Küresel piyasalar haftanın son işlem gününe tahvil faizi, güçlü dolar ve yüksek petrolün ortak baskısıyla giriyor. ABD 10 yıllık faizi 24 yılın zirvesini görürken Asya borsaları geriledi, gözler ABD istihdam verisine çevrildi.
Murat Ali Oral 02 Ekim 2026 07:20 02 Ekim 2026 07:32 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Küresel piyasalarda haftanın son işlem gününde üç ayrı risk aynı anda fiyatlamayı zorluyor. ABD tahvil faizleri çok yıllık zirveleri test ederken dolar güçleniyor, petrol ise 100 doların üzerinde kalıyor. Baskı cuma sabahı Asya borsalarına da satış olarak yansıdı.
ABD tahvil faizi 24 yılın zirvesini gördü
Piyasaların merkezindeki en güçlü hareket yeniden ABD tahvil cephesinde yaşandı.
ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,34’e çıkarak 2002’den bu yana görülen en yüksek seviyeyi test etti. Faiz daha sonra geri çekilerek Asya işlemlerinde yüzde 5,25 çevresinde dengelendi.
Uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükseliş yalnız günlük bir hareketle sınırlı kalmıyor. ABD 10 yıllık faizi son çeyrekte 32 yılın en sert yükselişlerinden birini kaydetti.
Yüksek petrol fiyatlarının enflasyonu canlı tutabileceği endişesi ile kamu borçlanmasına ilişkin kaygılar, yatırımcıların uzun vadeli tahviller için daha yüksek getiri talep etmesine yol açıyor.
Avrupa’da Fransa riski büyüyor
Tahvil baskısının ikinci merkezi Avrupa oldu. Fransa ile Almanya’nın 10 yıllık devlet tahvilleri arasındaki faiz farkı 140 baz puanın üzerine çıkarak 2012’deki Euro Bölgesi borç krizinden bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştı.
Fransa’nın yüksek bütçe açığı ve artan borç yükü, ülkenin borçlanma maliyetlerini yukarı taşırken Avrupa piyasalarında da risk algısını bozuyor.
Bu hareket yalnız tahvil piyasasında kalmadı. Euro dolar karşısında 1,1215 seviyesine kadar gerileyerek Mayıs 2025’ten bu yana en düşük seviyesini gördü.
Dolar 17 ayın zirvesine çıktı
Yüksek ABD tahvil faizleri doların küresel piyasalardaki gücünü artırıyor. Euro karşısında yaklaşık 17 ayın en yüksek seviyesine çıkan dolar, özellikle enerji ithalatçısı ülkeler açısından ikinci bir maliyet baskısı oluşturuyor.
Petrolün dolar üzerinden fiyatlanması nedeniyle aynı anda hem ham petrol fiyatının hem doların yükselmesi, ithalatçı ekonomiler için enerji maliyetini iki kanaldan artırabiliyor.
Bu tablo gelişmekte olan ülke para birimleri ve dış finansmana bağımlı piyasalar açısından da yakından izleniyor.
Petrol 102 doların üzerinde
Üçüncü baskı enerji cephesinden geliyor. Brent petrolün varil fiyatı cuma sabahı 102 doların üzerinde kalırken ABD tipi ham petrol yaklaşık 93 dolar seviyesinde işlem görüyor.
Orta Doğu’daki askeri hareketlilik, küresel enerji arzına ilişkin endişeler ve Çin’in petrol ürünü ihracatını durdurması son günlerde fiyatları yukarı taşıyan başlıca unsurlar arasında yer alıyor.
Petrolün 100 doların üzerinde kalıcı hale gelmesi, merkez bankalarının enflasyonla mücadelesini zorlaştırabilecek en önemli risklerden biri olarak görülüyor.
Asya borsalarına satış geldi
Tahvil, dolar ve petrol cephesindeki baskı haftanın son işlem gününde Asya piyasalarına da yansıdı.
MSCI Asya-Pasifik endeksi Japonya hariç yüzde 0,5 gerilerken endeks haftalık bazda yaklaşık yüzde 1,7 kayba yöneldi.
Japonya’da Nikkei Endeksi de sabah işlemlerinde yüzde 0,7 düştü. Çin ana kara piyasaları ise resmi tatil nedeniyle kapalı bulunuyor.
Wall Street bir önceki seansı sınırlı yükselişlerle tamamlamış olsa da tahvil piyasasındaki sert hareket, hisse senetlerinde kırılganlığın devam ettiğini gösteriyor.
ABD vadelileri artıda, Avrupa temkinli
ABD endeks vadeli kontratları tarım dışı istihdam verisi öncesinde sınırlı yükselişe işaret ediyor. Son işlemlerde S&P 500 vadeli endeksi yaklaşık yüzde 0,2, Dow Jones vadeli endeksi yüzde 0,2 ve Nasdaq 100 vadeli endeksi yüzde 0,4 yükseldi.
Avrupa tarafında ise görünüm daha zayıf. Euro Stoxx 50 vadeli kontratları erken işlemlerde yaklaşık yüzde 0,2 gerilerken DAX vadeli endeksi yüzde 0,1 civarında ekside seyrediyor. CAC 40 ve FTSE 100 vadeli kontratlarında da yön yataya yakın ancak hafif negatif.
Vadeli piyasalardaki ayrışma, ABD’de tahvil faizlerinin zirveden bir miktar geri çekilmesinin hisse senetlerine sınırlı destek verdiğini; Avrupa’da ise yüksek faizler, Fransa’nın borçlanma maliyetleri ve enerji fiyatlarının risk iştahını baskılamaya devam ettiğini gösteriyor. ABD’de günün yönünü belirleyecek ana katalizör ise açıklanacak istihdam verisi olacak.
Bugünün ana riski ABD istihdam verisi
Piyasaların önündeki bir sonraki kritik gelişme ABD’den gelecek istihdam verisi.
Güçlü bir istihdam rakamı, ekonominin yüksek faizlere rağmen dirençli kaldığı algısını güçlendirerek tahvil faizlerinde yeniden yükseliş ve dolarda yeni değer kazancı yaratabilir.
Beklentilerin altında kalacak bir veri ise faiz artışı baskısını azaltarak tahvil piyasasında rahatlama sağlayabilir.
Bu nedenle cuma günü açıklanacak istihdam rakamı yalnız ABD borsaları açısından değil; dolar, altın, petrol ve gelişmekte olan ülke piyasaları açısından da haftanın son büyük fiyatlama başlığı olacak.
Türkiye için üç ayrı kanal
Türkiye açısından küresel tablonun üç ayrı etkisi bulunuyor.
Yüksek petrol enerji ithalat maliyetini artırabilirken güçlü dolar dış finansman koşullarını sıkılaştırabilir. ABD tahvil faizlerindeki yükseliş ise küresel sermayenin daha yüksek getirili güvenli varlıklara yönelmesine neden olarak gelişmekte olan piyasalar üzerindeki baskıyı artırabilir.
Bu nedenle petrol, dolar ve ABD tahvil faizinin aynı anda yüksek kalması; Borsa İstanbul, döviz piyasası ve altın fiyatlamaları açısından dışarıdan gelen riskin gücünü artırıyor.
Kaynak: HABER MERKEZİ
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.