Sosyal güvenlik mevzuatına göre, 5510 sayılı Kanun’un 4/a (SSK) ve 4/c (Emekli Sandığı) kapsamında sigortalı sayılan kişileri çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar “işveren” olarak kabul edilmektedir.
Sosyal güvenlik açısından işveren sayılmanın temel unsuru, 4/a veya 4/c kapsamında sigortalı sayılan kişileri çalıştırmaktır. Bu nitelikte bir kişiyi çalıştırmayanlar, sosyal güvenlik yönünden işveren olarak kabul edilmemektedir.
İşveren kadar, işveren vekilinin kim olduğu da iş hukuku, sosyal güvenlik hukuku ve iş sağlığı ve güvenliği açısından önem taşımaktadır.
Çünkü işveren için öngörülen yükümlülüklerden işveren vekilleri de sorumlu tutulmaktadır.
Genel olarak işveren vekili; işveren adına hareket eden, işin, işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev alan kişiyi ifade etmektedir.
5510 sayılı Kanun’un 12. maddesinde, işveren adına ve hesabına, işin veya görülen hizmetin bütününün yönetim görevini yapan kimse işveren vekili olarak tanımlanmış, Kanunda geçen işveren deyiminin işveren vekilini de kapsadığı belirtilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesinde ise, “İşveren adına hareket eden ve işin, işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev alan kimselere işveren vekili denir. İşveren vekilinin bu sıfatla işçilere karşı işlem ve yükümlülüklerinden doğrudan işveren sorumludur. Bu Kanunda işveren için öngörülen her çeşit sorumluluk ve zorunluluklar işveren vekilleri hakkında da uygulanır. İşveren vekilliği sıfatı, işçilere tanınan hak ve yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Sosyal güvenlik yönünden işveren vekili
Bir kişinin sosyal güvenlik mevzuatı kapsamında işveren vekili olarak sorumlu tutulabilmesi için belirli unsurların birlikte bulunması gerekmektedir.
Buna göre, sosyal güvenlik yönünden işveren vekili sayılabilmek için işin veya görülen hizmetin bütününü yönetmek ve işveren adına ve hesabına hareket etmek unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
İşin bütününü yönetme koşulu arandığından, gerekli görevlendirmenin yapılması hâlinde bir fabrikanın genel müdürü işveren vekili sayılabilir. Buna karşılık, aynı fabrikanın pazarlama, insan kaynakları ve üretim gibi ayrı birimleri ile bu birimlerin ayrı müdürleri bulunuyorsa, söz konusu birim müdürleri işveren vekili sayılmayacaktır.
İşveren vekilinin yükümlülük ve sorumlulukları
İşveren vekili, sosyal güvenlik mevzuatında öngörülen yükümlülükler bakımından işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaktadır.
Bu yükümlülüklerden bazıları aşağıda özet olarak belirtilmiştir.
- İşyeri bildirgesinin süresinde verilmesi
- Sigortalı işe giriş bildirgesinin verilmesi
- Aylık prim ve hizmet belgelerinin zamanında ve doğru biçimde bildirilmesi
- Sigorta primlerinin süresinde ödenmesi
- İş kazaları ve meslek hastalıklarının SGK’ye bildirilmesi
- İşyeri kayıtlarının denetime hazır tutulması
Bu yükümlülüklerin ihlali hâlinde, yalnızca işveren değil, söz konusu işlemleri ihmal eden veya yerine getirmeyen işveren vekilleri de müteselsilen sorumlu tutulabilecektir.
Örneğin, işveren vekili, ödenmeyen sigorta primi borçlarından işveren gibi sorumlu olacaktır. Benzer şekilde, iş kazası ve meslek hastalığı olaylarında yerine getirilmemiş iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinden işverenle birlikte işveren vekili de sorumlu tutulacaktır.
Diğer taraftan, işverenin aynı anda birden fazla kişiye çeşitli konularda vekâlet vermesi mümkündür.
Vekâlet verilen bu kişilerden biri işveren vekili olarak atanabileceği gibi, bunların dışında başka bir kişinin de işveren vekili olarak görevlendirilmesi mümkündür.
Bu nedenle, işverenin herhangi bir işi kendi adına yerine getirmesi için vekâletle yetkilendirdiği her kişi işveren vekili olarak kabul edilmez. Sorumluluk bakımından, işveren vekiline verilen temsil yetkisinin işin, işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev almayı da kapsaması gerekmektedir.
Yönetimde görev verilmemişse, yalnızca temsil yetkisi bulunan kişiler sosyal güvenlik mevzuatı bakımından işveren vekili olarak kabul edilemez.
Örneğin, işverenin bir işçisine, muhasebecisine veya başka bir kişiye yalnızca bankadan para çekme, e-Sigorta kullanıcı kodu ve şifresi alma ve kullanma ya da noter işlemlerini yürütme gibi konularda vekâlet vermesi, tek başına o kişiyi “işveren vekili” yapmayacaktır.
Sosyal güvenlik yönünden işveren vekili; işveren adına ve hesabına, işin veya görülen hizmetin bütününü yöneten kişi olduğundan, gerçek veya tüzel kişi bir işverenin aynı vergi veya T.C. kimlik numarası altında 5510 sayılı Kanun kapsamında birden fazla işyerinin bulunması hâlinde, her bir işyerinin sorumlusu işveren vekili olarak kabul edilmez. Bu durumda, işveren adına tescilli bütün işyerlerinden sorumlu olan kişi işveren vekili sayılır.
Örneğin, X Bankasının Türkiye genelinde ayrı ayrı tescil edilmiş şubelerinin müdürleri işveren vekili sayılmaz. X Bankasının yönetim kurulunca işveren vekili olarak yetkilendirilmiş kişi; böyle bir yetkilendirme yoksa genel müdür veya yönetim kurulu başkanı işveren vekili olarak kabul edilecektir.
İşveren vekili sayılan kişiler nelere dikkat etmeli?
Sosyal güvenlik mevzuatında işverenler için çok sayıda yükümlülük, bu yükümlülüklere uyulmaması hâlinde ise idari ve mali yaptırımlar öngörülmüştür. Ayrıca, diğer bazı kamu düzenlemelerinden farklı olarak sosyal güvenlik alanında zamanaşımı süresi daha uzun ( 10 yıl) olarak belirlenmiştir.
Dolayısıyla işveren vekilleri, sosyal güvenlik yükümlülükleri bakımından işverenle birlikte sorumlu olduklarından, yerine getirilmeyen yükümlülükler nedeniyle hukuki, mali ve cezai yaptırımlarla karşılaşabilecektir.
Örneğin, işveren vekili yetkisine sahip yönetim kurulu başkanı, genel müdür veya genel müdür yardımcısı gibi üst düzey yöneticiler, görev yaptıkları döneme ait sosyal güvenlik borç ve cezalarından işverenle birlikte şahsi mal varlıklarıyla sorumlu tutulmaktadır. Bu sorumluluk, işten ayrıldıktan sonra da zamanaşımı süresi boyunca devam etmektedir.
Bu nedenle, işveren vekili konumundaki kişilerin görev yaptıkları süre boyunca şirketin ve işyerlerinin sosyal güvenlik yönünden herhangi bir risk taşıyıp taşımadığını gözetmeleri önemlidir.
Sonuç olarak, işveren vekilliği yalnızca yönetsel bir konum değil, aynı zamanda ciddi hukuki, mali ve cezai sorumluluklar içeren bir statüdür. Sosyal güvenlik hukuku bakımından işveren vekilleri, işverenle birlikte müteselsilen sorumlu olduklarından, bu görevi üstlenen kişilerin yetki alanlarını ve sorumluluklarını iyi bilmeleri, mevzuat değişikliklerini yakından takip etmeleri ve yükümlülüklerin yerine getirilmesini titizlikle gözetmeleri önem taşımaktadır.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.