YAYINLAMA 08 Ekim 2026 00:00
GÜNCELLEME 08 Ekim 2026 00:00
ESRA ÖZARFAT / BURSA
Türkiye otomotiv ihracatında ticari araçların güçlü performansı sürüyor. Eylül ayında sektörün toplam ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7,7 artarak 3 milyar 940 milyon dolara ulaşırken, ticari araç gruplarında daha yüksek oranlı artışlar kaydedildi. Özellikle çekici ihracatının yüzde 58 artışla 292 milyon dolara yükselmesi dikkat çekti. Eşya taşımaya mahsus motorlu taşıt ihracatı da yüzde 15 artarak 800 milyon dolara ulaştı. Bu performans, sektörün yıl sonu hedeflerini de destekliyor. OİB Başkanı Kemal Yazıcı, 2025’te 12,4 milyar dolara ulaşan ticari araç ihracatının 2026 sonunda 15 milyar dolara yaklaşmasını beklediklerini söyledi.
Avrupa'da güçlü üretim üssü
Ticari araç ihracatının toplam otomotiv ihracatının yaklaşık yüzde 30’unu oluşturduğunu belirten Yazıcı, Türkiye’nin Avrupa’nın önde gelen ticari araç üretim merkezlerinden biri olduğunu vurgularken, artan maliyetlerin rekabetçiliği zorladığına dikkat çekti. Yazıcı’nın verdiği bilgilere göre, 2025 yılında hafif ticari araç ve kamyon grubunda 7,14 milyar dolar, otobüs-minibüs-midibüs grubunda 3,33 milyar dolar, çekicilerde ise 1,92 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Böylece toplam ticari araç ihracatı yaklaşık 12,4 milyar dolara ulaştı. 2026’nın ilk sekiz ayında ise toplam otomotiv ihracatı yüzde 2,5 artışla 27,2 milyar dolara yükselirken, ticari araç gruplarında daha yüksek oranlı artışlar kaydedildi. OİB’nin Eylül 2026 verileri, ticari araçlardaki yükselişin devam ettiğini ortaya koydu. Ticari araç grupları ile tedarik sanayisindeki artış otomotiv ihracatındaki yükselişi destekledi.
Türkiye’nin ticari araç üretimindeki konumuna da dikkat çeken Yazıcı, otomotiv sanayisinin küresel ölçekte en güçlü olduğu alanlardan birinin ticari araçlar olduğunu vurguladı. 2025’te Türkiye’de ticari araç üretimi yüzde 19, hafif ticari araç üretimi ise yüzde 21 arttı. Türkiye’nin güçlü tedarik sanayisi, nitelikli iş gücü, mühendislik kabiliyeti ve Avrupa pazarına yakınlığının önemli rekabet avantajları sunduğunu belirten Yazıcı, özellikle hafif ticari araç, otobüs, minibüs ve midibüs üretiminde Türkiye’nin Avrupa’nın önde gelen merkezleri arasında yer aldığını kaydetti.
Maliyet baskısı uyarısı
Yazıcı, “Yalnızca araç üreten değil, küresel markaların stratejik üretim üssüyüz” değerlendirmesinde bulundu. Ticari araç ihracatında ana pazarın Avrupa olduğunu belirten Yazıcı, 2025 yılında toplam otomotiv ihracatının yüzde 72,5’inin AB ülkelerine gerçekleştirildiğini, AB dışındaki Avrupa ülkeleri de dahil edildiğinde bu oranın yüzde 85 seviyesine çıktığını söyledi.
2025’te ticari araç ihracatının ortalama yüzde 32 arttığını belirten Yazıcı, yeni modellerin de bu performansa katkı sağladığını söyledi. Önümüzdeki dönemde elektrikli ve hibrit araçlar, batarya ve yazılım odaklı dönüşümün sektörün gündeminde olacağını ifade eden Yazıcı, artan işçilik, enerji ve finansman maliyetlerinin ihracatçı üzerindeki baskısına dikkat çekti. Yazıcı, ihracatçının rekabetçiliğini koruyabilmesi için öngörülebilir bir maliyet-kur dengesine ve yeni nesil araç yatırımlarının Türkiye’ye çekilmesine ihtiyaç olduğunu vurguladı. “Amacımız yüksek katma değerli bir yapı oluşturmaktır” dedi. Ticari araç sektöründe elektrifikasyon, yazılım ve sürdürülebilirliğin önümüzdeki dönemin temel rekabet unsurları olacağını belirten Yazıcı, özellikle KOBİ ölçeğindeki tedarikçilerin dönüşüm sürecine dahil edilmesinin önem taşıdığını söyledi.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.