TBB Başkanı Alpaslan Çakar bankacılık sektörünün yeşil dönüşümün finansmanında daha fazla sorumluluk almaya hazır olduğunu söyledi. Çakar, “COP31’in yeni finansman modelleri ve iş birlikleri için önemli bir fırsat olduğuna inanıyoruz” dedi.
05 Ekim 2026 00:00 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Ece CEYHUN
Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı Alpaslan Çakar, bankacılık sektörünün enerji sektörüne verdiği finansman desteğinin 1 trilyon TL’yi aştığını söyledi. Çakar, “Bugün itibarıyla bankacılık sektörümüzün enerji sektörüne kullandırdığı kredi miktarı 1 trilyon liranın üzerindedir. Proje finansmanı tarafında ise 695 milyar liralık enerji kredilerinin 347 milyar liralık bölümünü yenilenebilir enerji kredileri oluşturuyor. Bir başka ifadeyle, enerji sektörüne verilen her 100 TL’lik proje finansmanının 53 TL’si yenilenebilir enerjiye sağlanmış durumda. Bankacılık sektörü olarak daha fazla kaynağı yeşil ve sürdürülebilir yatırımlarla buluşturmayı, uluslararası finansman imkânlarını ülkemize kazandırmayı ve yeni finansman modelleri geliştirmeyi önceliklerimiz arasında görüyoruz” dedi.
TBB Yönetim Kurulu Başkanı Alpaslan Çakar ve yönetim kurulu üyeleri ile Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, “Dönüşümün Finansmanı: COP31 Yolunda Türkiye” başlıklı basın buluşmasında gazeteciler ile bir araya geldi. Toplantıda konuşan TBB Başkanı Çakar, yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması, enerji verimliliği, sanayinin düşük karbonlu üretime geçişi ve yeni teknolojilere uyumun gelecek dönemin önemli yatırım alanları olduğunu söyledi. Çakar, enerjideki bu dönüşümün çok büyük bir yatırım ihtiyacını da beraberinde getirdiğine dikkati çekti.
1,5 derece hedefi için yıllık yaklaşık 7,8 trilyon dolarlık iklim yatırımına ihtiyaç duyulduğunu hatırlatan Çakar, “Uluslararası Enerji Ajansı, 2026’da küresel enerji yatırımlarının 3,4 trilyon dolara ulaşmasını, bunun yaklaşık 2,2 trilyon dolarının temiz enerji alanlarına yönelmesini bekliyor” diye konuştu. Türk bankacılık sektörü olarak sermayeyi nitelikli ve sürdürülebilir yatırımlarla buluşturmada önemli rol üstlendiklerini kaydeden Çakar, COP31’in yeni finansman modelleri ve işbirlikleri için önemli bir fırsat olduğunu vurguladı.
Elektrikte 2035’te yüzde 35 pay hedefi
Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol da COP31’in Türkiye için muazzam bir fırsat olduğunu belirterek, “Antalya’da önemli kararların alınmasının yanı sıra iklim değişikliğiyle mücadeleyi ve bu alanda atılabilecek somut adımları Türkiye kamuoyuna anlatmak için de önemli bir platform olacak.” dedi.
COP31’de bugün dünyada yüzde 23 olan elektriğin küresel enerji sistemlerindeki payının 2035 yılına kadar yüzde 35’e çıkarılmasının konuşulacağını dile getiren Birol, “Böyle bir karar alınması, piyasalara çok güçlü bir sinyal verecek: Gelecek elektrikte” diye konuştu. Birol, elektrifikasyon hedefinin arkasında çok uzun bir yatırım zincirinin bulunduğuna işaret ederek, “Türkiye’nin uluslararası temaslarında Avustralya ile birlikte ortaya koyduğu bu hedefin giderek daha geniş bir kabul gördüğünü görüyoruz. Antalya’da birçok ülkenin bu konuda taahhüt vermesini sağlayabilirsek bu, yalnızca Türkiye için değil dünya için de önemli bir kazanım olacak ve Antalya yıllar boyunca hatırlanacak” ifadelerini kullandı.
Dünyada enerji yatırımlarının dağılımına bakıldığında çok önemli bir dönüşümün görüldüğünü anlatan Birol, sözlerini şöyle sürdürdü: “Geçmişte yatırımların yüzde 40’ı yenilenebilir enerjiye, yüzde 60’ı fosil kaynaklara giderken bu yıl tablo tam tersine döndü. Yenilenebilir enerji yatırımları çok hızlı büyüyor. Bunun iklim politikalarından bağımsız olarak teknolojiyle de güçlü bir ilişkisi var. Bu dönüşüm bana umut veriyor çünkü Antalya’da güçlü bir taahhüt ortaya koyabilirsek bu yatırımların daha da büyümesinin önünü açabiliriz.”
Fonlardan çıkan para bankalara gidiyor
Türkiye Bankalar Birliği ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, fon piyasasında yaşanan gelişmelere ilişkin ise yaşanan gelişmelerin bankacılık sektörüne olumsuz yansımasını beklemediklerini söyledi. Çakar, “Fon konusu sınırlı bir alan, rakamsal büyüklüğü çok değil. Bankacılık sektörüne negatif yansımasını beklemiyoruz. Pazar aynı pazar. Oradan çıkan para bankacılık sektörüne gidiyor. Para sistemin içinde kaldı. O nedenle sektörün negatif etkilemesi söz konusu değil” dedi. Çakar, zorunlu karşılıklardaki düzenlemeye ilişkin de KOBİ’lerde enflasyonun altında bir büyüme oranı olduğunu, buna ihtiyaç duyulduğunu, çünkü likiditeye ulaşma konusunda en büyük sorunun KOBİ’lerde olduğunu, büyüklerin çok fazla bir sorunu olmadığını söyledi.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.