5 Ekim 2026, Pazartesi · 02:14 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Bilal Alrais: Türkiye’yi Dubai ile değil dünyayla karşılaştırmalı

Türkiye’nin üretim, finans, perakende, e-ticaret ve savunma gibi alanlarda güçlü bir teknoloji ekosistemine sahip olduğunu belirten GITEX küresel organizatörü inD Dijital Büyümeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Bilal Alrais,…

Bilal Alrais: Türkiye’yi Dubai ile değil dünyayla karşılaştırmalı

Türkiye’nin üretim, finans, perakende, e-ticaret ve savunma gibi alanlarda güçlü bir teknoloji ekosistemine sahip olduğunu belirten GITEX küresel organizatörü inD Dijital Büyümeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Bilal Alrais, “Türkiye’yi Dubai ile değil, dünyayla karşılaştırmak gerekiyor” dedi.

05 Ekim 2026 00:00 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Sevilay ÇOBAN

Yapay zekâ ve dijital tek­nolojilerde son yıllarda yaşanan hızlı dönüşüm, ülkelerin teknoloji ve girişim­cilik ekosistemlerini yeniden şekillendiriyor. COVID-19 dö­neminde hızlanan dijitalleşme, ChatGPT başta olmak üzere üretken yapay zekâ uygulama­larının yaygınlaşmasıyla yeni bir aşamaya geçti. GITEX kü­resel organizatörü inD Dijital Büyümeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Bilal Alrais, DÜN­YA Gazetesi’ne verdiği röpor­tajda bu dönüşümün Türkiye açısından önemli fırsatlar ba­rındırdığını belirtti. Alrais, Türkiye’nin özellikle endüstri­yel yapay zekâ, üretim, finans, perakende, e-ticaret, finte­ch ve savunma teknolojilerin­de güçlü bir potansiyele sahip olduğunu söyledi. Türkiye’nin yalnızca bölgesel değil, küre­sel ölçekte değerlendirilme­si gerektiğini vurgulayan Alra­is, girişimlerin büyümesinin önündeki en önemli başlıklar­dan birinin ise sermayeye eri­şim olduğunu ifade etti. Alra­is, inovasyon, büyüme ve ölçek­lenebilirlik gibi farklı kriterler üzerinden yapılan değerlendir­mede Türkiye’nin, Avrupa’nın 1 numaralı yükselen startup merkezi, dünyada ise 3 numa­ralı yükselen startup merkezi olarak gösterildiğini kaydetti.

Üretim merkezi bölge ülkelerinin toplamından büyük

GITEX bugün 15 şehirde düzenleniyor. Türkiye ve İs­tanbul’u bu küresel ağ içeri­sinde, örneğin Dubai ile kar­şılaştırdığınızda nasıl ko­numlandırıyorsunuz?

Türkiye’yi Dubai ile değil, dünyayla karşılaştırmak gerek­tiğini düşünüyorum. Türkiye, endüstriyel yapay zekâ açısın­dan dünyanın en gelişmiş eko­sistemlerinden birine sahip. Bölgedeki pek çok ülkenin top­lamından daha büyük bir üre­tim merkezi var. Türkiye’nin farklı şehirlerinde uzun yıl­lardır geliştirilen çok güçlü bir akıllı şehir çözümleri ekosiste­mi bulunuyor. Perakende, fin­tech, finans ve e-ticaret de son derece güçlü alanlar. Tarım, üretim, perakende, e-ticaret ve finans gibi sektörlerde Türki­ye, yıllar içerisinde pek çok ül­keden daha hızlı gelişti. İnsan­ların GITEX’e gelme neden­lerinden biri de Türkiye’nin yapay zekâyı bu alanlarda nasıl kullandığını görmek ve öğren­mek. Bu nedenle Türkiye’yi Du­bai ekosistemiyle değil, küre­sel ölçekte değerlendirmek ge­rekiyor. Dubai özellikle turizm, hizmetler ve finans alanında güçlü. Ancak Türkiye’nin üre­tim kapasitesi, belki Suudi Ara­bistan dışında, Orta Doğu’daki hiçbir ülkeyle kolay kolay kar­şılaştırılamaz. Türkiye çok da­ha büyük bir pazar ve tekno­lojinin sanayide uygulanması konusunda çok daha köklü bir geçmişe sahip. Ayrıca çok güçlü bir mühendislik insan kaynağı bulunuyor.

Endüstriyel yapay zekâda dünyanın ilk 5’inde

Teknoloji alanında belir­li alanlarda uzmanlaşma­nın önemli olduğunu düşü­nüyor musunuz? Türkiye sizce hangi alanlara odak­lanmalı?

Yapay zekâ açısından bakıl­dığında Türkiye’nin öncelikle zaten güçlü olduğu sektörlerin avantajından yararlanması ge­rektiğini düşünüyorum. Üre­tim, finans, perakende, e-tica­ret, oyun ve savunma bunların başında geliyor. Yapay zekâ­nın en hızlı uygulanacağı ve so­nuçlarının en hızlı görülebile­ceği alanlar da bunlar. Ancak Türkiye’nin avantajı tek bir uzmanlık alanıyla sınırlı değil. Yazılım geliştirmeden mühen­disliğe ve pazarlama teknolo­jilerine kadar farklı alanlar­da önemli yetkinliklere sahip. Türkiye’yi kategorize etmem gerekirse, endüstriyel yapay zekâ açısından dünyanın önde gelen dört-beş ülkesinden biri olduğunu söyleyebilirim. Tür­kiye bu alanda dünyanın pek çok ülkesinden daha güçlü bir konumda. Çeşitlilik Türkiye açısından önemli bir avantaj. Tek bir sektöre bağımlı kalma­dan, farklı küresel pazarlara hitap edebilecek büyük tekno­loji şirketleri çıkarabilecek bir yapıya sahip.

Türkiye uluslararası ya­tırımcılar açısından görü­nürlüğünü nasıl artırabilir?

Türkiye’nin bugüne kadar en önemli sorunlarından biri, sahip olduğu potansiyeli ülke dışında yeterince göstereme­mesi oldu. Örneğin Türkiye, pazarının büyüklüğüne kıyas­la dünyadaki en geniş tekno­park ağlarından birine sahip. Ancak dünyanın farklı yerle­rindeki etkinliklere baktığı­nızda yalnızca birkaç Türk tek­noparkını görebiliyorsunuz. Dolayısıyla yatırımcıların bu teknoparklardaki şirketleri keşfetmesinin yolu çoğu zaman Türkiye’ye gelmekten geçiyor. Türkiye’nin bugüne kadar yete­rince yatırım çekememesinin nedenlerinden biri oldukça ba­sit: görünürlük. Biz de küresel ağımızı kullanarak Türkiye pa­zarının uluslararası görünür­lüğünü hızlandırmak istiyoruz. Dubai yatırım açısından büyü­meye devam ediyor; bizim he­defimiz bu yatırımcı ağını Tür­kiye’ye de taşımak.

“Büyük iç pazar, şirketleri küreselleşmekten uzak tuttu”

Türkiye’nin bü­yük bir iç pazara sa­hip olması, şirketle­rin uzun yıllar ulus­lararası pazarlara açılma ihtiyacını da­ha az hissetmesine ne­den olmuş olabilir mi?

Evet, Türkiye bu açı­dan Japonya’ya benziyor. Japonya da oldukça içe dö­nük bir pazar. Türkiye’de dil, kültür ve geleneklerin yanı sıra iç pazarın büyüklüğü nede­niyle şirketlerin geçmişte yatı­rım bulmak veya büyümek için mutlaka ülke dışına çıkması gerekmedi. Benzer bir durumu Almanya’da da gördük. Büyük bir yerel pazara sahip olduğu için uzun süre dışarıya açılma­ya aynı ölçüde ihtiyaç duymadı. Biz Berlin’e de benzer bir ne­denle gittik; amaç daha fazla yatırım ve uluslararası ilgi çek­mekti. Türkiye’de bulunmamı­zın nedenlerinden biri de bu uluslararası bağlantıyı güçlen­dirmek. Ekonominin temelini KOBİ’ler oluşturuyor; yeni KO­Bİ’lerin ortaya çıkabilmesi için de startup’lara ihtiyaç var.

“Türkiye yabancı girişimler için güçlü bir sandbox”

Türkiye, yabancı star­tup’ların teknolojilerini test edebileceği ve buradan farklı pazarlara açılabilece­ği bir pilot pazar olabilir mi?

Kesinlikle. Türkiye pilot pro­jeler için son derece güçlü bir test ortamı, yani sandbox sunu­yor. Bir startup geliştirdiği çö­zümü burada büyük ölçekli bir bankada veya perakende şirke­tinde deneyebilir. Türkiye gi­bi büyük ve gelişmiş bir pazar­da çalışan bir çözümün Suudi Arabistan’da veya Avrupa’nın farklı pazarlarında da başarı­lı olma potansiyeli yüksek. Bu nedenle Türkiye yabancı tek­noloji şirketleri açısından da çok iyi bir pilot pazar olabilir.

“Asıl mesele yatırıma ve sermayeye erişim”

Türkiye’nin startup ve scale-up ekosisteminde da­ha güçlü bir küresel oyuncu haline gelmesi ve daha faz­la yatırım çekmesi için ne yapması gerekiyor?

Aslında Türkiye hâlihazır­da birçok alanda lider. Dün­yanın en büyük insansız ha­va aracı üreticilerinden biri ve perakende teknolojileri ile di­jital pazarlama çözümleri ko­nusunda çok güçlü şirketle­re sahip. Ancak unicorn sayısı henüz aynı ölçüde yüksek de­ğil. Bence konu dönüp dola­şıp yatırıma ve sermayeye ge­liyor. Startup’ların büyüyebil­mek için finansmana ihtiyacı var. Bankaların ve finans siste­minin startup’larla daha yakın çalışması, onları desteklemesi ve yatırım mekanizmalarının geliştirilmesi gerekiyor. Böy­lece girişimcilerin üzerinde­ki finansman baskısı azalır ve asıl işlerine, yani inovasyona odaklanabilirler. Türkiye’de fi­nans kuruluşlarından kurum­sal şirketlere ve girişim serma­yesi fonlarına kadar yeterince güçlü bir yatırım kaynağı olu­şursa, girişimlerin finansman bulmak için ABD’ye veya başka pazarlara gitmesi ge­rekmez. Teknolojile­rini Türkiye’de geliş­tirip dünyaya sata­bilirler. Türkiye’nin 2030 için 100 uni­corn hedefi var. Bu hedefe ulaşmanın yolu da gelecek vadeden şirket­lerin büyüme­sini hızlandıra­cak yatırımla­rı artırmaktan geçiyor.

Kaynak: Dünya Gazetesi
İlgili Haberler
Borsa Ünlü ekonomist Nouriel Roubini: Daha yüksek büyüme, daha düşük enflasyon Ekonomim · 2 saat önce Borsa Savunma ve havacılıktan rekor sinyalleri alınıyor! Ekonomim · 2 saat önce Makroekonomi Netanyahu: İsrail daha fazla gemi ve deniz aracı alacak Independent Türkçe · 4 saat önce Borsa Görgün: Yerlilik oranı yüzde 83’e ulaşmış durumda Ekonomim · 5 saat önce Makroekonomi Savunma sanayisinin satın alma heyetleri Ankara’ya geliyor Ekonomi Ankara · 5 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.