9 Ekim 2026, Cuma · 17:47 Piyasalar Açık
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Wall Street dört yılda yüzde 117 yükseldi, risk 10 şirkette toplandı

ABD borsasında dört yıldır süren yükseliş S&P 500'e yüzde 117 kazanç sağladı. Ancak yapay zekâ devlerinin ağırlığı büyüdükçe endeksin kaderi az sayıdaki şirkete bağlandı. Tahvil faizlerinin yükselmesi yatırımcı için yeni…

Wall Street dört yılda yüzde 117 yükseldi, risk 10 şirkette toplandı

ABD borsasında dört yıldır süren yükseliş S&P 500'e yüzde 117 kazanç sağladı. Ancak yapay zekâ devlerinin ağırlığı büyüdükçe endeksin kaderi az sayıdaki şirkete bağlandı. Tahvil faizlerinin yükselmesi yatırımcı için yeni bir risk yaratıyor.

Murat Ali Oral 09 Ekim 2026 14:30 09 Ekim 2026 14:35 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

ABD borsalarında Ekim 2022'de başlayan yükseliş dördüncü yılını doldurmaya hazırlanıyor. Yapay zekâ yatırımlarının desteklediği bu dönemde S&P 500 tarihi bir performans sergilerken, piyasanın giderek daha az sayıda teknoloji şirketine bağımlı hale gelmesi dikkat çekiyor.

Dört yıllık yükselişin faturası: Yüzde 117 kazanç

Wall Street'te mevcut yükseliş dönemi, S&P 500'ün 12 Ekim 2022'de gördüğü kapanış dip seviyesinden başladı. Endeks, 12 Ekim 2026'da bu yükselişin dördüncü yılını tamamlayacak.

Bu süre boyunca yaklaşık yüzde 117 değer kazanan S&P 500, İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki yükseliş dönemleri arasında performans bakımından altıncı sırada yer alıyor.

Carson Group Baş Piyasa Stratejisti Ryan Detrick'in değerlendirmesine göre mevcut yükseliş, süresi bakımından ise savaş sonrası dönemin en uzun sekizinci boğa piyasası konumunda.

Yükselişin dört yıldır devam etmesi tek başına sona yaklaşıldığı anlamına gelmiyor. Ancak hisse fiyatlarının ulaştığı seviyeler, şirketlerin kâr büyümesine ilişkin beklentileri daha önemli hale getiriyor.

Endeksin yüzde 40'ı yalnızca 10 şirkette

Dört yıllık yükselişin en dikkat çekici sonucu, ABD borsasında büyük şirketlerin ağırlığının giderek artması oldu.

J.P. Morgan Asset Management verilerine göre S&P 500'de piyasa değeri en yüksek 10 şirketin toplam ağırlığı, Ekim 2022'de yaklaşık yüzde 28 düzeyindeyken bugün yaklaşık yüzde 40'a ulaştı.

Bu değişim, endeksi izleyen yatırım fonlarının performansının da giderek az sayıda şirkete bağımlı hale gelmesi anlamına geliyor.

Örneğin en büyük teknoloji şirketlerinde yaşanabilecek sert bir satış, diğer yüzlerce şirketin hisseleri görece istikrarlı kalsa bile endeks üzerinde güçlü baskı oluşturabilir.

Dolayısıyla 500 büyük şirketi kapsayan S&P 500'e yatırım yapmak, geçmişe kıyasla daha yüksek bir büyük teknoloji şirketi ağırlığı taşımak anlamına geliyor.

Nvidia'nın piyasa değeri 286 milyar dolardan 5,8 trilyon dolara çıktı

Yükselişin en çarpıcı örneklerinden biri Nvidia oldu. Yapay zekâ sistemlerinde kullanılan gelişmiş işlemcileri üreten şirketin piyasa değeri, 12 Ekim 2022'de yaklaşık 286 milyar dolar seviyesindeydi.

Dört yılın sonunda bu büyüklük yaklaşık 5,8 trilyon dolara ulaştı. Nvidia böylece dünyanın piyasa değeri en yüksek şirketi konumuna yükseldi.

Ancak yükseliş yalnızca Nvidia ile sınırlı kalmadı. Alphabet, Microsoft, Meta Platforms ve diğer büyük teknoloji şirketleri de yapay zekâ yatırımlarının yarattığı beklentilerden önemli ölçüde yararlandı.

ABD'de piyasa değeri 1 trilyon doların üzerinde bulunan 13 şirketin yalnızca ikisi, teknoloji sektörü veya yapay zekâ yatırımlarıyla doğrudan güçlü ilişkisi bulunmayan şirketlerden oluşuyor.

Bu durum, yatırımcı ilgisinin hangi alanlarda yoğunlaştığını ortaya koyuyor.

ABD'deki büyümenin üçte biri yapay zekâyla bağlantılı

Yapay zekâ yatırımları yalnızca hisse fiyatlarını değil, ABD ekonomisinin büyüme dinamiklerini de etkiliyor. Oxford Economics'in değerlendirmesine göre ABD ekonomisindeki son dönem büyümenin yaklaşık üçte biri, doğrudan veya dolaylı olarak yapay zekâ faaliyetleriyle bağlantılı.

Bu etkinin içinde veri merkezi yatırımları, teknolojik altyapı harcamaları ve borsadaki servet artışının tüketimi desteklemesi gibi unsurlar yer alıyor.

Şirket kârlarındaki büyüme beklentileri de aynı eğilimden besleniyor.

S&P 500 şirketlerinin toplam kârlarında 2026 yılı için yüzde 35'in üzerinde artış öngörülüyor.

Ancak bu büyümenin önemli bir bölümünün teknoloji yatırımlarına bağlı olması, yapay zekâ harcamalarının yavaşlaması durumunda kâr beklentilerinin de yeniden değerlendirilmesine yol açabilir.

Tahvil faizleri 24 yılın zirvesine yaklaştı

Wall Street'teki yükselişi tehdit eden riskler yalnızca şirket değerlemelerinden kaynaklanmıyor.

ABD Merkez Bankasının faiz artırımlarına yönelmesi ve uzun vadeli tahvil getirilerindeki yükseliş, hisse senetleri açısından daha zor bir finansal ortam oluşturuyor.

ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,2 civarında seyrederken, kısa süre önce yaklaşık 24 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.

Tahvil getirilerinin yükselmesi, yatırımcılar açısından iki farklı sonuç doğuruyor.

İlk olarak, daha yüksek getiri sunan tahviller hisse senetlerine alternatif hale geliyor. İkinci olarak, şirketlerin finansman maliyetleri yükselerek gelecekteki kârlılık beklentilerini baskılayabiliyor.

Özellikle büyüme beklentileri yüksek teknoloji şirketlerinde bu etki daha belirgin hale gelebiliyor.

Yapay zekâ şirketleri artık kârlarını kanıtlamak zorunda

Ameriprise Baş Piyasa Stratejisti Anthony Saglimbene'ye göre yapay zekâ, mevcut yükseliş döneminin belirleyici unsuru.

Ancak teknoloji şirketlerinin yalnızca büyüme vaat etmesi artık yeterli olmayabilir.

Yatırımcılar, bugün yapılan yüksek tutarlı veri merkezi ve işlemci harcamalarının gelecekte ne ölçüde kâra dönüşeceğine daha fazla odaklanıyor.

Bu nedenle yükselişin devamında şirketlerin yatırım bütçelerinden çok, bu yatırımlardan sağladıkları gelir ve kârlılık önem kazanabilir.

Edward Jones Kıdemli Küresel Yatırım Stratejisti Angelo Kourkafas da piyasanın yükselişini sürdürebileceği görüşünü korurken, artan riskler nedeniyle hisse senetlerine yönelik yaklaşımın önceki döneme göre daha temkinli hale geldiğini belirtiyor.

12 Ekim sonrası hangi riskler izlenecek?

S&P 500'ün dört yıllık yükselişinin ardından yatırımcılar açısından üç gelişme belirleyici olacak.

Bunlardan ilki, büyük teknoloji şirketlerinin yapay zekâ yatırımlarından ne kadar gelir elde ettiğini gösterecek yeni bilançolar.

İkincisi, ABD'de enflasyonun seyri ve Fed'in faiz politikasının tahvil getirileri üzerindeki etkisi. Üçüncüsü ise yükselişin teknoloji devlerinin dışındaki sektörlere yayılıp yayılmayacağı.

Büyük şirketlerin endeksteki ağırlığı arttıkça bu üç gelişmenin önemi de yükseliyor.

Dört yılda yüzde 117 kazandıran Wall Street'te bundan sonraki temel soru, yükselişin ne kadar süreceğinden çok, kazancın kaç şirket tarafından taşınabileceği olacak.

Kaynak: HABER MERKEZİ

New York borsası
Kaynak: Dünya Gazetesi
İlgili Haberler
Borsa Altın yeniden yükselişte: Fiyatlar nereye kadar çıkabilir? Dünya Gazetesi · 1 saat önce Borsa Norveç'te akıllı gözlük kullanımına yeni kısıtlamalar geliyor Döviz.com · 1 saat önce Borsa Norveç, kamusal alanlarda akıllı gözlük kullanımını yasaklamaya hazırlanıyor Ekonomim · 2 saat önce Borsa Citroën ekim ayı kampanyalarını açıkladı! 1,4 milyon TL’ye varan kredi fırsatı Mynet Finans · 2 saat önce Makroekonomi OpenAI'nin 20 milyar dolarlık gelir açığı AI piyasasını sarstı Euronews TR Ekonomi · 2 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.