OKSİJEN EKSİKLİĞİ VE ANİ TANSİYON ATAKLARI
Uyku apnesi sırasında solunum yolunun tıkanması, kandaki oksijen miktarının ani ve sert bir şekilde düşmesine neden olur. Bu tehlikeli düşüş karşısında beyin panikleyerek vücuda yoğun miktarda stres hormonu salgılar. Hormonların etkisiyle daralan damarlar kan basıncını fırlatır ve gece boyunca kalbi adeta amansız bir maratona zorlar.
1 | 7
RİTİM BOZUKLUĞU VE KALP KRİZİ RİSKİ
Gece boyunca tekrarlayan nefes durmaları, kalbin elektriksel sistemini doğrudan sabote ederek ciddi ritim bozukluklarına yol açar. Kalp kasının ihtiyaç duyduğu oksijeni alamaması, koroner arterlerin daralmasını ve tıkanmasını ciddi oranda tetikler. Yapılan araştırmalara göre, tedavi edilmeyen ağır uyku apnesi hastalarının kalp krizi geçirme riski sağlıklı bireylere göre tam üç kat daha fazır. Kalp atışlarındaki bu kontrolsüz dalgalanmalar, ne yazık ki ani gece ölümlerinin de en büyük gizli sorumlusudur. Uykuda kalbi bu denli yoran başka bir kronik faktör bulunmamaktadır.
2 | 7
KALP YETMEZLİĞİNE GİDEN SİNSİ SÜREÇ
Göğüs kafesinde soluk alabilmek için yaratılan negatif basınç, kalbin fiziki yapısını ve odacıklarını zamanla genişletir. Her nefes alma çabasında daha da zorlanan kalp kası, yıllar içinde pompalama gücünü kaybederek zayıflamaya başlar. Bu kronik yıpranma sürecinin son durağı ise maalesef geri dönüşü oldukça zor olan kalp yetmezliği hastalığıdır. Hastaların büyük çoğunluğu gün içindeki yorgunluklarını sadece yoğun iş temposuna bağlayarak büyük resmi kaçırır. Oysa kalbin feryadı, geceleri uykudan aniden nefes nefese fırlayarak uyanma şeklinde kendini gösterir. Erken dönemde önlem alınmadığında, kalbin biyolojik ömrü hızla tükenir.
3 | 7
GÜNDÜZ BELİRTİLERİ VE GİZLİ TEHLİKE SİNYALLERİ
Geceleri yaşanan bu gizli savaş, sabah uyanıldığında kendini geçmek bilmeyen şiddetli baş ağrılarıyla gösterir. Kişi tüm gece uyuduğunu zannetse de derin uyku evresine geçemediği için güne son derece yorgun başlar. Gün içinde sürekli devam eden uyuklama hali, konsantrasyon bozukluğu ve ani öfke patlamaları hastalığın en net işaretleridir. Toplantı esnasında veya direksiyon başında yaşanan ani dalmalar, hayati tehlikeleri de beraberinde getiren ciddi birer uyarıdır. Birçok insan bu zihinsel yorgunluğu ve unutkanlığı yaşlılığa veya strese bağlama hatasına düşer. Oysa beyne giden oksijen akışının kesilmesi, zihinsel kapasiteyi ve odaklanma yeteneğini gün geçtikçe köreltir. Vücudun verdiği bu sessiz çığlıkları doğru okumak, kalbi korumanın ilk ve en önemli adımıdır.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.