Otomotivde yerli üretimin payı, iki yıllık gerilemenin ardından yeniden yükselişe geçti. 2025’in ilk 9 ayında yüzde 29 olan yerli üretim, bu yılın aynı döneminde yüzde 34’e çıktı. Otomobilde yerlilik yüzde 35’e, hafif ticari araçlarda yüzde 24’e yükseldi. OSD Başkanı Cengiz Eroldu, yeni yatırımların bu artışı desteklemesini beklediklerini söyledi.
Ali Yıldırım 12 Ekim 2026 00:00 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Türkiye’de otomotiv sektörü hem üretim hem ihracat hem de iç pazar olarak en zor yıllarından birini yaşıyor. Özellikle son dönemde pazar rekor yıllara göre hızlı bir daralma sürecine girerken, yılın ilk 9 ayında üretim yüzde 6 küçüldü. Bu dönemde toplam ihracat yüzde 10 düşerken, dolar bazında ihracat ise yüzde 2,8 arttı.
Fakat bu tabloya rağmen yerli üretim modellerinde artışla birlikte, Made in Türkiye logolu araçlarda artış hız kazandı. Pazardaki yerlilik oranı neredeyse 2023 yılına geri ulaştı. Geçen hafta İstanbul’da gerçekleşen toplantıda açıklamalarda bulunan Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Başkanı Cengiz Eroldu, otomotiv üretiminin 971 bin adet olduğunu, kapasite kullanım oranının da 5 puan gerilediğini kaydetti.
İç pazardaki daralmaya rağmen yerli üretimden satışların toplam pazar içindeki payının yükseldiğine işaret eden Eroldu, geçen yıl yüzde 29 olan oranın bu yıl yüzde 34’e çıktığını belirtti.
Yeni yatırımlarla bu oran artacak
Alt kırılımlarda otomobillerin payı yüzde 29’dan yüzde 35’e, hafif ticari araçların payı yüzde 21’den yüzde 24’e, kamyonların payı ise yüzde 59’dan yüzde 64’e yükseldi. Eroldu, Türkiye’de kullanılan otobüslerin ise neredeyse tamamının yerli üretim olduğunun altını çizdi. Eroldu, yerli üretimin iç pazardaki payını daha da artırmayı hedeflediklerini ifade ederek, yeni yatırımların devreye girmesiyle bu oranın önümüzdeki dönemde yükselmesini beklediklerini söyledi.
Üretimdeki düşüş otomobilden geldi
Yılın ilk 9 ayında üretim ve ihracat performansındaki gerilemenin ağırlıklı olarak otomobil grubundan kaynaklandığını belirten Cengiz Eroldu, otomobil üretiminin yüzde 17, ihracatının ise yüzde 27 azaldığını açıkladı. Eroldu, hafif ticari araçlarda hem üretim hem de ihracat artarken, ağır ticari araçlarda da üretim ve ihracattaki yükselişe de dikkat çekti.
“Kamyon grubunun ilk 9 aylık performansı da olumlu seyretti” diyen Eroldu, “Otomobil üretimindeki gerilemede yeni yatırımların devreye alınması sürecinde fabrikalarda yaşanan faaliyet kayıpları etkili oldu. Özellikle yılın ikinci çeyreğinde yeni modellerin üretim bantlarına yerleştirilmesi nedeniyle çalışma temposunun düştü, mayıs ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30’lar seviyesinde gerilemeler görüldü” dedi.
Yatırımların üretim hatlarına yansımaya başladığını açıklayan Eroldu, otomotiv sanayisinin önümüzdeki aylarda geçen yılın aynı dönemlerine göre daha iyi sonuçlar elde etmesini beklediklerini sözlerine ekledi. Eroldu, sektörün yaptığı yatırımların etkisinin önümüzdeki yıl daha belirgin görüleceğinin de altını çizdi.
Kur ve enflasyon üretim ortamını desteklemiyor
Cengiz Eroldu, özellikle kur ve enflasyon koşullarının ihracat ve üretimi desteklemediği bir ortamda kapasite kullanımının gerilemesinin otomotiv şirketlerinin maliyetleri açısından ikinci bir sorun yarattığına dikkat çekti. Eroldu, üretim hacminin düşmesiyle birlikte mevcut kapasitenin daha az kullanılması, sektörün karşı karşıya olduğu maliyet baskısını artıran unsurlar arasında yer aldığını da kaydetti. Eroldu, “Buna karşın yatırımlarını sürdüren otomotiv sanayisinde yeni projelerin üretim ve ihracatı desteklemesi bekleniyor” dedi. Eroldu, Hyundai, Otokar, Oyak Renault ve TOFAŞ’ı örnek gösterdi.
Çin’in ihracatı % 67 arttı
Çin’de resmî rakamlara göre toplam kurulu otomotiv üretim kapasitesinin 45 milyon adedin üzerinde bulunduğunu anlatan Cengiz Eroldu, “Ülkenin 2025 yılındaki toplam üretimi 34,4 milyon adet olurken kapasite kullanım oranı yaklaşık yüzde 75 seviyesinde gerçekleşti. Çin’in iç pazarındaki daralmaya karşın ihracatını artırması, küresel rekabet üzerindeki baskıyı yükseltti. İlk 8 ayda Çin’in iç pazarı yüzde 22 daralırken, toplam üretimdeki gerileme yüzde 3,8 seviyesinde kaldı” diye konuştu.
Eroldu, bu veriler üzerinden Çin’in 2026 yılını yaklaşık 30 milyon adet üretimle tamamlayabileceğini belirtti. Eroldu, Çin’in ilk 8 aylık otomotiv ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 67 artarak 7,1 milyon adede ulaştığını ifade etti. Eroldu şöyle devam etti: “Çin’in ihracatında Rusya ve Brezilya öne çıktı. Avrupa ülkelerine yapılan sevkiyatlarda da yüksek rakamlar görüldü.
Çin’in Rusya’ya ihracatı ilk 7 ayda 500 bin adedi aştı. Belçika’ya 270 bin, İtalya’ya ise 180 bin civarında araç gönderildi. Avrupa Birliği’nin bazı ek vergilerine karşın Çinli üreticilerin yeni pazarlara yönelme çabası sürdü. Bu eğilim Avrupa otomotiv sanayisini korumaya yönelik düzenleme tartışmalarını hızlandıran etkenlerden biri oldu.
Avrupa Birliği’nin Çin ile toplam dış ticaret açığının 2025’te 304 milyar dolara ulaştı. Otomotiv grubunda aynı yıl 17 milyar euroluk açık verildi. Avrupa’nın otomotiv ithalatındaki baskı bu yıl daha da belirginleşti. İlk 7 ayda Çin’den Avrupa’ya otomobil ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 172 arttı. Çinli markaların Avrupa’daki pazar payı da geçen yılın ilk 8 ayındaki yüzde 6 seviyesinden bu yıl yüzde 10’a yükseldi.”
“Türkiye’nin yeni montaj fabrikalarına ihtiyacı yok”
Çin’in üretim kapasitesini değerlendirmek için ihracat pazarlarına daha agresif yöneldiğini belirten Cengiz Eroldu, Türkiye’nin de Çin ile dış ticaret dengesini sürdürülebilir hale getirmesi gerektiğini söyledi. Eroldu, Çin’e ihracatın sınırlı kalmasına karşın bu ülkeden yüksek miktarda ithalat yapılmasının Türkiye açısından dengelenmesi gereken bir tablo yarattığını ifade etti.
Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinde ise daha dengeli bir otomotiv ticareti bulunduğunu anlatan Eroldu, otomotivde iki tarafın birbirine satışlarının daha dengeli bir yapıya oturduğunu söyledi. Eroldu, “Türkiye’nin yeni montaj fabrikalarına ihtiyacı yok” dedi. Yabancı yatırımın Türkiye’de teknoloji geliştirmesi, Ar-Ge yapması, yerli tedarikçilerden alım gerçekleştirmesi ve mevcut sanayinin rekabet gücünü artırması gerektiğini sözlerine ekleyen Eroldu, Çinli üreticilerin Türkiye’ye yatırım yapmasına karşı olmadıklarının altını çizdi.
Otomotivden dış ticaret dengesine 3,5 milyar fazla
Otomotiv sanayisi, yılın ilk 9 ayında Türkiye’nin en fazla ihracat yapan sektörü olmaya devam etti. TİM verilerine göre 31,1 milyar dolara ulaşan ihracat, Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 17’sini oluşturdu. Sektörün ihracat geliri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3 arttı. Eroldu, Türkiye’nin daha yüksek katma değerli, hibrit ve elektrikli araçları ihraç etmeye başlamasının parasal değeri artırdığını belirtti. “İlk 8 ayda otomobiller ve ticari araçlar dahil motorlu taşıtların toplam dış ticaret dengesi 3,5 milyar dolar fazla verdi” diyen Eroldu, “Buna karşılık otomobil grubundaki dış ticaret açığı yaklaşık 3,2 milyar dolar oldu. Otomobil dış ticaret dengesini olumsuz etkilemeye devam etti. Üyelerin yatırımları devreye girdikçe, toplam dış ticaret fazlasının önümüzdeki dönemlerde büyümesini bekliyoruz” dedi.
En zayıf halka traktör grubu
Traktör grubu ise sektörün en zayıf halkası oldu. İlk 8 aylık verilere göre traktör pazarında daralma yüzde 50’ye yaklaşırken, üretimde de yüzde 30’a yakın gerileme yaşandı. Üreticilerin ihracatı artırarak iç pazardaki kaybı telafi etmeye çalıştığını belirten Cengiz Eroldu, mevcut pazar kaybının bu yolla karşılanmasının zor olduğunu dile getirdi. Üretimdeki gerilemenin kapasite kullanımına da yansıdığını ifade eden Eroldu, “Hafif araç grubunda geçen yıl yüzde 66 olan kapasite kullanım oranı yüzde 62’ye indi. Traktör grubunda da pazardaki sert daralmaya paralel olarak kapasite kullanımında belirgin düşüş görüldü. Kamyon, otobüs ve minibüs üretiminde ise kapasite kullanımının iyileşti” dedi.
“Çinlilerin Avrupa’da 4 yatırımı var bizde 1 yatırımı yok”
Avrupa’daki Made in Europe düzenlemesinin Türkiye açısından önemli bir belirsizlik yarattığını ifade eden Cengiz Eroldu, yeni Çin yatırımlarının nasıl yönetileceğinin de Avrupa tarafında tartışılan başlıklardan biri olduğunu kaydetti. Avrupa’da dört aktif Çin yatırımı bulunduğunu, Türkiye’de ise henüz Çinli otomotiv yatırımı olmadığını belirten Eroldu, Türkiye’nin de yeni yatırımlarda teknoloji ve Ar-Ge şartlarına önem vermesi gerektiğini söyledi.
Eroldu, 2026 yılı pazarının 1,1 milyon seviyesinde gerçekleşmesini beklediklerini söyledi. Türkiye’de araç talebinin sürdüğüne dikkat çeken Eroldu, nüfusun büyüklüğü ve tüketicilerin otomobil alma eğiliminin pazarı destekleyen unsurlar olduğunu ifade etti. Ekim ayının ilk haftasında showroom trafiğinin çok kötü olmadığını belirten Eroldu, belirgin bir düşüş eğilimi gözlemlemediklerini kaydetti.
“Türkiye’deki Çinlilerin pazar payı rahatsız edici değil”
Türkiye’de ise Çin ile dış ticaret açığının 33 milyar euro seviyesinde olduğunu belirten Cengiz Eroldu, otomobil grubundaki açığın geçen yıla göre bir miktar daha düşük seyrettiğini ifade etti. Çinli araçların Türkiye’deki pazar payı, geçen yılın ilk 9 ayında yüzde 8,7 iken bu yıl aynı dönemde yüzde 5,8’e geriledi.
Eroldu, ek vergilerin bu düşüşte önemli rol oynadığını belirtti. Türkiye’de Çinli markaların pazar payının yüzde 5 seviyesinde olduğunu hatırlatan Eroldu, mevcut oranı daha fazla önlem alınmasını gerektirecek ölçüde rahatsız edici bulmadığını söyledi. Eroldu, Çinli üreticilerin başka ülkelerde üretim yaparak pazarlara girmesi konusunda ise Avrupa Birliği ürününün hangi kriterlerle tanımlandığının önemli olduğuna da dikkati çekti.
Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.