini belirten Prof. Dr. Alçın, aileleriyle birlikte düşünüldüğünde krizin Türkiye genelinde yaklaşık 25 ila 30 milyon insanı doğrudan ilgilendiren bir servet kaybına yol açtığını vurguladı.
Reel sektör ve şirketler üzerindeki baskı
Krizin sadece bireysel yatırımcıları değil, reel sektörü de olumsuz etkilediğine dikkat çeken Prof. Dr. Alçın, yüksek enflasyon ortamında nakit ihtiyacı duyan yatırımcıların yanı sıra firmaların da ciddi bir darboğazla yüzleştiğini söyledi. Bankaların, teminat olarak fon gösteren şirketlerden teminat değiştirme talebinde bulunduğunu veya kredileri geri çağırmaya başladığını aktaran Prof. Dr. Alçın, bu durumun şirketlerin nakit yönetiminde büyük sıkıntılar yarattığını belirtti.
Bankacılık sistemi ve sıçrama riski
En kötü senaryonun henüz geride kalmamış olabileceğine işaret eden Prof. Dr. Alçın, krizin bankacılık sistemine sıçrama riskine karşı uyardı. 2001 krizinin ardından BDDK başta olmak üzere kurulan yapılar ve güçlü sermaye yeterlilik rasyoları sayesinde bankacılık sektörünün görece sağlam durduğunu ifade eden Prof. Dr. Alçın, buna karşın sıçrama riskinin göz ardı edilmemesi gerektiğini bildirdi. Atılacak eksik bir adımın ya da yanlış bir kararın ileride bankacılık sektörüne doğru yürüyen bir krizin yapı taşını oluşturabileceğini belirten Prof. Dr. Alçın, düzenleyici kurumların ve politika yapıcıların rehavete kapılmadan temkinli hareket etmesi gerektiğinin altını çizdi.
“Yaşanan tablo sistemik bir soruna dönüştü”
Yaşanan tablonun birkaç kişinin ihmali ile açıklanamayacak sistemik bir soruna dönüştüğünü vurgulayan Prof. Dr. Alçın, yasal ve kurumsal düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Doğru ve kararlı adımlar atılarak irinin tam anlamıyla boşaltılması durumunda piyasalarda güven ortamının yeniden tesis edilebileceğini kaydeden Prof. Dr. Alçın, bu sayede yabancı yatırımcıların güvenle Türkiye piyasalarına gelebileceğini ve Borsa İstanbul'da hak ettiği değerin altında kalan şirketlerin de gerçek değerine ulaşabileceğini sözlerine ekledi.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.