6 Ekim 2026, Salı · 21:02 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Nobel ödüllü Acemoğlu iki noktayı işaret etti: Türkiye için çok ciddi fırsatlar var

Nobel ödüllü ekonomist Prof. Dr. Daron Acemoğlu, yapay zeka dönüşümünde küresel devlerle temel model düzeyinde yarışmanın imkansız olduğunu belirterek, teknolojideki dağıtık ve merkeziyetsiz yapıyı işaret etti ve "İşte t…

YAYINLAMA 06 Ekim 2026 19:39

GÜNCELLEME 06 Ekim 2026 19:42

Ekonomim haberlerini Google'da daha sık görün Ekonomim'i tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyerek nitelikli haberlere daha kolay ulaşın.

Takip Et

Bex Dijital Cüzdan katkılarıyla düzenlenen İstanbul Fintech Week 2026, bugün ana sahnede Nobel ödüllü ekonomist Prof. Dr. Daron Acemoğlu’nu ağırladı.

Prof. Dr. Daron Acemoğlu konuşmasında "Yapay zekaya aktarılan sermaye miktarı gerçekten dudak uçuklatıcı boyutlara ulaştı; tahminler 2032 yılına gelindiğinde yatırımların birkaç trilyon doları, kuvvetle muhtemel 3 trilyon doları aşacağını gösteriyor. Üstelik bu yatırımlar şirketlerin kârlarından değil, büyük ölçüde borçlanma ve finansal enstrümanlarla finanse ediliyor. Böylesine devasa bir yatırımın karşılığını bulabilmesi ve mantıklı olabilmesi için, muhafazakar bir oranla baktığımızda dahi getirilerin ABD milli gelirinin yaklaşık yüzde 10’una, yani 1 trilyon dolardan fazla, neredeyse 2 trilyon dolara yakın bir büyüklüğe ulaşması gerekir” dedi.

Şu anda öncü yapay zeka laboratuvarları ve modellerinin toplam gelirinin 200 milyar dolar civarında olduğunu ifade eden Prof. Dr. Daron Acemoğlu:

“Bu gelirlerin önümüzdeki 5-6 yıl boyunca her yıl yüzde 70 ila 80 oranında büyümesi gerekiyor. Beklenen bu getirilerin gerçekleşmemesi durumunda yatırımcıların geri çekilmesi, yatırımların yarım kalması ve bir yapay zeka çöküşü riski doğabilir. Öte yandan açık ağırlıklı (open-weight) modellerle rekabet gibi faktörler nedeniyle bu getirilerin mevcut liderler tarafından paraya dönüştürülememe riski de var. Eğer bu beklentiler gerçekleşirse, bu kez de elde edilen getirinin en az yüzde 70 veya fazlası sermayeye ve çok dar bir girişimci zümresine aktarılacak; sermaye ile emeğin payında devasa bir dengesizlik ve derin bir eşitsizlik tablosu ortaya çıkacaktır”.

Yapay zekanın sadece ekran başında oturarak yapılan işleri değil, mavi yakalı görevleri de ikame eden bir otomasyon teknolojisi olarak kurgulanması ve birkaç dev şirketin kontrolünde merkeziyetçi bir yapıda ilerlemesinin zorunlu bir kader olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Daron Acemoğlu sözlerine şöyle devam etti:

“Yapay zekanın doğasında merkeziyetçi ya da salt bir otomasyon aracı olmasını gerektiren hiçbir kural yoktur; bu tamamen bugünkü geliştiricilerin bir tercihidir. İnsan zekası ile makine zekası birbirinden çok farklıdır ve iki şey birbirinden farklı olduğunda onları kullanmanın en doğal yolu birbirlerini tamamlayıcı şekilde bir araya getirmektir. Bizim 'çalışan yanlısı yapay zeka' (pro-worker AI) anlayışına yönelmemiz, teknolojiyi insan emeğini devre dışı bırakmak yerine çalışanlara yeni görevler, yeni zihinsel yetkinlikler ve yeni karar alma olanakları sunacak biçimde geliştirmemiz gerekiyor.”

"Türkiye gibi ülkeler için en büyük fırsat merkeziyetsiz uygulama katmanında"

Konuşmasında, bu tablo gelişmekte olan ülkeler için ne anlama geliyor diye soran Prof. Dr. Daron Acemoğlu “Otomasyon, gelişmekte olan ekonomilerin hızlı ekonomik kalkınma başlatmasını ve değer zincirinde yukarı tırmanmasını sağlayan kritik kaynak olan insan emeğini devre dışı bırakırsa bunu çok daha zor hale getirecektir. Elbette Türkiye, Endonezya, Meksika veya Brezilya gibi ülkelerin gereken devasa finansal kaynaklar nedeniyle Anthropic veya OpenAI gibi küresel devlerle temel model katmanında rekabet etmesi beklenemez. Ancak yapay zekada asıl geride kaldığımız alan 'uygulama katmanı'dır. Başarılı uygulamalar temel modellerdeki gibi katı bir merkeziyetçilikle değil, çok daha dağıtık ve merkeziyetsiz bir yapıda inşa edilecektir. Yatırımlar ve kaynaklar uygulama katmanına yöneldikçe, yapay zekanın dünyaya çok daha dengeli yayılma imkânı doğacaktır. İşte tam da bu noktada; Türkiye gibi ülkeler için çok ciddi fırsatlar bulunuyor. İnsan yaratıcılığının en iyi şekilde serpileceği alan olan inovasyon yanlısı yaklaşımla ve çalışanları tamamlayan uygulamalar geliştirerek bu dönüşümde güçlü bir yer edinmek mümkündür.” diye konuştu.

İstanbul Fintech Week 2026

5 Ekim’de Sürdürülebilir Finans Zirvesi ile başlayan etkinliğin 6–7 Ekim ana programı, 7 Ekim Çarşamba günü Dijital Bankacılık ve Dijital Varlıklar zirveleriyle devam edecek.

Hilton İstanbul Maslak'ta bu yıl "Smart, Embedded and Tokenized" temasıyla düzenlenen İstanbul Fintech Week 2026, 5 Ekim'deki Sürdürülebilir Finans Zirvesi'nin ardından 7 Ekim Çarşamba günü gerçekleştirilecek Dijital Bankacılık ile Dijital Varlıklar zirveleriyle devam ediyor.

Finans ve teknoloji ekosistemini bir araya getiren organizasyon kapsamında; modüler açık bankacılık mimarileri, yerel ödeme sistemleri ve sınır ötesi finansal altyapılar Akbank, bunq, TROY, Garanti BBVA Kripto, Ripple ve Avrupa Ödeme Kuruluşları Federasyonu (EPIF) temsilcilerinin yer aldığı oturumlarda masaya yatırılırken; tokenizasyonun geleceği, kurumsal adaptasyon ve blokzincirde risk-mevzuat uyumu gibi başlıklar da TRM Labs, Chainalysis ve İş Dijital Varlık Teknolojileri yöneticilerinin katılımıyla değerlendiriliyor. Program, sektör temsilcilerine yönelik stratejik kapalı C-Suite yuvarlak masa toplantılarıyla tamamlanıyor.

Kaynak: Ekonomim
İlgili Haberler
Borsa Avrupa borsaları yükselişle kapandı Dünya Gazetesi · 19 dk önce Global US power use to beat record highs in 2026 and 2027 as AI use surges, EIA says Investing.com · 25 dk önce Borsa Avrupa borsaları yapay zeka iyimserliğiyle yükseldi Borsanın Gündemi · 28 dk önce Borsa Avrupa borsaları günü yükselişle kapattı Ekonomim · 29 dk önce Makroekonomi Daron Acemoğlu: Türkiye'nin yapay zekada fırsatı uygulama katmanında Bloomberg HT · 43 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.