YAYINLAMA 06 Ekim 2026 00:00
GÜNCELLEME 06 Ekim 2026 00:32
EKONOMİ Gazetesi Yayın Kurulu Başkanı Dr. Şeref Oğuz moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Teknolojinin İzinde İşimizi ve Yatırımlarımızı Nasıl Dönüştürüyoruz?” başlıklı oturumda DOF Robotics Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Mertcan, Uyumsoft Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Önder ve Letven Capital CEO’su Kamil Kılıç, teknolojik dönüşümün şirketlerin iş yapma biçimlerine ve yatırım kararlarına etkilerini değerlendirdi. Panelde robotikte yerli üretim ve fikri mülkiyet, yapay zekânın yönetim süreçlerine entegrasyonu ve teknoloji şirketlerinin ölçeklenmesini sağlayacak finansman mekanizmaları öne çıktı.
Çin’den almak yerine kendi robotumuzu üreteceğiz
DOF Robotics Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Mertcan: "Robotik teknolojilerde bence asıl tartışmamız gereken konu robotların bilinç kazanıp kazanmayacağından ziyade bu teknolojinin kimin kontrolünde olacağı. Kötü insanların kontrolündeyse kötü, iyi insanların kontrolündeyse iyi olacaktır. Bütün teknolojilerden her dönemde insanlar korktu. Bilgisayarlar geldiğinde de aynı korkuyu yaşadık. Eğer teknoloji bizdeyse korkmamıza gerek yok. Robotu biz üretiyor ve geliştiriyorsak sıkıntı yok.
Çin’den ahlaki ya da finansal olarak çok fazla korkmanın doğru olduğunu düşünmüyorum. Çin inanılmaz güçlü ancak bugün gördüğümüz robotların önemli bir bölümü hâlâ uzaktan kumandalı ve kontrollü. Belirli görevleri otonom gerçekleştirebiliyorlar ama henüz yüzde 100 otonom değiller. Biz Türkiye’de daha iyisini üretebileceğimize inanıyoruz. Burada önemli olan yalnızca teknolojiyi satın alıp kullanmak değil, o teknolojiyi üreten tarafta olabilmek. Bizim geliştirmelerimiz bitmek üzere. Kendi robotumuzu üreteceğiz ve bunun için yeni fabrikamızı kuruyoruz. Çin’den almak yerine biz üretelim, teknoloji bize ait olsun istiyoruz. Çin’le ölçek ekonomisinde mücadele etmek kolay değil. Bu nedenle farklı bir model geliştirebiliriz. Kendi robotumuzu üretip satmak yerine kiralayabilir, hizmet modeliyle müşteriye sunabiliriz. Böylece şirketlerin yüksek yatırım maliyetine katlanmadan robotik teknolojilerden yararlanmasını da sağlayabiliriz. Türkiye’nin bu alanda sadece teknolojiyi ithal eden ve kullanan değil, geliştiren, üreten ve dünyaya sunan ülkelerden biri olması gerektiğine inanıyorum. Kendi teknolojimiz ve farklı iş modellerimizle küresel ölçekte rekabet edebiliriz."
Yapay zekâyı yönetim aracı olarak görmeliyiz
Uyumsoft Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Önder: "Türkiye’de dijitalleşmeye baktığımızda devlete karşı yükümlülüklerin yerine getirilmesi ve kayıt altına girme konusunda çok iyi bir noktadayız. E-fatura, e-defter ve e-arşiv uygulamalarında önemli mesafe aldık. Ancak bu dijitalleşmenin işletmelerimizin yönetimine ve verimliliğine ne kadar yansıdığına baktığımızda aynı başarıyı henüz göremiyoruz. Yaklaşık 5 bin büyük işletmemiz dijitalleşmede önemli mesafe aldı. 50 bine kadar uzanan işletme grubunda da neyi, ne zaman ve ne ölçüde dijitalleştirmek gerektiğine ilişkin farkındalık yükseliyor. Geriye kalan yaklaşık 2 milyon 950 bin küçük işletmede ise süreçler ağırlıklı olarak mali müşavirler üzerinden ilerliyor.
Şimdi yapay zekâyla birlikte yeni bir döneme giriyoruz. Yapay zekâyı bir teknoloji olarak algılama felsefesinden çıkmamız gerekiyor. Bunu bir yönetim aracı olarak kullanmayı tartışmalıyız. KOBİ’lerde yapay zekâ okuryazarlığı yüzde 10-15 civarındayken, yaklaşık 50 bin daha büyük işletmede bu oran yüzde 40’lara ulaşıyor. Önümüzdeki iki yılda öğrenme katsayımızı çok hızlı artırmalı ve insan kaynağımızı buna hazırlamalıyız.
Yapay zekânın insanın alternatifi olacağını düşünmüyorum. Ancak yapay zekâyı iyi kullanamayan insanları sistemin dışına atacak. Bugün bir operasyon yürüten arkadaşımız yarın 10 operasyon yürütebilecek. Şirketlerimizin verimliliği artacak, bugün yapamadığımız işleri de yapabilir hale geleceğiz. Ben kendi şirketimde daha önce 10 günde yaptığımız bir işi bugün yapay zekâyla 3 günde yapabiliyorum. Üstelik yalnızca hız kazanmıyoruz, kalite de ciddi şekilde artıyor."
43 robotlu karanlık fabrikaya 8 milyon dolar yatırım yaptık
Letven Capital CEO’su Kamil Kılıç: "Türkiye’de bugün 640’a yakın girişim sermayesi fonu var. Bu fonların yatırımlarının yarattığı değer yaklaşık 650 milyar TL’ye ulaşmış durumda. Ekosistemde yaklaşık 3 bin şirket ve 25 bine yakın yatırımcı bulunuyor. Ancak girişim sermayesi fonlarının toplam fon büyüklüğü içindeki payı hâlâ yüzde 1’in altında. Biz de son beş yılda 100 milyon dolar kaynak topladık ve yaklaşık 400 milyon dolar değer yarattık.
Girişimcilikte önce sektörlerin çözülmemiş problemlerini bulmamız gerekiyor. Biz kurumsal şirketin problemini çözecek alan uzmanını buluyor, bunu akademik bilgi ve teknolojiyle birleştiriyoruz. Ortaya çıkan çözüm müşteriden karşılık gördüğünde şirketleştirip girişim sermayesi yatırımımızı yapıyoruz. Physical AI tarafında 8 milyon dolarlık yatırım yaptık. Yıllardır tersanede çalışan alan uzmanlarını teknolojiyle buluşturuyoruz. RoboSHIFT yatırımımızla bir geminin kaynaklama işlemlerini 43 robotla karanlık fabrikada gerçekleştirebilecek bir yapı üzerinde çalışıyoruz.
Türkiye’de girişim sermayesinden sonraki aşamada önemli bir finansman boşluğu var. Girişim sermayesinden sonra şirketin ölçeklenebilmesi için büyüme sermayesinin gelmesi gerekiyor. Ardından bankacılık finansmanı, emeklilik fonları ve sermaye piyasaları devreye girebilir. Ancak bu zincirdeki eksik halka nedeniyle önemli kayıplar yaşıyoruz. Daha verimli, dayanıklı ve sektörü yaşatan fonlar geliştirerek kaynakları teknoloji üreten ve büyüme potansiyeli bulunan şirketlere yönlendirmemiz gerekiyor."
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.