TCMB Başkanı Fatih Karahan, son dönemde para piyasası ve benzeri fonlardan çıkışlar yaşandığını, ancak bu paranın büyük ölçüde mevduata yöneldiğini söyledi. Karahan, "Fon piyasasının geneli sağlıklı işlemeye devam ediyor. Finansal sistemin genelini etkileyen bir sorun olmadığını görüyoruz" dedi.
07 Ekim 2026 00:00 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Merkez Bankası’nın faaliyetleri ve para politikası hakkında sunum yapan TCMB Başkanı Fatih Karahan, finansal piyasalardaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karahan, kıymetli maden fiyatlarındaki gelişmeler ve artan jeopolitik riskler nedeniyle Türk lirası varlıkların payında dalgalanmalar yaşandığını belirterek, sıkı para politikası duruşu ve destekleyici makroihtiyati araçların yurt içi yerleşiklerin TL mevduat tercihinin korunmasında etkili olduğunu ifade etti.
Karahan, atılan adımlar neticesinde fon piyasasının genelinin sağlıklı işlemeye devam ettiğini, finansal sistemin genelini etkileyen bir sorun olmadığını söyledi. Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda sunum yapan Karahan’a milletvekilleri ağırlıklı olarak fonlara ilişkin sorular yöneltti. Bankaların likiditeye erişimini kolaylaştırmak için, “Repo ihale tutarlarını artırdık. Bankaların borç alabilme limitlerini 10 kat artırdık. Teminat olarak kullanılan TÜFE'ye endeksli kıymetlerin ve YP cinsi teminatların iskonto oranlarını yüzde 10'a düşürdük.
Bankaların TL zorunlu karşılıklarda bloke tesis oranlarını düşürdük” dedi. Karahan, “Sorunun tasfiye kapsamında olmayan PPF’lere yayılmasını engellemek için ise; TLREF kaynaklı bir risk oluşmaması için tahvil alımlarımızı hızlandırdık. Önümüzdeki dönemde de piyasa koşullarına göre gerekli adımları atmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Snırlı bir alanında ve tekil bazı fonlarda oynaklık gözlendi
“TL tercihinin de eylül öncesi Türk lirası payı ile uyumlu olduğunu, bu doğrultuda TL payının yatay seyrettiğini görüyoruz. Bu görünüm yürüttüğümüz sıkı para politikasının önemli bir kazanımı olarak karşımızda duruyor” değerlendirmesi yapan Karahan, şunları söyledi: “Piyasaların görece sınırlı bir alanında ve tekil bazı fonlar kaynaklı oynaklık gözlendi. Biz bu konuya temelde finansal istikrar açısından bakıyoruz. Böyle baktığımızda da iki öncelik ortaya çıkıyor.
Birincisi TL’ye talebin devam etmesi, ikincisi ise tekil fonlarda görülen sorunun finansal sistemin geneline yayılmasına engel olmak. Bu öncelikler finansal istikrar için olduğu kadar fiyat istikrarı hedefi açısından da önemli. Merkez Bankalarının fiyat istikrarı hedefine odaklanabilmelerinin bir ön koşulu finansal sistemin olağan akışında, sağlıklı bir şekilde işlemesi. Aynı şekilde, fiyat istikrarını tesis etmek de finansal istikrarı korumanın ayrılmaz bir parçası.”
Karahan, son dönemde para piyasası ve benzeri fonlardan çıkışlar yaşandığını, ancak bu paranın büyük ölçüde mevduata yöneldiğini de aktardı. Özellikle ikinci çeyrekten itibaren TL mevduatına girişlerin hızlandığını belirten Karahan, TL mevduatının payının yüzde 61’in üzerine yükseldiğini söyledi. Karahan, sıkı para politikasıyla birlikte bireysel yatırımcının Türk lirasına olan ilgisinin sürdüğünü ifade etti.
Bireysel yatırımcı döviz ve kıymetli maden satıyor
Karahan, bireysel yatırımcıların portföy tercihlerine ilişkin olarak da değerlendirmelerde bulundu. Bireysel yatırımcıların döviz ve kıymetli maden satışlarının sürdüğünü belirten Karahan, TL tercihinin finansal piyasalardaki son gelişmelere rağmen korunduğunu söyledi.
Karahan, sermaye piyasalarının bir diğer önemli unsuru olan tahvil piyasasındaki gelişmelere de değindi. Önceki Komisyon sunumundan bu yana geçen dönemde kısa vadeli tahvillere yönelik artan ilgiyle birlikte getiri eğrisinin kısa ucunun gerilediğini belirten Karahan, orta ve uzun vadelerde ise hafif yükseliş görüldüğünü ifade etti. Son dönemde yurt içi ve yurt dışı finansal piyasalarda yaşanan gelişmelerin etkisiyle Türkiye’nin ülke kredi risk primi ve döviz kuru oynaklığında sınırlı artış yaşandığını kaydetti.
Fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı duruşa devam
Karahan, arz yönlü baskıların hafiflemesiyle dezenflasyon sürecinin yeniden ivme kazanmasını beklediklerini ifade ederek, fiyat istikrarı sağlanana kadar gerekli sıkı para politikası duruşunu kararlılıkla sürdüreceklerini kaydetti. Eylül ayında yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 29,7 olarak gerçekleştiğini belirten Karahan, şubat ayı sonunda başlayan jeopolitik gelişmelerin başta enerji olmak üzere arz yönlü baskılar yaratarak dezenflasyon sürecini yavaşlattığını ifade etti.
Ana para ve enflasyon farkı ödenecek
AK Parti'nin fon krizinden etkilenen yatırımcıların alacaklarının ödenmesine yönelik yasal düzenleme hazırlığı sürüyor. Edinilen bilgiye göre, AK Parti'nin üzerinde çalıştığı 10 maddelik kanun teklifinin kısa sürede TBMM Başkanlığı'na sunulması bekleniyor. Teklifte, fonların tasfiyesi ile yatırımcılara yapılacak geri ödemelere ilişkin düzenlemeler yer alacak. Fon soruşturmasından etkilenen toplam yatırımcı sayısı 455 bin 578. Bu yatırımcıların yaklaşık 350 bininin fonlarda 1 milyon liranın altında yatırımı bulunuyor.
TBMM’ye sunulacak düzenlemeyle ilk olarak bu gruptaki yatırımcılara ödeme yapılması öngörülüyor. 1 milyon liranın altındaki alacakların bu ay içinde ödenmesi planlanıyor. Buna göre, yatırımcılara yatırdıkları ana paranın yanı sıra enflasyon farkının da ödenmesi planlanıyor. Tasfiye kapsamındaki fonların bünyesinde bulunan menkul kıymetler, taşınmazlar ve diğer varlıklar da tasfiye edilerek nakde çevrilecek.
Elde edilen kaynağın yatırımcılara yapılacak ödemelerde kullanılması öngörülüyor. Ödemeler peyderpey ve kademeli şekilde yapılacak. Bir milyon liranın üzerinde alacağı bulunan yatırımcıların ödemeleri ise sonraki aşamalarda gerçekleştirilecek. Alınan bilgiye göre, serbest piyasa fonlarına ilişkin hesaplama ise devam ediyor. Bununla ilgili önümüzdeki hafta karar alınması bekleniyor. Alınan bilgiye göre ödemelerde kamu kaynakları kullanılmayacak. Bu arada, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM'ye bilgi verecek
Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.