9 Ekim 2026, Cuma · 16:49 Piyasalar Açık
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

FSB'den 19 ülkeye uyarı: Büyük banka krizlerine hazırlık yetersiz

Küresel finans sisteminin denetleyici kuruluşu FSB, 19 ülke ve bölgedeki banka krizlerine müdahale mekanizmalarını inceledi. Yalnızca dört merkez tam uyum sağlarken diğerlerinde ciddi eksikler belirlendi. Kurum, yeni bir…

FSB'den 19 ülkeye uyarı: Büyük banka krizlerine hazırlık yetersiz

Küresel finans sisteminin denetleyici kuruluşu FSB, 19 ülke ve bölgedeki banka krizlerine müdahale mekanizmalarını inceledi. Yalnızca dört merkez tam uyum sağlarken diğerlerinde ciddi eksikler belirlendi. Kurum, yeni bir banka iflası yaşanmadan önlem alınmasını istedi.

Murat Ali Oral 09 Ekim 2026 13:14 09 Ekim 2026 13:20 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Küresel bankacılık sisteminde büyük bir bankanın iflası halinde yaşanabilecek likidite krizlerine ilişkin yeni bir uyarı geldi. Finansal İstikrar Kurulu (FSB), 9 Ekim'de yayımladığı raporda, ülkelerin önemli bir bölümünün sistemik bankaların çöküşünü yönetmek için gerekli acil kamu finansmanı mekanizmalarını henüz yeterince oluşturamadığını açıkladı.

FSB'nin 19 ülke ve bölgeyi kapsayan incelemesi, yalnızca ABD, İngiltere, Japonya ve Hong Kong'un değerlendirilen acil finansman mekanizmalarında tam uyum sağladığını ortaya koydu.

Rapora göre birçok ülkede ilerleme kaydedilmiş olmasına rağmen, büyük bir bankanın faaliyetlerini sürdüremeyecek duruma gelmesi halinde gerekli finansmanın yeterli hızda ve büyüklükte sağlanabilmesi konusunda önemli eksiklikler bulunuyor.

FSB, söz konusu mekanizmaların kriz başladıktan sonra oluşturulmasının riskli olduğuna dikkat çekerek hükümetlerin ve düzenleyici kurumların önceden hazırlık yapması gerektiğini vurguladı.

Yalnızca dört merkez tam uyum sağladı

FSB'nin değerlendirmesinde, sistemik öneme sahip bankaların yeniden yapılandırılması veya kontrollü biçimde tasfiye edilmesi sırasında kullanılabilecek kamu destekli geçici finansman mekanizmaları incelendi.

İnceleme sonuçlarına göre ABD, İngiltere, Japonya ve Hong Kong, değerlendirilen standartlara tam uyum sağlayan dört merkez oldu.

Diğer ülkelerde ise finansman mekanizmalarının tasarımı, hukuki dayanakları, uygulanma hızı veya yeterli miktarda likidite sağlayabilme kapasitesi açısından farklı düzeylerde eksiklikler belirlendi.

FSB'nin dikkat çektiği temel sorun, bir bankanın kriz sırasında ihtiyaç duyabileceği likiditenin normal koşullarda kullanılabilen finansman kaynaklarından çok daha büyük ve acil hale gelebilmesi.

Özellikle mevduat çıkışlarının hızlandığı ve piyasalardan borçlanmanın zorlaştığı dönemlerde, bankanın varlıklarını hemen nakde dönüştürmesi mümkün olmayabiliyor.

Bu durumda yeterli likidite sağlanamaması, bankanın yeniden yapılandırılmasını zorlaştırarak finansal sistemin diğer kuruluşlarına da baskı yaratabiliyor.

Ancak rapordaki tam uyum sınıflandırması, dört merkezin her türlü bankacılık krizine karşı eksiksiz güvenceye sahip olduğu anlamına gelmiyor.

FSB'nin incelemesi ülkelerin bankacılık sistemlerinin genel sağlamlığını değil, belirli bir kriz finansmanı mekanizmasının uluslararası standartlara uygunluğunu değerlendiriyor.

2023'teki banka iflasları eksikleri ortaya çıkardı

FSB'nin yeni raporu, 2023 yılında yaşanan uluslararası bankacılık çalkantısının ardından başlatılan çalışmaların parçasını oluşturuyor.

O dönemde ABD'de bazı bölgesel bankaların iflas etmesi ve İsviçre'de Credit Suisse'in UBS tarafından devralınması, bankalara duyulan güvenin ne kadar hızlı bozulabileceğini göstermişti.

Dijital bankacılık ve elektronik para transferlerinin yaygınlaşması, müşterilerin çok kısa sürede büyük miktarda mevduat çekebilmesini mümkün hale getiriyor.

Bir bankanın ödeme güçlüğüne düşeceği yönündeki endişeler, müşterilerin eş zamanlı para çekme talebinde bulunması halinde likidite ihtiyacını hızla artırabiliyor.

Üstelik finansal açıdan yeniden yapılandırılabilir durumda olan bir banka bile kriz sırasında yeterli nakde erişemediğinde faaliyetlerini sürdüremeyebilir.

FSB'nin üzerinde durduğu ayrım da burada ortaya çıkıyor. Bankanın sermaye kayıplarını karşılamak için kullanılacak kaynaklarla günlük ödemelerini gerçekleştirebilmesi için ihtiyaç duyduğu likidite aynı şey değil.

Bir bankanın yeniden yapılandırılması için gerekli sermaye önlemleri alınmış olsa bile, mevduat sahiplerine ve diğer alacaklılara yapılacak ödemelerin sürdürülebilmesi için geçici finansman gerekebiliyor.

FSB, bu finansmanın önceden belirlenmiş kurallar çerçevesinde sağlanmasının, düzensiz banka iflaslarını ve daha maliyetli kurtarma operasyonlarını önleyebileceğini belirtiyor.

Kamu desteği son çare olarak kullanılacak

FSB'nin önerdiği sistem, sorun yaşayan her bankanın devlet tarafından kurtarılması anlamına gelmiyor.

Kamu destekli acil finansman mekanizmalarının, bankanın kendi likidite kaynaklarının ve piyasadan sağlayabileceği finansmanın yetersiz kaldığı koşullarda son çare olarak kullanılması öngörülüyor.

Amaç, sistemik öneme sahip bir bankanın faaliyetlerini kontrollü biçimde yeniden yapılandırırken ödeme hizmetleri gibi kritik işlevlerini sürdürebilmesini sağlamak.

Bu yaklaşımda geçici kamu finansmanının yeterli büyüklükte, ihtiyaç duyulduğu anda erişilebilir ve hukuki açıdan uygulanabilir olması önem taşıyor.

Aynı zamanda kamu kaynaklarından doğabilecek zararların geri kazanılmasına yönelik düzenlemelerin bulunması gerekiyor.

FSB'nin standartları, bankaların ve yatırımcıların kamu desteğine güvenerek aşırı risk üstlenmesini önleyecek koruyucu koşulları da içeriyor.

Raporda, kriz finansmanı mekanizmalarının oluşturulmasına ilişkin altı tavsiyeye yer verildi.

Bu tavsiyelerin ortak amacı, ülkelerin finansal kriz anında kullanabilecekleri araçları önceden belirlemesi, hukuki ve operasyonel hazırlıklarını tamamlaması ve gerektiğinde kaynakları gecikmeden devreye alabilmesi.

FSB ayrıca ülkeler arasında iyi uygulamaların paylaşılmasını ve eksikliklerin giderilmesinde kaydedilen ilerlemenin izlenmesini önerdi.

Türkiye ve küresel finansman açısından önemi

FSB'nin değerlendirmesi, uluslararası bankacılık sisteminin birbirine ne kadar bağlı olduğunu göstermesi açısından Türkiye için de önem taşıyor.

Küresel ölçekte faaliyet gösteren büyük bankalar, sınır ötesi kredi işlemleri, dış ticaret finansmanı, tahvil piyasaları ve uluslararası ödeme sistemlerinde önemli rol oynuyor.

Bu kuruluşlardan birinde yaşanabilecek ciddi likidite sorunu, yalnızca bankanın faaliyet gösterdiği ülkeyi değil, başka ülkelerdeki finansal kuruluşları ve şirketleri de etkileyebiliyor.

Türkiye'deki şirketlerin dış borçlanma koşulları, uluslararası kredi maliyetleri ve ticaret finansmanına erişimi de küresel bankacılık sistemindeki gelişmelerden etkilenebiliyor.

Bununla birlikte FSB'nin belirli kriz finansmanı standartlarında saptadığı eksikliklerden hareketle Türkiye'deki bankaların finansal açıdan sorunlu olduğu sonucuna varılamaz.

Raporda incelenen konu, bankaların mevcut sermaye ve likidite yeterliliklerinden farklı olarak, sistemik bir banka iflası sırasında kamu otoritelerinin geçici finansman sağlama kapasitesi.

FSB'nin yeni uyarısı, 2008 küresel finans krizinden sonra getirilen düzenlemelere ve 2023'teki banka iflaslarından çıkarılan derslere rağmen kriz yönetiminde tamamlanması gereken önemli alanlar bulunduğunu gösteriyor.

Kurumun temel mesajı ise açık: Büyük bir banka krizinde kullanılacak finansman mekanizmasının nasıl işleyeceği, kriz başladıktan sonra değil, önceden belirlenmeli.

Kaynak: HABER MERKEZİ

bankacılık
Kaynak: Dünya Gazetesi
İlgili Haberler
Borsa Fon Koordinasyon Kurulu 4. kez toplandı! Ara ödemelerin detayları konuşuldu Uzmanpara · az önce Borsa Almanya`da kurumsal iflaslar 13 yılın zirvesine çıktı Uzmanpara · az önce Borsa Savunma sanayiinde yerlileştirme kritik malzemelere kadar planlanıyor Uzmanpara · 10 dk önce Borsa 9 maddelik fon düzenlemesi Meclis'e sunuldu Döviz.com · 18 dk önce Borsa Milyonları sinemaya çekmişti: Ünlü oyuncunun şirketi iflas etti Dünya Gazetesi · 30 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.