İş Dünyasında Suistimal Algı Araştırması 2026 sonuçları açıklandı. Cerebra’nın Etik ve İtibar Derneği (TEİD) iş birliğiyle hazırlanan araştırma sonuçlarına göre, katılımcıların %69’u ekonomik koşulların önümüzdeki 12 ayda suistimal riskini daha da artıracağını düşünüyor.
08 Ekim 2026 00:00 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Hamide HANGÜL
Her 10 katılımcıdan 7’si ekonomik koşulların suistimal riskini artırmasını bekliyor. Rapora göre, gelir dağılımı adaletsizliği ve “hak görme” algısıyla, yüksek enflasyon ve alım gücü kaybını, suistimal riskini artıran başlıca faktörler olarak görenlerin oranı ise %65.
Kararsızların oranı %33
Rapor, teknolojinin yeni bir riskten çok, suistimali görünür kılan bir güç olarak görüldüğünü de ortaya koydu. Buna göre, teknoloji, tespit ve kontrol kapasitesini güçlendiren bir araç olarak görülüyor. Katılımcıların %41’i kurumlarında suistimal gerçekleşme olasılığını yüksek veya çok yüksek görürken, %33’ü kararsız.
Suistimale yol açan nedenlerde finansal baskı ve kişisel nedenler %39 ile ilk sırada gelirken, zayıf iç kontrol ortamı ve düşük yakalanma riski %24, etik değerlerde zayıflık ve kişisel gerekçelendirme %22 ile öne çıkıyor. Katılımcıların %79’u bir etik ihlal veya suistimali kesinlikle, %16’sı ise büyük olasılıkla bildireceğini ifade ederek genel bildirim eğilimini %95’e taşıyor. Araştırmaya göre, suistimale tanık olduğunda resmi kanallardan bildirim yaptığını belirtenlerin oranı erkeklerde %60,kadınlarda %50 seviyesinde. Hiçbir bildirimde bulunmayanların oranı ise kadınlarda %17, erkeklerde %10.
“Temel ihtiyaç, farkındalıktan uygulamaya geçiş”
Cerebra Kurucusu ve CEO’su Fikret Sebilcioğlu, araştırmaya yönelik şu değerlendirmelerde bulundu: “Araştırmanın ortaya koyduğu temel ihtiyaç, farkındalıktan uygulamaya geçmek. Uygulamayı da kurum genelinde güven yaratan, görünür, tutarlı ve sürdürülebilir bir sisteme dönüştürmek. Bunun için kontrollerin gerçekten çalışması, etik liderliğin günlük kararlarda görünür olması, çalışanların endişelerini güvenle dile getirebilmesi, bildirimlerin sonuç doğurması ve teknolojinin riskleri daha erken görünür kılması gerekiyor. Güçlü bir suistimalle mücadele yapısı ancak insan, kültür, kontrol ve gözetim mekanizmalarının birlikte ve birbirini tamamlayacak şekilde çalışmasıyla mümkün olabilir.”
Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.