Şirketlerin üretimi Çin dışına taşıma stratejisi beklenen sonucu vermedi. Güneydoğu Asya’daki fabrikalar kritik parçalar için hâlâ Çin’e bağımlı kalırken bazı bilgisayar üreticileri Vietnam ve Tayland’dan yeniden Çin’e yönelmeye başladı.
Murat Ali Oral 06 Ekim 2026 10:15 06 Ekim 2026 10:18 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!ABD-Çin ticaret gerilimiyle hızlanan "China Plus One" stratejisinde tablo değişiyor. Küresel şirketler üretimin bir bölümünü Vietnam, Tayland, Malezya ve diğer Güneydoğu Asya ülkelerine taşırken, Çin’in onlarca yılda oluşturduğu tedarik zincirinin aynı ölçekte başka ülkelerde kurulamadığı görülüyor.
Yeni fabrikalar Güneydoğu Asya’ya milyarlarca dolarlık yatırım ve istihdam getirdi. Ancak üretimin en değerli bölümlerinin önemli kısmı Çin’de kaldı. Yeni merkezler çoğu zaman montaj üssü olurken batarya, optik parçalar, elektronik bileşenler ve diğer kritik ara malları Çin’den almaya devam ediyor.
ABD’nin yeni gümrük politikası da Çin dışına çıkmanın avantajını küçültüyor. Bazı ürünlerde Çin ile Güneydoğu Asya arasındaki vergi farkının daralmasının ardından üretimin bir bölümünün yeniden Çin’e kaymaya başladığı belirtiliyor.
Fabrika taşındı, tedarik zinciri taşınamadı
"China Plus One" modelinin temel amacı, küresel şirketlerin Çin’e olan bağımlılığını azaltmak ve üretimin bir bölümünü alternatif ülkelere taşımaktı.
Vietnam elektronik montajında, Tayland otomotivde, Malezya ise yarı iletken paketleme ve elektronik üretiminde önemli yatırımlar çekti.
Ancak yeni üretim merkezlerinin çoğu Çin’deki kadar geniş ve bütünleşmiş bir sanayi ekosistemine sahip değil.
Örneğin nihai ürün Vietnam’da monte edilse bile batarya, optik bileşen, metal muhafaza, elektronik parça veya üretim ekipmanının Çin’den gelmesi gerekebiliyor.
Çin’in avantajı yalnız düşük üretim maliyeti değil. Ham madde işleme, parça üretimi, mühendislik, lojistik, kalıp üretimi ve çok büyük bir tedarikçi ağının aynı bölgelerde bulunması şirketlere hız ve ölçek sağlıyor.
Bu nedenle fabrikanın başka ülkeye taşınması, tedarik zincirinin Çin’den tamamen kopması anlamına gelmiyor.
Bazı üretimler yeniden Çin’e kayıyor
Yeni dönemin dikkat çekici gelişmelerinden biri, Çin’den çıkarılan bazı üretim hatlarının geri dönmeye başlaması.
Fortune’ın aktardığı sektör değerlendirmelerine göre ABD’nin Çin ile Vietnam arasındaki dizüstü bilgisayar tarifesi farkını daraltmasının ardından bazı büyük bilgisayar markaları üretimin bir bölümünü Vietnam ve Tayland’dan yeniden Çin’e taşıdı.
Benzer sorun perakende tedarik zincirlerinde de görülüyor.
Güneydoğu Asya’daki fabrikaların üretim kapasitesi artmasına rağmen Çin’deki geniş tedarikçi ağına erişememesi, bazı şirketlerin maliyet ve teslimat sürelerinde beklediği avantajı elde edememesine neden oluyor.
ABD de üçüncü ülkeler üzerinden Çin menşeli malların yönlendirilmesine yönelik denetimlerini sıkılaştırıyor.
Beyaz Saray’ın ağustosta yayımladığı raporda 40’tan fazla ülke yasa dışı aktarma açısından yüksek riskli olarak değerlendirildi. Raporda basit montaj, paketleme, etiket değiştirme veya yeniden ihracat yöntemleriyle Çin menşeli ürünlerin başka ülkeler üzerinden ABD’ye girdiği yapılara dikkat çekildi.
Bu denetimler, üretimi yalnız gümrük vergisinden kaçınmak amacıyla başka ülkeye taşımanın avantajını daha da azaltıyor.
Çin bu kez fabrikadan çok ara malı satıyor
Çin’in Güneydoğu Asya ile ekonomik ilişkisi de değişiyor. Geçmişte daha düşük katma değerli üretimin Çin’den komşu ülkelere kayacağı düşünülüyordu. Ancak Çin artık birçok sektörde yalnız üretim merkezi değil, Güneydoğu Asya’daki fabrikaların ana tedarikçisi konumunda.
Çin gümrük verilerine göre ülkenin ASEAN ülkeleriyle ticareti 2025’in ilk çeyreğinde yüzde 7,1 artarak 1,71 trilyon yuana ulaştı.
Böylece Çin’de üretilen ara mallar Güneydoğu Asya’da nihai ürüne dönüştürülüp ABD ve Avrupa gibi pazarlara gönderilebiliyor.
Ancak Çinli şirketlerin bölgeye yaptığı ihracat yalnız ara mallarla sınırlı değil.
Elektrikli otomobillerden tüketici elektroniğine kadar birçok Çin ürünü Güneydoğu Asya pazarlarında daha güçlü hale geliyor. Bu durum, Çin’den üretim çekerek kendi sanayisini büyütmeye çalışan ülkelerin aynı zamanda Çinli üreticilerle kendi iç pazarlarında rekabet etmesine yol açıyor.
Sonuç olarak Güneydoğu Asya bir yandan Çin dışına çıkan yatırımları çekerken diğer yandan Çin’in üretim ağının daha geniş bir parçası haline geliyor.
Türkiye için fırsat kadar rekabet de var
Bu dönüşüm Türkiye açısından da önemli. ABD-Çin geriliminin ardından küresel şirketlerin üretimi alternatif ülkelere taşıması uzun süredir Türkiye için potansiyel yatırım fırsatı olarak görülüyor.
Avrupa’ya yakınlık, Gümrük Birliği, gelişmiş sanayi altyapısı ve lojistik avantaj Türkiye’nin güçlü tarafları arasında.
Ancak Güneydoğu Asya örneği yalnız fabrikanın gelmesinin yeterli olmadığını gösteriyor.
Yüksek katma değerli üretimin ülkede kalabilmesi için ara malı üretiminin, mühendislik kapasitesinin, teknoloji tedarikçilerinin ve yerel üretici ağının da gelişmesi gerekiyor.
Aksi halde üretim başka ülkede yapılsa bile en yüksek katma değer Çin’deki tedarik zincirinde kalabiliyor.
Üstelik Çin’in aşırı üretim kapasitesinin Avrupa ve çevre pazarlara yönelmesi Türkiye’deki üreticiler üzerindeki fiyat baskısını da artırabilir.
Bu nedenle küresel üretimin Çin dışına çıkması Türkiye için otomatik bir kazanç anlamına gelmiyor. Asıl rekabet artık fabrikayı hangi ülkenin çektiğinden çok, tedarik zincirinin ne kadarını kendi içinde tutabildiği üzerinden şekilleniyor.
Kaynak: HABER MERKEZİ
üretim çin
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.