6 Ekim 2026, Salı · 09:31 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

BIS’ten kamu borcu uyarısı: Yeni finans krizinde risk büyüyor

BIS Genel Müdürü Pablo Hernández de Cos, yüksek kamu borcu, hedge fonlarının tahvil piyasasındaki büyüyen ağırlığı ve yapay zekâ gibi yeni risklerin bir sonraki finans krizinde merkez bankalarının müdahalesini zorlaştıra…

BIS’ten kamu borcu uyarısı: Yeni finans krizinde risk büyüyor

BIS Genel Müdürü Pablo Hernández de Cos, yüksek kamu borcu, hedge fonlarının tahvil piyasasındaki büyüyen ağırlığı ve yapay zekâ gibi yeni risklerin bir sonraki finans krizinde merkez bankalarının müdahalesini zorlaştırabileceğini söyledi.

Murat Ali Oral 06 Ekim 2026 08:13 06 Ekim 2026 08:19 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Dünyanın önde gelen merkez bankalarının bankası olarak bilinen Uluslararası Ödemeler Bankası BIS, bir sonraki finans krizinin geçmiştekilerden daha zor yönetilebileceği uyarısında bulundu.

BIS Genel Müdürü Pablo Hernández de Cos, 5 Ekim’de Viyana’da yaptığı konuşmada yüksek kamu borcu, tahvil piyasalarının değişen yapısı ve finansal teknolojilerdeki hızlı dönüşümün merkez bankalarının kriz anında hareket alanını daraltabileceğini söyledi.

De Cos’a göre bir sonraki krizde merkez bankalarının önündeki en büyük sorunlardan biri, tahvil faizlerindeki sert yükselişin gerçek bir kamu borcu sorunundan mı yoksa geçici piyasa bozulmasından mı kaynaklandığını ayırt etmek olacak.

Kamu borcu savaş sonrası zirvelere yakın

BIS’e göre birçok ekonomide kamu borcu savaş sonrası dönemin en yüksek seviyelerine yakın bulunuyor. Bütçe açıklarının büyük kalması, yaşlanan nüfusun kamu harcamalarını artırması ve yeni yatırım ihtiyaçları da borçlanma baskısının uzun süre devam edebileceğine işaret ediyor.

Yüksek borç, devlet tahvili piyasalarını yatırımcıların mali sürdürülebilirliğe ilişkin algısındaki değişikliklere daha hassas hale getiriyor.

Sorun özellikle kriz dönemlerinde ortaya çıkıyor. Tahvil faizlerindeki ani yükseliş, yatırımcıların devletin borcunu ödeyebilme kapasitesine ilişkin endişelerinden kaynaklanabileceği gibi kaldıraçlı yatırımcıların zorunlu satışları nedeniyle de oluşabiliyor.

Merkez bankasının hangi durumda müdahale etmesi gerektiğini belirlemek bu nedenle daha zor hale geliyor.

Tahvil piyasasında oyuncular değişti

BIS’in dikkat çektiği ikinci büyük değişiklik tahvil piyasasının yatırımcı yapısında yaşanıyor.

Banka dışı finans kuruluşları artık gelişmiş ekonomilerde devlet tahvillerinin en büyük sahipleri arasında bulunuyor. Hedge fonları gibi yüksek kaldıraç kullanan yatırımcıların da büyük tahvil piyasalarındaki ağırlığı arttı.

Bu kuruluşların piyasaya katılımı normal dönemlerde likiditeyi destekleyebiliyor. Ancak kısa vadeli fonlamaya ve yüksek kaldıraç kullanımına dayanan işlemler kriz dönemlerinde ters yönde çalışabiliyor.

Fiyatların hızla düşmesi halinde teminat tamamlama çağrıları başlayabiliyor. Yatırımcıların aynı anda nakit bulmak için tahvil satması ise piyasa likiditesini çok kısa sürede kurutabiliyor.

BIS iki büyük krizi örnek gösterdi

BIS, bu riskin teorik olmadığını geçmiş krizlerin gösterdiğine dikkat çekti.

Mart 2020’de pandeminin ilk döneminde yatırımcıların hızla nakde yönelmesi, dünyanın en derin piyasalarından biri olan ABD Hazine tahvillerinde bile ciddi satış baskısı yaratmıştı.

Yatırım fonları ve hedge fonları, yatırımcı çıkışları ve teminat çağrıları nedeniyle tahvil satmak zorunda kalmıştı.

Benzer bir mekanizma 2022’de İngiltere tahvil piyasasında yaşandı. Kaldıraç kullanan emeklilik fonu stratejilerindeki teminat çağrıları, zorunlu tahvil satışlarını hızlandırmış ve İngiltere Merkez Bankasının piyasaya müdahale etmesine neden olmuştu.

BIS’e göre gelecekte yüksek kamu borcu ile bu tür kaldıraçlı işlemlerin aynı anda devreye girmesi, krizlerin daha hızlı yayılmasına yol açabilir.

Stablecoinler yeni bir risk kanalı açıyor

BIS’in kriz senaryosuna dijital finans da girdi. De Cos, stablecoinlerin merkez bankası bilançosunda gerçekleşen para gibi nihai bir ödeme aracı olmadığını, değerlerinin rezerv varlıklarına ve geri ödeme mekanizmalarına bağlı olduğunu vurguladı.

Stablecoin sahiplerinin aynı anda paralarını geri istemesi halinde ihraççıların rezervlerindeki tahvil ve diğer varlıkları hızla satması gerekebilir.

BIS’e göre böyle bir satış dalgası para piyasalarına taşınabilir ve finansal koşulların genel olarak sıkılaşmasına neden olabilir.

De Cos, bu riskin bugün için sınırlı olduğunu ancak stablecoinlerin ödeme ve tasarruf aracı olarak daha yaygın kullanılması halinde öneminin artabileceğini belirtti.

Yapay zekâ krizi hızlandırabilir

Yeni risklerden biri de finans piyasalarında yapay zekânın yaygınlaşması. BIS’e göre çok sayıda yatırımcının benzer yapay zekâ modellerini kullanması, piyasaların aynı habere aynı anda tepki verme ihtimalini artırabilir.

Algoritmik işlemlerde daha önce görülen bu davranış, yapay zekâ ile yalnız alım-satım kararlarıyla sınırlı kalmayabilir.

Benzer modeller risk yönetimi, likidite planlaması ve portföy dağılımında da kullanılabilir. Çok sayıda finans kuruluşunun aynı sinyalleri takip etmesi halinde yatırımcıların aynı yöne hareket etmesi ve fiyat dalgalanmalarının büyümesi mümkün.

Bu da geçmişte günlere yayılan bazı piyasa hareketlerinin gelecekte çok daha kısa sürelerde gerçekleşmesi riskini beraberinde getiriyor.

Merkez bankalarının ikilemi büyüyor

BIS’in dikkat çektiği temel sorun, kriz sırasında yapılacak müdahalenin nasıl yorumlanacağı.

Tahvil piyasasında geçici bir likidite sorunu finansal istikrarı tehdit ediyorsa merkez bankalarının müdahale etmesi gerekebilir.

Ancak kamu borcunun ve devletlerin finansman ihtiyacının çok yüksek olduğu bir ortamda tahvil alımı veya likidite desteği, piyasalar tarafından hükümetlerin borçlanmasını finanse etmeye yönelik bir adım olarak algılanabilir.

Bu durum merkez bankalarının fiyat istikrarını sağlama görevi ile finansal sistemi koruma görevi arasındaki çizgiyi daha hassas hale getiriyor.

De Cos bu nedenle hükümetlerin iyi dönemlerde mali tampon oluşturmasının ve kamu maliyesini sürdürülebilir bir patikada tutmasının önemine dikkat çekti.

Türkiye neden yakından izlemeli?

BIS’in uyarısı gelişmiş ülke tahvil piyasalarına odaklansa da ortaya koyduğu riskler Türkiye gibi gelişen ekonomiler açısından da önemli.

ABD ve Avrupa tahvil faizlerinde yaşanacak sert hareketler küresel fonların risk iştahını, gelişen ülkelere yönelik sermaye akımlarını ve dış finansman koşullarını etkileyebiliyor.

Bir kriz sırasında büyük yatırımcıların aynı anda nakde yönelmesi, yalnız gelişmiş ülke tahvillerinde değil gelişen piyasa varlıklarında da satış baskısını artırabilir.

Bu nedenle yüksek küresel borç, hedge fonlarının tahvil piyasalarındaki artan ağırlığı ve yapay zekânın finansal işlemleri hızlandırması, bir sonraki piyasa krizinin yalnız merkez bankaları için değil küresel yatırımcılar için de daha hızlı ve daha zor yönetilebilir hale gelmesi riskini taşıyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ

ekonomi dünya
Kaynak: Dünya Gazetesi
İlgili Haberler
Borsa Yapay zekâ frene basarsa Asya 1,5 puan büyüme kaybedebilir Dünya Gazetesi · 10 dk önce Makroekonomi Milyonluk maaşlar konuşuluyor: Yüzde 1.721 artışla Wall Street'in gözde mesleği oldu CNBC-e · 17 dk önce Borsa Meloni yapay zekaya karşı harekete geçti! Sesini korumaya alıyor Ekonomim · 25 dk önce Makroekonomi Küresel piyasalar pozitif seyrediyor TRT Haber Ekonomi · 26 dk önce Makroekonomi Küresel piyasalar teknoloji hisseleri öncülüğünde pozitif seyrediyor AA Ekonomi · 26 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.