YAYIN TARİHİ, 01 Ekim 2026 16:55 GÜNCELLEME, 01 Ekim 2026 17:00
Fransa'nın 10 yıllık devlet tahvili faizi yüzde 4,94'e yükselerek 2002'de görülen seviyelere yaklaştı. Ülkenin kamu borcu 3,6 trilyon euroya ulaşırken, Fransa ile Almanya'nın 10 yıllık tahvil faizleri arasındaki fark 14 yılın en yüksek seviyesine çıktı.
Fransa hükümeti üzerindeki baskı artarken, ülkenin 10 yıllık borçlanma faizi 1 Ekim Perşembe günü saat 10.00'da yüzde 4,94'e yükseldi. Faiz, çarşamba gününü yüzde 4,85 seviyesinde tamamlamıştı. Fransız devlet tahvillerinin ikincil piyasadaki getirisi 2002 yılında yüzde 4,91'e ulaşmıştı.
Daha önemlisi, söz konusu borçlanma faizi yaklaşık 40 yılın en sert çeyreklik artışını kaydederken, aylık bazda da 2022'den bu yana en güçlü yükselişi gerçekleştirdi.
Euronews'in haberine göre faizdeki son yükseliş, Fransa hükümetinin 2027 bütçesine ilişkin çerçeveyi açıkladığı gün, yatırımcıların Fransız kamu borcuna yönelik endişelerinin arttığını gösteriyor. Fransa'da 1973'ten bu yana dengeli bütçe kaydedilmemiş olması da hükümetin önündeki zorluğu artırıyor.
Fransa Başbakanı Sébastien Lecornu, bir gün önce yaptığı açıklamada, borçlanma maliyetlerindeki artış konusunda kamuoyundaki uyarıların "neredeyse fark edilmemesinden" duyduğu üzüntüyü dile getirmişti.
Lecornu, X hesabından yaptığı paylaşımda, "Enerji kaynaklı gerilimler birçok ülkede faizleri yukarı çekiyor. Fransa'da ise cumhurbaşkanlığı seçimi öncesindeki siyasi belirsizlik bu baskıyı artırıyor." ifadelerini kullandı.
Başbakan, "Bu zorlukların üzerine istikrarsızlık eklemeyelim." değerlendirmesinde bulundu.
Lecornu ayrıca, "Daha fazla faiz ödemek, ülkenin öncelikleri için daha az kaynak anlamına geliyor. Bu gerçek herkes için geçerli: hükümet, parlamento ve cumhurbaşkanı adayları. Gerçeklik bizi yakalıyor." dedi. Başbakan daha önce 54 milyar avroluk tasarruf yapmayı planladığını açıklamıştı.
Fransa-Almanya faiz farkı 14 yılın zirvesinde
Faizlerdeki yükselişin yanı sıra durumun ciddiyeti, Avrupa'da gösterge niteliğindeki Almanya ile Fransa arasındaki farkta da görülüyor.
Almanya'nın 10 yıllık borçlanma faizi perşembe günü yüzde 3,61 seviyesinde bulunuyordu. Bu oran, Fransa'nın faizinin yaklaşık 1,30 puan altında.
Fransa ile Almanya arasındaki bu fark, Franco-German spread olarak adlandırılıyor ve 14 yılın en yüksek seviyesine ulaşmış durumda.
Faizlerdeki yükseliş Avrupa borsalarına da yansıdı. Perşembe sabahı Paris'te CAC 40 yüzde 1,4'ten fazla gerilerken, Londra'da FTSE 100 yüzde 1,8, Frankfurt'ta DAX yüzde 1,1 düştü.
Fransa'nın borcu 3 trilyon 596 milyar euroya ulaştı
Hükümet üzerindeki baskı, kamu borcunun Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un iki döneminde rekor seviyelere ulaşması nedeniyle daha da artıyor. Yükselen borç, yatırımcıları endişelendirirken gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanlığı seçiminin de önemli gündem maddelerinden biri haline geliyor.
Fransa'nın kamu borcu 3 trilyon 596 milyar avroya ulaşmış durumda. Bu rakam ülkenin gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYH) yüzde 119'una karşılık geliyor.
Bu nedenle zayıflayan kamu maliyesinin gelecek yılki seçim kampanyasının temel gündemlerinden biri olması bekleniyor.
Borç sorununa yönelik önerilerden biri ise ülkede tartışmalara yol açıyor. La France insoumise hareketinin cumhurbaşkanı adayı Jean-Luc Mélenchon, Avrupa Merkez Bankası'nın elinde bulunan Fransız devlet tahvillerinin iptal edilmesini önerdi.
Mélenchon, bu yolla kamu harcamaları için kaynak yaratılabileceğini ve yatırımlar için daha fazla imkan sağlanabileceğini savunuyor.
Ancak Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde bu öneriyi hızla reddetti. Lagarde, böyle bir uygulamanın merkez bankalarının devletleri finanse etmesini yasaklayan Avrupa Birliği antlaşmalarının "açık ve basit bir ihlali" olacağını belirtti.
Lagarde ayrıca Fransa'nın bugün borcunu dondurması halinde, yeniden piyasalardan borçlanmaya başladığında kreditörlerin ülkeye ağır şartlar dayatabileceğini veya Fransa'ya yeniden borç vermeyi tamamen reddedebileceğini ifade etti.
Fransa Ekonomi Bakanlığı'na göre ülkenin borcu farklı yatırımcı gruplarına dağılmış durumda. Borcun dörtte biri Fransız yatırımcıların, dörtte biri euro bölgesi yatırımcılarının, bir diğer dörtte biri ise euro bölgesi dışındaki yatırımcıların elinde bulunuyor.
Kalan yüzde 25'lik bölüm ise Avrupa Merkez Bankası'nın para politikası kapsamında yaptığı alımlar çerçevesinde Fransa Merkez Bankası tarafından tutuluyor.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.