Fransa’da borçlanma maliyetleri yükselirken Marine Le Pen, daha önce 125 milyar euro olarak açıkladığı tasarruf hedefini 140 milyar euroya çıkardı. Plan tahvil piyasasında ilk etapta rahatlama yaratırken, gözler 2027 seçimlerine çevrildi.
Murat Ali Oral 07 Ekim 2026 07:47 07 Ekim 2026 07:50 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Fransa’nın hızla büyüyen kamu borcu, siyasetin ekonomi gündemini yeniden şekillendiriyor. Dünya.com’un 6 Ekim sabahı haberleştirdiği 125 milyar euroluk tasarruf planında aynı gün önemli bir değişiklik geldi.
Marine Le Pen, Paris’te düzenlediği basın toplantısında daha önce beş yıllık dönem için öngördüğü 125 milyar euroluk tasarrufun artık yeterli olmadığını belirterek hedefi 2032’ye kadar 140 milyar euro net tasarrufa yükseltti.
Açıklamanın ardından Fransız tahvillerinde alımlar hızlandı. Son günlerde yüzde 5 sınırına yaklaşarak piyasadaki endişenin merkezine yerleşen 10 yıllık tahvil getirisi gerilerken, euro da kayıplarının bir bölümünü geri aldı.
125 milyar euro yetmedi, hedef 140 milyara çıktı
Le Pen’in önceki programında beş yıllık dönemde yaklaşık 125 milyar euroluk tasarruf öngörülüyordu. Ancak son haftalarda Fransa’nın borçlanma maliyetlerinde yaşanan sert yükseliş ve kamu maliyesine ilişkin artan kaygılar planın yeniden ele alınmasına yol açtı.
Le Pen, 6 Ekim’de yaptığı açıklamada gerekli mali düzenlemenin 2026 seviyesine kıyasla 2032’de 140 milyar euro net tasarrufa ulaşması gerektiğini söyledi.
Tasarrufların önemli bölümünün iktidarın ilk üç yılında gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Programın temel amaçlarından biri kamu açığını 2030’da Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’nın yüzde 3’ünün altına indirmek.
2032 hedefi ise açığı yüzde 2,5’in altına çekmek.
Le Pen ayrıca göreve gelmesi halinde faiz ödemeleri hariç bütçede, yani birincil dengede, 18 ay içinde dengeye ulaşmayı hedeflediğini açıkladı.
Program yalnız harcama kesintilerinden oluşmuyor. Le Pen aynı dönemde en az 30 milyar euroluk vergi indirimi de planlıyor. Bu nedenle açıklanan 140 milyar euro, vergi indirimlerinin etkisi dikkate alındıktan sonraki net tasarruf hedefini ifade ediyor.
Piyasa ilk tepkiyi tahvil faizinde verdi
Açıklamanın piyasadaki ilk etkisi Fransız devlet tahvillerinde görüldü.
Fransa’nın 10 yıllık tahvil getirisi, önceki günlerde yüzde 5’e yaklaşmasının ardından Le Pen’in mali disiplin mesajlarıyla geriledi. Gün içinde getiri yaklaşık 11 baz puan düşerek yüzde 4,76 civarına kadar indi.
Euro da aynı dönemde dolar karşısındaki kayıplarının bir bölümünü geri aldı.
Piyasanın verdiği tepki, yatırımcıların Fransa’daki siyasi tartışmadan çok önümüzdeki yıllarda kamu borcunun nasıl kontrol altına alınacağına odaklandığını gösteriyor.
Çünkü ülkenin artan borç yükü artık daha yüksek faiz oranlarıyla finanse ediliyor. Tahvil getirilerinin yükselmesi, devletin yeni borçlanmalarında daha yüksek faiz ödemesi anlamına geliyor. Bu durum da bütçe açığını azaltmayı daha zor hale getiriyor.
Le Pen’in planında mali disiplinin anayasaya bağlanması da bulunuyor. Önerilen “altın kural”ın referandumla kabul edilmesi ve kamu borcu istenen seviyeye gelene kadar bütçe açığının her yıl azaltılmasının anayasal yükümlülük haline getirilmesi amaçlanıyor.
Fransa’nın borcu 3,6 trilyon euroya dayandı
Planın arkasındaki baskının boyutu Fransa’nın son resmi borç verilerinde daha açık görülüyor.
Fransa Ulusal İstatistik ve Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü’nün verilerine göre kamu borcu 2026’nın ikinci çeyreği sonunda 3 trilyon 595,5 milyar euroya yükseldi.
Borç yalnız üç ayda 59,6 milyar euro arttı.
Kamu borcunun milli gelire oranı da yılın ilk çeyreğindeki yüzde 117,5 seviyesinden ikinci çeyrekte yüzde 119’a çıktı.
Fransa Merkez Bankası’nın haziran projeksiyonları da mevcut politika değişmezse borç oranının yükselmeye devam edeceğine işaret ediyor. Banka, kamu borcunun 2028 sonunda milli gelirin yaklaşık yüzde 122’sine çıkabileceğini öngörüyor.
Yükselen faizler sorunu daha da ağırlaştırıyor. Daha yüksek borç stoku ile daha yüksek faiz aynı anda devreye girdiğinde bütçeden faiz ödemelerine ayrılan pay büyüyor ve hükümetlerin vergi indirimi veya kamu harcaması için kullanabileceği alan daralıyor.
Bu nedenle son haftalarda yaşanan tahvil satışları yalnız finans piyasalarının değil, Fransa’daki seçim yarışının da temel ekonomi başlıklarından biri haline geldi.
Vergi, emeklilik ve AB ödemeleri de planda
Le Pen’in açıkladığı ekonomik program yalnız bütçe kesintileriyle sınırlı değil. Program kapsamında kamu harcamalarının milli gelire oranının cumhurbaşkanlığı döneminin sonunda yüzde 50’nin altına indirilmesi hedefleniyor.
Emeklilik sisteminde de yeni bir model hazırlanıyor. Le Pen, sosyal güvenlik açığını azaltmak amacıyla uzun vadede 15 ila 20 milyar euro arasında tasarruf sağlayabilecek bir düzenleme üzerinde çalışıldığını açıkladı.
Bireysel ve kolektif emeklilik birikimlerini artıracak yeni bir sermaye birikim sisteminin de kurulması planlanıyor.
Bir başka önemli başlık Fransa’nın Avrupa Birliği bütçesine yaptığı ödeme. Le Pen, Fransa’nın AB’ye net katkısını 5 milyar euroyla sınırlandırmak istiyor.
Programda kamu borcunun 2032’ye kadar milli gelirin yüzde 112’sine indirilmesi de hedefleniyor.
Ancak planın önündeki en büyük soru, açıklanan tasarrufların ne kadarının siyasi ve ekonomik olarak uygulanabileceği.
Fransa’da borçlanma maliyetinin son yılların en yüksek seviyelerine çıkması, bu tartışmayı seçim vaadinin ötesine taşıdı. Piyasa artık yalnız hangi partinin ne kadar harcama keseceğine değil, kamu borcunu gerçekten düşürebilecek uygulanabilir bir program ortaya konup konulamayacağına bakıyor.
Le Pen’in 125 milyar euroluk hedefi yalnız birkaç hafta içinde 140 milyar euroya çıkarması da Fransa’nın kamu maliyesindeki baskının ne kadar hızlı arttığını gösteren yeni işaretlerden biri oldu.
Kaynak: HABER MERKEZİ
fransa
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.