YAYINLAMA 07 Ekim 2026 08:59
GÜNCELLEME 07 Ekim 2026 09:01
TCMB’nin faiz kararı toplantısında anlamlı bir indirim adımı atmasının beklenmediğini ifade eden Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz, Türkiye'de kasım ve aralık aylarında enflasyon verilerinin geleneksel olarak düşük seyrettiğini belirtti. Ocak ayındaki ücret artışları öncesinde ortaya çıkacak bu tablonun faiz indirimi için daha uygun bir zemin hazırlayacağını savunan Prof. Dr. Yılmaz, indirim kararının aralık ayına ertelenmesinin daha mantıklı olacağını dile getirdi. TCMB’nin uyguladığı ortodoks politikalardaki temkinli duruşun, ekonominin sağlıklı görünümü açısından önemini koruduğu vurgulandı.
"Genel kredi gevşemesi riskli, borsa olumlu etkilenir"
Mevcut konjonktürde genel bir kredi gevşemesine gitmenin risk taşıdığına dikkat çeken Prof. Dr. Yılmaz, genel gevşeme yerine selektif kredilerin erişilebilirliğinin artırılması ve düşük maliyetli hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Olası bir faiz indiriminin reel sektöre kredi kolaylığı bazında sınırlı yansıyacağını aktaran Prof. Dr. Yılmaz, buna karşın kararın Borsa İstanbul üzerinde net ve olumlu bir yükseliş etkisi yaratacağını ifade etti.
"Yüksek faiz hazinede 'mali yorgunluk' yaratıyor"
Politika faizinin yüksek seyretmesinin Hazine'nin borçlanma maliyetlerini doğrudan yukarı çektiğini kaydeden Prof. Dr. Yılmaz, borç servisinin gerçekleşmesi için sürekli borçlanan bir yapının literatürde ‘mali yorgunluk’ olarak tanımlandığını belirtti. Hazine'nin 30 Eylül'de ihraç ettiği sürdürülebilir (yeşil) tahvilin %7,6 getiri oranıyla oldukça maliyetli bir şekilde gerçekleştiğine işaret eden Prof. Dr. Yılmaz, güven ortamı pekişmediği ve CDS primleri düşmediği sürece tek başına faiz indiriminin Hazine üzerindeki borçlanma yükünü hafifletmeyeceğini vurguladı.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.