5 Ekim 2026, Pazartesi · 11:26 Piyasalar Açık
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Çocuk işçi değil, öğrenci

Çocuk işçi değil, öğrenci

Mesleki eğitim gören çocuklar işçi değildir. Onlar öğrencidir.

Türkiye’de mesleki eğitim tartışmasının merkezinde olması gereken temel ilke aslında bu kadar açık.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), çocuk işçiliğini; çocukları çocukluklarını yaşamaktan mahrum bırakan, fiziksel ve zihinsel gelişimlerine zarar veren işlerde çalıştırılmaları olarak tanımlıyor. Son küresel tahminlere göre dünyada yaklaşık 152 milyon çocuk işçi bulunuyor. Bu, dünyadaki çocukların neredeyse onda biri… Üstelik bunların en az yarısı sağlık, güvenlik veya ahlaki gelişimlerini tehlikeye atan işlerde çalışıyor.

Türkiye’de TÜİK’in 15-17 yaş grubuna ilişkin verilerine göre çalışan çocuk sayısı 2019’da yaklaşık 720 bin iken, 2023’te 758 bine yükseldi. Ancak bu rakamlara mesleki eğitim kapsamında bulunan çocuklar dahil değil.

Tam da bu nedenle mesleki eğitim ile çocuk işçiliği arasındaki sınırın nerede çizileceği önem taşıyor.

Eğitim mi, ucuz işgücü mü?

Mesleki eğitim doğru uygulandığında çocukların geleceği ve ülkenin istihdam politikası açısından önemli bir araç. Gelişmiş ülkelerde yaygın biçimde uygulanan bu model, gençlerin okuldan çalışma hayatına geçişini kolaylaştırırken işletmelerin ihtiyaç duyduğu nitelikli işgücünün yetişmesine de katkı sağlıyor. Sorun, eğitim amacıyla üretime dahil olan öğrencinin zamanla ucuz işgücü olarak görülmeye başlamasıyla ortaya çıkıyor.

Türkiye’de 2016 yılında uygulanmaya başlanan Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM), gençlerin işgücü piyasasına geçişini kolaylaştırmayı ve işletmelerin nitelikli işgücü ihtiyacını karşılamayı amaçlıyor. Modelin diğer mesleki eğitim programlarından farkı, öğrencilerin işletmelerde geçirdiği sürenin daha fazla olması.

Özellikle 2021’de yapılan düzenlemelerle devlet desteğinin artırılması ve işletmeler açısından maliyet avantajlarının oluşması MESEM’e olan ilgiyi artırdı. Zorunlu eğitim kapsamında değerlendirilmesi ve lise diploması imkânı da programın yaygınlaşmasında etkili oldu.

Ancak öğrenci sayısının artması tek başına başarının göstergesi değil.

Asıl soru, öğrencilerin işletmelerde ne öğrendiği ve hangi koşullarda çalıştığı.

Asıl mesele güvenlik

MESEM’in en önemli tartışma alanlarından biri iş sağlığı ve güvenliği.

Çocukların yaşları, deneyimsizlikleri ve işyerindeki hiyerarşik konumları onları yetişkin çalışanlara göre daha kırılgan hale getiriyor. Uzun çalışma süreleri, eğitim programıyla ilgisi olmayan işlerde görevlendirme, ücret ve izin haklarına ilişkin sorunlar ve yetersiz denetim, araştırmalarda ve kamuoyuna yansıyan örneklerde dikkat çekiyor.

Son yıllarda MESEM öğrencilerinin yaşadığı iş kazaları da sistemin iş sağlığı ve güvenliği boyutunu daha görünür hale getirdi.

Bu nedenle şu soruların yanıtı önemli:

- Öğrencilerin işyerlerindeki riskleri yeterince denetleniyor mu?

- İşletmede geçirilen süre gerçekten eğitim niteliği taşıyor mu?

- Öğrencinin mesleki gelişimi destekleniyor mu?

- Ve en önemlisi, bütün bu süreçte çocuğun üstün yararı gözetiliyor mu?

Çocuk işçiliğinin temelinde yoksulluk var

Çocuk işçiliğini yalnızca mevzuat ve denetim üzerinden tartışmak da yeterli değil. Çocukların çalışmasının temel nedenlerinin başında yoksulluk geliyor. Ebeveynlerin iş imkanlarına ulaşamaması, düşük ücretler, kültürel normlar, eğitim ve sosyal faaliyetlere erişimdeki yetersizlikler ve denetim eksiklikleri bu tabloyu besliyor.

Dolayısıyla çocuk işçiliğiyle mücadele ile mesleki eğitimin niteliğini artırmak birbirinden ayrı meseleler değil.

Türkiye’de çocuk işçiliğine ilişkin mevzuatın ILO normlarından tamamen uzak olduğu söylenemez. Ancak özellikle mevsimlik tarım işçiliği gibi alanlarda sorunlar devam ediyor. Mesleki eğitim adı altında yürütülen uygulamaların da etkin biçimde denetlenmesi gerekiyor.

Çünkü eğitim amacı üretim amacının gerisine düştüğünde, mesleki eğitim ile çocuk işçiliği arasındaki çizgi ortadan kalkabilir.

Mesleki eğitimin amacı sanayiye ucuz işgücü sağlamak değil; gençleri nitelikli, güvenli ve insana yakışır çalışma hayatına hazırlamak olmalı.

Bunun için daha güçlü müfredat, etkin denetim, gerçek bir iş sağlığı ve güvenliği kültürü ve öğrencilerin haklarını koruyan mekanizmalar gerekiyor.

Unutmamak gerekir:

Mesleki eğitim gören çocuklar işçi değil, öğrencidir.

İlgili Haberler
Makroekonomi Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan TBMM'de sunum yapacak! CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi EMEKLİ-MEMUR ZAMMI ENFLASYON FARKI | SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin 3 aylık zam oranı ne kadar oldu, yüzde kaç? Ocak 2027 emekli memur zam hesabı! CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi EKİM KİRA ARTIŞ ORANI 2026 HESAPLAMA | Ekim ayı enflasyon kira artışı ne kadar, yüzde kaç oldu? TÜİK kira zammı oranı 5 Ekim CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi 9 milyar 470 milyon TL'lik ödeme başladı! Yaşlı ve engelli aylığı alanlar dikkat A Haber Ekonomi · 27 dk önce Makroekonomi Suudi Arabistan’dan petrol fiyatında sürpriz indirim! 6 yılın en düşüğü Paratic · 30 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.