Burada derin bir iç huzuruyla bulunuyorum; dünyevi hayatta, ateşli mücadele arenasının fikirlerini savunmak için çoğu zaman amansız bir sertlik dili kullanmaya zorladığı gerçeğine rağmen, bir Mason olarak statümü asla inkâr etmedim ve aksine, kendi siyasi evimde, cehalet veya uzlaşmazlık nedeniyle Sosyalist Parti içinde Masonların bir arada yaşamasına engel olma girişimleri olduğunda, düzenli ve aktif bir Mason olduğumu ve Sosyalist Parti bu uyumsuzluğu kurduğu gün, tıpkı locanın, hayal bile edilemeyecek bir şekilde, bir Kardeşin düşüncesine kısıtlamalar getirmek istediği gün gibi, saflarından ayrılacağımı belirterek en temel görevimi yerine getirdim.
…Peki, eşitlik, kardeşlik ve özgürlük için mücadele ettiğimizi savunan biz Masonlar, dünyayı sarsan ve Şili'de yankı bulan bu sürecin dışında nasıl kalabiliriz? Üstadımız, Masonluğun dünya barışı, adalet ve uluslararasında kardeşlikten bahsettiği 1943 Birinci Masonik Konvansiyonu'nun anlaşmalarını hatırlamadı mı?
…Bizim için ve özellikle bizim için diyorum, bir Kardeşin Marksizmin bilimsel yönteminin ona tarihi anlama olanağı sağladığını düşünmesi ile Masonik ilkelerden vazgeçmediğini söylemek arasında bir çelişki olmadığına inanıyorum ve bunu savunma hakkına sahip olduğuma da inanıyorum.
Eğer tapınaklarda bana öğretilen kardeşliğe inanıyorsam, eğer tapınaklarda bana öğretilen eşitliğe inanıyorsam, eğer tapınaklarda bana özgürlükten bahsedildiğinin doğru olduğunu düşünüyorsam, ülkeler arasındaki güç dengesi açısından güçlülerin zayıfları ezdiği bir dünyada kardeşliğin olabileceğini hayal edemiyorum.
Bazı ulusların diğerlerini sömürdüğü, bu ulusların da onlar yüzünden ekonomik olarak zayıfladığı bir dönemde insanlar arasında kardeşlik olabileceğine inanmıyorum.
…Saygıdeğer Üstat, ilkelerimizin bir değeri var mı yok mu? Eğer varsa ve Kardeşlerin de bunu hissettiğine inanıyorum, en azından bu dünyevi hayatta yalanlara, ihanete ve iftiraya karşı savunmasız bırakan zor bir görevi üstlenen bizler için anlayış göstereceklerdir.
(Dr. Salvador Allende,
Franklin Locası, Santiago,
14 Nisan 1970)
Bu söylev Salvador Allende'nin, 4 Eylül 1970'de gerçekleşen başkanlık seçimlerinde, yüzde 36 oyla birinci gelmeden 4,5 ay önce, Şili Büyük Locası'nın Büyük Tapınağı'nda yaptığı 80 dakikalık doğaçlama konuşmanın küçük bir bölümüdür.
Alıntılanan satırlardan da anlaşılacağı gibi, tarihin seçimle iktidara gelmiş ilk sosyalist devlet başkanı Salvador Allende masondur.
Söz konusu konuşmanın tam metnini incelendiğinde 2 amacı olduğu anlaşılıyor:
• İlki, konuşmanın neredeyse tümüne egemen olan, Allende'nin Masonluk ile sosyalist kimliği arasında kurduğu bağın açıklamasıdır.
• İkincisi ise sosyalist bir devlet başkanı adayı olarak Mason Kardeşliği'nin desteğini almaktı...
Marksizm ve Masonluk akımlarının sınıfsal açıdan birbirine karşıt olması bir yana, bu konunun özgünlüğü Allende'nin fikirlerinde, Şili'nin tarihsel sürecinde ve Latin Amerika bağımsızlıkçılığının temellerinde yatar.
Öncelikle, Allende'nin sosyalist kimliği 38 yıllık Masonluk süreci boyunca daima tartışma konusu olmuştu.
Hatta bu yüzden 1965'te başında olduğu 65 numaralı Hiram Locası'nda "Saygıdeğer Üstat"ken (Venerable Maestro) istifa mektubu göndermişti. Fakat istifası loca üyelerince reddedilmişti.
İşin ilginci, Allende'nin Masonluğu solcular değil, sağcılar tarafından ona karşı kullanılmaya çalışıldı.
Mercurio gazetesi Allende'nin Mason toplantısında çekilen bir resmini bile bastı.
Allende'nin ara verdiği Mason kimliği 1970 seçimleri sırasında bir televizyon programında sorulmuş ve o da "rüyada" ya da "uykuda" olmak gibi ikili anlamı olan "en sueño" kelimesini kullanarak cevap vermiş.
Basın bundan Allende'nin sosyalist idealler ile Masonluğu buluşturmak gibi bir rüya gördüğü ve uyandığı sonucunu çıkarmış.
Fakat Allende, Franklin Locası'ndaki toplantıda bu sözlerini aktif olmayan masonlar için kullanılan "durmiente", yani "uyur" kelimesiyle açıklıyor.
Belki Allende, siyasal bir kıvraklıkla aleyhine kullanılacak bir silahı tersine çevirmeyi amaçlamıştı.
Kesin olan şu ki Allende, Masonluk ile sosyalist idealleri özdeşleştirmekten hiç vazgeçmedi.
Salvador Allende, Cumhurbaşkanı olarak görev yaptığı süre boyunca, ülkesinde ya da dışarıda ziyaret ettiği her yerde Mason Locası toplantılarına katılmayı asla ihmal etmedi.
1971 yılında, Cumhurbaşkanı'yken, kendisi de bir Mason olan büyükbabası Ramón Allende Padín'in yağlı boya tablosunu Valparaíso'daki "Aurora" Locası No. 6'ya hediye etmişti.
Büyükbaba Allende, 1868'de bu locaya Mason olarak kabul edilmiş ve ardından 3 dönem üst üste Locanın Saygıdeğer Üstadı olarak görev yapmıştı.
"Kızıl Allende" lakabıyla anılan Dr. Ramón Allende Padín, Şili'de ilk laik okulu kuran önemli bir hekimdi.
Valparaíso'da işçilerin eğitimine kendini adadıktan sonra başkent Santiago'daki "Adalet ve Özgürlük Locası"na katıldı ve halk kütüphanelerinin kurulmasına öncülük etti.
Milletvekili ve senatör de seçilen büyükbaba Allende 1884'de Şili Büyük Locası tarafından Büyük Üstat olarak atandı.
Salvador Allende, 28 Ağustos 1971'de Cumhurbaşkanı sıfatıyla Kolombiya'ya yaptığı ziyarette de Kolombiya Büyük Locası'nı ziyaret etti. Ve orada şunları söyledi:
Masonluk yapısında ne sosyal hiyerarşiler ne de servetler vardır ve bu nedenle, bu kıtadaki büyük yenilenme sürecine katkısı sürekli olmalıdır. Bu, sözde az gelişmiş ülkelerde yaşanan aşağılayıcı ekonomik boyunduruktan kurtulmanın tek yoludur.
30 Kasım 1972'de ise Meksika Masonluğu'nu ziyaret etti ve burada Büyük Üstat Jorge A. Hernández Montes, "Benito Juárez" Locası No. 48 üyeleri ve diğer seçkin Masonlar tarafından karşılandı.
Allende, burada daha adil, özgür ve kardeşçe bir toplumun kurulması için yorulmadan mücadele etme inancını yeniden teyit etti.
48 numaralı "Benito Juárez" Locası Şili Cumhurbaşkanı Salvador Allende'ye Juárez Yılı Altın Madalyası'nı takdim etti.
Modern Meksika'nın kurucusu olan Benito Juárez, hem Masonluk hem de Latin Amerika bağımsızlığı için büyük bir kahramandır.
Juárez, 1858'den 18 Temmuz 1872'deki ölümüne kadar Meksika Başkanı olarak görev yapan, saf bir Zapotek yerlisi olan bir avukat, hukukçu ve politikacıydı.
Kiliseye karşı Reform Savaşı'nı ve İkinci Fransız Müdahalesi sırasında ülkesini yönettiği için ulusal egemenliğin, direnişin, özgürlüğün ve hukukun sembolü olarak kabul edilir.
1847'de Ulusal Mason Locası'na giren Benito Juárez tüm dereceleri tamamlayarak 1869'da Büyük Locanın ritüelini Büyük Üstat sıfatıyla yönetmiştir.
Fransız Devrimi'nin ilkelerini Amerika'ya taşıyan Masonluk siyasette ruhban sınıfının etkisine karşı rasyonel ve laik düşünceyi destekmişti.
Bu açıdan Fransız Devrimi'nin eşitlik, özgürlük ve kardeşlik şiarını benimsemiş olan bu elit teşkilatın bir asır arayla Benito Juárez ile Salvador Allende'yi aynı çatı altında birleştirmesi şaşırtıcı değildi.
Dahası Latin Amerika'da bağımsızlık ateşini yakanların en önemlileri yine Masonlukla ilişkiliydi.
Kıtayı İspanyol sömürgeciliğinden kurtaran Libertador'lar Simón Bolívar, Francisco de Miranda, Bernardo O'Higgins, José de Sucre, José de San Martín masonlukla bir şekilde ilişkiliydiler.
Bugünkü Panama, Venezuela, Kolombiya, Ekvador, Bolivya, Peru, Şili ve Arjantin'i İspanyol sömürgesinden kurtaran bu 5 Libertador'dur.
Bunların Masonlukla ilişkisi ise farklı boyutları içerir.
Tarihsel kanıt açısından Libertadorlar içinde resmi masonluk kaydı bulunan tek kişi Simón Bolívar'dır.
Bolívar'ın İspanya, Fransa ve Venezuela localarında kayıtlarının üyelikten öteye gitmediği görülüyor.
(Bu konuda üstatlık ya da kalfalık gibi değişik belgeler yayınlansa da ne zaman, hangi şartlar ve kim tarafından hazırlandığı belli değildir.)
Bolívar ya da diğer Libertadorların Masonlukla ilişkisi daima bir kişide kesişir: Francisco de Miranda.
Bazı kaynaklara göre Miranda Cadiz, Paris ve Londra'da mason locaları kurmuştur. Libertadorlar grubu ve Latin Amerika'nın bağımsızlık mücadelesi stratejisi de bu localardaki toplantılarda şekillenmiştir.
Amerika Büyük Locası, Lautaro Locası, Akılcı Şövalyeler Locası gibi isimlerden bahsedilir. Fakat bu daha çok onların mektuplaşmalarından çıkarılan isimlerdir.
Daha sonra Güney Amerika'da benzerleri kurulan bu "Mirandacı Localar" yerleşik ve kurumsal bir kimliğe sahip değildi.
Üstelik bu localar Katolik Kilisesi'nin ve İspanyol tacının egemen olduğu yerlerde yasaklanmış gizli teşkilatlardı.
1862-68 yılları arasında Arjantin Devlet Başkanı ve önde gelen bir Mason olan Bartolomé Mitre "Mirandacı Locaları" şöyle tanımlıyor:
Mason localarının tüm özelliklerini taşıyorlardı; ancak sadece bu locaların sembollerine, formüllerine, derecelerine ve yeminlerine sahiptiler. Amaçları daha yüceydi ve örgütlenmeleri bakımından Carbonari'ye [19. yy'da İtalyan gizli milliyetçi örgütlenme] çok benziyorlardı. Çoğunlukla Fransız Devrimi teorilerine fanatikçe bağlı genç Amerikalılardan oluşan bu grup, yalnızca cumhuriyetçi dogmayı benimseyen ve Amerika'nın bağımsızlığı için çalışmaya istekli olanları kendi aralarına kabul ediyordu.
(Bartolomé Mitre,
Historia de San Martín y de
la emancipación sudamericana,
Buenos Aires: Eudeba, 1968)
Gerçek bir Mason olan Mitre'nin bu açıklamasından Libertadorların Mason olmadıkları, ancak sadece işaretler, formüller, dereceler ve gizli yeminler gibi yüzeysel bir Masonik örgütlenme içinde oldukları anlaşılıyor.
Onların ihtiyacı olan şey gizli bir birlikti ve aslında bunlar Masonluğun amacıyla hiçbir ilgisi olmayan, sınırlı bir hedef için kurulmuş siyasi nitelikte gizli bir topluluktu.
Bu locaların bağımsızlık sürecinde birer siyasi parti gibi işlediği söylenebilir.
Şili'de İspanyollara karşı hiçbir zaman diz çökmeyen Mapuche halkının efsanevi liderinden adını alan Lautaro Locası'nın ismi bile bu siyasi amacı yansıtıyor.
Mason locası tarzında örgütlenmelerinin ise 2 sebebi vardı:
Öncelikle Masonluğun, Fransız Devrimi ve bağımsızlık savaşları üzerinde temel bir entelektüel etki yarattığı; liberal ve Aydınlanmacı fikirleri Kuzey ve Güney Amerika'da yeni ortaya çıkan ulusların özgürleşmesine taşıdığı anlaşılıyor.
Fransız Devrimi'nin ilkelerini savunan Masonluk; Güney Amerika'da liberalizm, cumhuriyetçilik, federasyon, egemenlik, eşitlik, bireysel haklar, kamusal alanın laikleştirilmesi gibi burjuva ilke ve değerlerin taşıyıcısı ve yayıcısı olarak görünüyordu.
İkincisi, bağımsızlık savaşını en azından başlatmak için gizli ve siyasi bir elit örgütlenmeye ihtiyaç vardı.
Denilebilir ki bu yüzden bir model olarak Masonik örgütlenmeye; yemin törenleri, gizlilik, hiyerarşi, sadakat, kardeşlik gibi ritüelleriyle beraber ihtiyaç duyulmuştur.
Bu loca örgütlenmesinin mimarı olan Francisco de Miranda'nın da Masonluk kaydı bulunmaz. Çünkü esasında bu kişiler asker ya da devrimcidirler. Yerleşik yurttaşlar değillerdir ve ömürleri savaşlar, sürgünler ya da Miranda gibi zindanda sona ermiştir.
Üstelik Bolívar kendisine yapılan suikast girişimlerinden sonra 8 Kasım 1828'de bir kararnameyle "gizli dernek ve kardeşlik cemiyeti" kurulmasını yasakladığından, bugünkü Panama, Kolombiya, Ekvador ve Venezuela topraklarında Mason örgütlenmesi yasadışı sayılmıştır.
Bu açıdan bakıldığında Salvador Allende'nin Masonlukla ilişkisi çok farklıdır.
Allende, örgütlü ve derece sahibi bir masondur. Masonluk değerlerinin sosyalist değerlerle kesiştiğini savunur.
Allende, siyasette Masonluğu burjuvaziyle halk cephesi arasında uzlaştırıcı bir alan olarak görüyordu. Çünkü Masonlar içinde değişik ideoloji ve çevrelerin en elit kişileri bulunuyordu.
Bunun Şili'ye özgün bir durum olduğunu düşünürsek mantıksız sayılmaz.
Zira Salvador Allende'nin yetiştiği 1930'lu yılların Şili'sinde ilerici, devrimci kişiliklerin hemen hepsi ya Masondu ya da onunla ilişkiliydi.
Şili Sosyalist Partisi, başta Şili Masonluğu'nun Büyük Üstadı Eugenio Matte Hurtado olmak üzere dönemin ileri gelen Masonları tarafından kurulmuştu.
4 Temmuz 1932'de bir darbe yaparak Şili Sosyalist Cumhuriyeti'ni ilan eden, Şili Hava Kuvvetleri Komutanı Marmaduque Grove de sosyalist partinin kurucuları arasındaki masonlardan biriydi.
Başkanlık koltuğuna oturma aşamasında, Allende'nin Masonluğu işe yarasa da, ülke hızla antiemperyalist cepheye bölünüp sınıfsal çatışma patlak verince artık bir anlamı kalmadı.
Zira Allende'yi deviren darbenin şefi General Pinochet de bir masondu ama iktidar söz konusu olunca "kardeşlik" fayda etmedi.
Zaten Allende'nin yönettiği "Hiram Locası" da masonlar tarafından kapatıldı.
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish
Hakkında daha ayrıntılı: SALVADOR ALLENDEMASONŞiliÖzgür Uyanık
DAHA FAZLA HABER OKU
Hasan Köse Uygulama sırası, kurumlar arası veri mimarisi ve hukuk devleti güvenceleri (5)
Dr. Osman Gazi Kandemir Savaş kararından önce sorulması gereken 7 soru
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.