YAYINLAMA 07 Ekim 2026 09:34
GÜNCELLEME 07 Ekim 2026 09:35
Journal of Cosmetic Dermatology'de yayımlanan değerlendirmede, kolajen takviyelerine yönelik tüketici ilgisinin mevcut bilimsel kanıtların güvenilirliğinin önüne geçtiği savunuldu.
İki meta-analizde istatistiksel hatalar tespit edildi
Trinity College Dublin'den biyoistatistikçi David Robert Grimes ile İngiliz dermatolog Anjali Mahto tarafından hazırlanan çalışmada, cilt yaşlanmasına yönelik kolajen takviyelerini inceleyen araştırmalar değerlendirildi.
Araştırmacılar, 2021 ve 2023 yıllarında yayımlanan iki meta-analizde çeşitli istatistiksel ölçüm ve raporlama hataları tespit etti.
Meta-analizlerden birinde istatistiksel olarak anlamlı olmayan bir sonucun anlamlı şekilde raporlandığı belirtildi. Veriler yeniden değerlendirildiğinde ise kolajen dozu ile cilt nemi veya elastikiyetindeki artış arasında anlamlı bir ilişki bulunamadığı aktarıldı.
Çalışmaların çoğunda ticari bağlantı dikkat çekti
Değerlendirmede incelenen çalışmaların büyük bölümünün sektör tarafından desteklendiği veya araştırma yazarlarının kolajen üreticileriyle ticari bağlantılarının bulunduğu vurgulandı.
Araştırmaların çoğunun küçük örneklem gruplarıyla yürütüldüğüne dikkat çekilirken, katılımcıların yaşları, günlük kolajen dozları ve takviyelerin kullanım süreleri arasında da önemli farklılıklar bulunduğu belirtildi.
Bazı eski çalışmalarda kolajenin başka biyoaktif bileşenlerle birlikte kullanılması da sonuçların yalnızca kolajene bağlanmasını zorlaştıran bir unsur olarak değerlendirildi.
Kolajenin cilde ulaşıp ulaşmadığı belirsiz
Hidrolize kolajenin sindirimi kolaylaştırmak amacıyla daha küçük peptitlere ayrıldığı biliniyor. Ancak araştırmacılar, bu maddelerin insan vücudunda cilde ulaşarak doğrudan bir etki oluşturduğunu gösteren çalışmaların yetersiz olduğuna dikkat çekiyor.
Bu nedenle mevcut verilerin kolajen takviyelerinin cilt yaşlanması üzerindeki etkisini kesin biçimde ortaya koymadığı ifade ediliyor.
"Yaşlanma karşıtı ürün olarak pazarlanması savunulamaz"
Uzmanlar, kolajenin gelecekte dermatoloji alanında bir role sahip olabileceğini ancak mevcut kanıtlarla takviyelerin onaylanmış bir yaşlanma karşıtı müdahale gibi pazarlanmasının bilimsel açıdan savunulamayacağını belirtiyor.
Bağımsız ve yüksek kaliteli çalışmalarla daha güçlü kanıtlar elde edilene kadar klinisyenlerin kolajen takviyelerini rutin olarak önermemesi gerektiği savunuluyor.
Araştırmacılar ayrıca İngiliz Dermatologlar Derneği (BAD) ve Avrupa Dermatoloji ve Zührevi Hastalıklar Akademisi (EADV) gibi kuruluşların kolajen takviyelerine ilişkin kapsamlı rehberler yayımlaması gerektiğine dikkat çekiyor.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.