YAYINLAMA 09 Ekim 2026 10:45
GÜNCELLEME 09 Ekim 2026 10:51
Açıklanan son haftalık menkul kıymet istatistiklerini değerlendiren Dr. Gözde Sarak, yabancı yatırımcıların hisse senedinde 190 milyon dolar, devlet tahvilinde ise 485 milyon dolar net satış gerçekleştirdiğini belirtti. Böylece son haftadaki toplam portföy çıkışının 735 milyon dolara ulaştığını vurgulayan Dr. Gözde Sarak, piyasadaki hareketliliğin boyutlarını gözler önüne serdi.
Üç aylık tablo: Temmuzdaki girişler eylülde yerini kaçışa bırakıyor
Resmin tamamını görmek adına son üç aya bakılması gerektiğini ifade eden Dr. Gözde Sarak, piyasaların üç farklı aşamadan geçtiğini kaydetti. Temmuz ayında jeopolitik gerilimlerin yumuşaması ve %37'lik politika faizi ortamında yabancıların tahvile yöneldiğini ve yalnızca o ay tahvile yaklaşık 3 milyar dolarlık giriş olduğunu hatırlattı. Ağustos ayında ise ülke risk priminin (CDS) yılın en düşük seviyelerine gerilemesiyle hisse senedine kısa süreli bir ilgi yaşandığını belirten Dr. Gözde Sarak, Eylül ortasında fon piyasasında patlak veren sorunlarla birlikte son üç haftada tahvil ve özel sektör borçlanma araçlarından yaklaşık 1,8 milyar dolarlık çıkış yaşandığını aktardı.
Borsa İstanbul’daki yabancı payı artışı bir illüzyon mu?
Yıl genelinde yabancıların hala 6,65 milyar dolar net alımda bulunduğunu ve bu rakamın geçen yılın tamamını aştığını belirtilen Dr. Gözde Sarak, paranın ağırlıklı yönünün hisse senedi değil faiz getirisi olduğunu vurguladı. Yabancıların Borsa İstanbul’daki payının son iki ayda %32’den %37’ye yükselmiş görünmesinin yanıltıcı olduğuna dikkat çeken Dr. Sarak, aynı dönemde hisse senedi piyasasına yalnızca birkaç milyon dolarlık sınırlı bir giriş olduğunu ifade etti. Dr. Gözde Sarak, yabancı payını yükselten asıl etkenin, yerli yatırımcıların elindeki hisselerin fon satışları nedeniyle sert değer kaybetmesi ve buna bağlı olarak pastadaki yerli payının küçülmesi olduğunu açıklıkla dile getirdi.
Carry trade getirisi ile borsa performansı arasındaki uçurum
Carry trade işlemlerindeki getiri oranlarına değinen Dr. Gözde Sarak, haziran sonundan bu yana dolar bazında yaklaşık %3 net getiri sağlandığını hesapladıklarını belirtti. Dolar bazlı yatırımlarda faizden elde edilen kazancın bir kısmının kur artışı ve borçlanma maliyetine gittiğini aktaran Dr. Sarak, aynı dönemde Borsa İstanbul’un dolar bazında %18 değer kaybettiğini vurguladı. Yabancı yatırımcıların tercihlerindeki bu farkın getiri makasından kaynaklandığını belirten Dr. Gözde Sarak, kısa vadeli araçlarda duran bu paranın koşullar değiştiğinde hızla piyasadan çekilebildiğini kaydetti.
Piyasaların radarındaki 4 kritik başlık
Önümüzdeki dönemde piyasaların yönünü belirleyecek dört ana başlığı takip edeceklerini söyleyen Dr. Gözde Sarak; bunlardan ilkinin 22 Ekim’deki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararı olduğunu ifade etti. CDS risk priminin yeniden 250 baz puanın üzerine çıkmaması gerektiğini belirten Dr. Sarak, fon tasfiye sürecinin seyri ile küresel tarafta 24 yılın zirvesine çıkan tahvil faizlerinin de yabancı yatırımcının kararlarında belirleyici olacağını sözlerine ekledi. Dr. Gözde Sarak ayrıca, hem kur korumalı mevduatın (KKM) hem de carry trade mekanizmasının ekonomiye belirgin bir maliyet yüklediğinin altını çizdi.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.