YAYINLAMA 10 Ekim 2026 10:08
GÜNCELLEME 10 Ekim 2026 10:25
Afganistan-Pakistan sınırında tırmanan askeri gerilim ve tıkanan diplomatik süreçler, bölgedeki güvenlik dengelerinin yeniden bozulduğunu gösteriyor. Çin öncülüğündeki arabuluculuk girişimlerinin sonuçsuz kalması ise yeni bir şiddet dalgası ve iç savaş riskini beraberinde getiriyor
Nuristan’da şiddetli çatışmalar
Bölgedeki hareketlilik, eylül ayının son haftasında Afganistan’ın Nuristan vilayetine bağlı Kamdeş ilçesinde sıcak temaslara dönüştü. Eski Afganistan Genelkurmay Başkanı General Yasin Ziya liderliğinde Mart 2022'de kurulan Taliban karşıtı silahlı yapı Afganistan Özgürlük Cephesi ile Taliban güçleri arasında şiddetli çatışmalar yaşandı. Afganistan Özgürlük Cephesi tarafından yapılan açıklamada, Taliban’ın kara birlikleri ve insansız hava araçlarıyla gerçekleştirdiği operasyonların ağır kayıpların ardından geri çekilmeyle sonuçlandığı öne sürüldü.
Sınır hattında karşılıklı suçlamalar
Çatışmaların ardından Kabil ve İslamabad yönetimleri birbirini hedef alan sert açıklamalarda bulundu. Afganistan Savunma Bakanlığı, Pakistan’ın desteğini alan silahlı unsurların sınır hattını geçerek Afgan topraklarına girdiğini öne sürerken, düzenlenen operasyonlarda 41 kişinin etkisiz hale getirildiğini ve 62 kişinin yakalandığını duyurdu. Pakistan tarafı ise bu suçlamaları kesin bir dille reddederek, çatışmaların Taliban güçlerinin dağlık alanlarda konuşlanan muhalif unsurların mevzileriyle tesadüfen karşılaşması üzerine başladığını belirtti.
TTP düğümü ve tırmanan hava saldırıları
İki ülke arasındaki temel kriz noktalarından birini oluşturan Tahrik-i Taliban Pakistan'ın bölgedeki varlığı gerilimi körüklemeye devam ediyor. Örgütün Pakistan içindeki eylemlerini sürdürmesi üzerine İslamabad yönetimi Kabil’i bu yapıya operasyonel zemin hazırlamakla suçluyor. Bu gerekçeyle Pakistan, son iki hafta içerisinde Afganistan sınırları içinde örgütün saklandığını öne sürdüğü bölgelere üç ayrı hava saldırısı dalgası düzenledi. Kabil yönetimi ise bu bombardımanlarda Afgan sivillerin yaşamını yitirdiğini bildirdi. Barış sürecindeki tıkanıklık nedeniyle Taliban karşıtı muhalif grupların operasyonel gücü ve motivasyonunun arttığı belirtiliyor.
Pekin’in arabuluculuk diplomasisi tıkandı
Bölgesel istikrarı korumak isteyen Çin, gerilimi düşürmek amacıyla taraflar arasında yoğun bir mekik diplomasisi yürüttü. Pekin yönetimi, Mayıs 2025'te Çin’de, Ağustos 2025'te Kabil’de ve son olarak Nisan 2026'da Urumçi’de üçlü görüşmeler organize ederek taraflara sükûnet ve kapsamlı bir çözüm arama çağrısında bulundu. Ancak bu temaslara rağmen sahada beklenen ilerleme sağlanamadı. Çin’in arabuluculuk rolünü sürdürmesi beklenmekle birlikte, bundan sonraki süreçte daha temkinli ve tarafların rızasına dayalı bir tutum sergileyeceği değerlendiriliyor. Çin’in muhalif gruplarla doğrudan temas kurmak yerine Pakistan, Afganistan ve Tacikistan’ı kapsayan bölgesel bir diyalog zeminini tercih edeceği ifade ediliyor.
Afganistan’da can kayıpları 2021 yılında 36 bin sınırını aşarak zirveye ulaşmış, Taliban’ın yönetimi devralmasıyla birlikte bu rakam 2022’de 1.653’e, sonraki üç yıllık dönemde ise yıllık 400’ün altına kadar gerilemişti. Ancak Pakistan ile yaşanan sınır çatışmaları ve Taliban karşıtı direniş gruplarının bu kaotik ortamdan güç alarak yeniden sahaya inmesi, son yıllarda sağlanan bağıl istikrarın sonuna gelindiği ve can kaybı grafiklerinin yeniden tırmanışa geçebileceği endişesini doğuruyor.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.