ANA SAYFA FOTO GALERİ VİDEO GALERİ SON DAKİKA YAZARLAR GÃNCEL DÃNYA EKONOMİ SPOR CANLI SKOR AÃIK GÃRÃÅ TEKNOLOJİ YAÅAM KOBİ DİÄER Bizi Takip Edin
YeÅil Hidrojen Ãreticileri DerneÄi (H2DER) ile Alman H2Global Vakfı, Türkiye'de yeÅil hidrojen üretimini ve Avrupa pazarına sunulmasını desteklemek amacıyla mutabakat zaptı imzaladı.
AA12 Ekim 2026 Pazartesi 15:44 - Güncelleme: 12 Ekim 2026 Pazartesi 15:44
ABONE OL
Almanya'nın İstanbul BaÅkonsolosluÄu tarafından düzenlenen "Türkiye'de Hidrojen Ekonomisi: Temeller, Fırsatlar ve Zorluklar" baÅlıklı etkinlik kapsamında imzalanan mutabakatla, Türk-Alman enerji ortaklıÄının güçlendirilmesi, somut iÅbirliÄi fırsatlarının araÅtırılması ve iki kuruluÅ arasındaki iÅbirliÄi aÄının geliÅtirilmesi hedefleniyor.
Mutabakat zaptı, H2DER BaÅkanı Yusuf Günay ile H2Global Vakfı İcra Direktörü Markus Exenberger tarafından imzalandı.
Almanya'nın İstanbul BaÅkonsolosu Regine Grienberger, etkinlikteki konuÅmasında, Türkiye ile Almanya'nın enerji sistemlerini modernize etmek ve verimliliÄi artırmak için yıllardır yakın iÅbirliÄi içinde bulunduklarını söyledi.
Grienberger, bu ortaklıÄın yeÅil hidrojen alanına geniÅletildiÄini belirterek, "Türkiye, coÄrafi konumu ve hedefleriyle benzersiz bir konuma sahip. Türkiye, yeÅil hidrojen üretimi ve taÅınmasında bir güç merkezi haline gelebilir. Almanya için bu hayati önem taÅıyor. Sanayilerimiz iklim nötrlüÄüne doÄru ilerliyor. Güvenli tedarik kaynaklarına ve sürdürülebilir ürünlere ihtiyacımız var." diye konuÅtu.
YeÅil hidrojenin aÄır sanayinin karbonsuzlaÅtırılmasındaki rolüne dikkati çeken Grienberger, hidrojen çözümlerinin hayata geçirilmesinin sanayinin geleceÄini güvence altına alırken iklim hedeflerine ulaÅılmasına yönelik somut sonuçlar elde edilmesine de katkı saÄladıÄını dile getirdi.
Grienberger, hidrojen projelerinin hayata geçirilmesinde finansmanın önemine iliÅkin de, "Hidrojen altyapısı büyük ölçekli yatırımlar gerektiriyor. Bu, enerji için yeni bir otoyol inÅa etmeye benziyor. Güçlü bir temel ve yenilikçi finansman gerekiyor." ifadelerini kullandı.
H2DER ile H2Global arasında imzalanan mutabakat zaptına da deÄinen Grienberger, "Bu mutabakat zaptı yalnızca bir formaliteden ibaret deÄil, yeÅil hidrojeni gerçeÄe dönüÅtürecek pazar baÄlantıları oluÅturma taahhüdü." deÄerlendirmesinde bulundu.
"TÃRKİYE, JEOSTRATEJİK OLARAK DOÄRU YERDE BULUNUYOR"
H2Global Vakfı İcra Direktörü Exenberger de küresel geliÅmelerin orta ölçekli ülkeler arasındaki iÅbirliÄinin önemini artırdıÄını belirterek, "EÄer gerçekten bir pazar oluÅturmak istiyorsanız, bu tür iÅbirlikleri giderek daha önemli hale geliyor." dedi.
Exenberger, ülkelerin ikili veya çok taraflı kullanabileceÄi bir mekanizmanın daha yakın iÅbirliÄini kolaylaÅtırdıÄını ifade ederek Åunları kaydetti:
"Åahsen, Türkiye'nin sahip olduÄu kaynakların, altyapısının ve insan sermayesinin muazzam olduÄuna ve bunun gerçek bir avantaj olduÄuna inanıyorum. Türkiye, temiz hidrojenin yeni bir emtia olarak geliÅtirilmesi ve bu alanda yeni bir pazar oluÅturulması açısından jeostratejik olarak doÄru yerde bulunuyor. Avrupa'ya, Asya'ya, Afrika'ya yakın. Konum olarak son derece elveriÅli bir yerde. Kaynaklarınız var."
Hindistan ve Brezilya gibi ülkelerin yoÄun çaba gösterdiÄi bu alanda rekabetin de çok güçlü olduÄuna dikkati çeken Exenberger, "İÅbirliÄi, hız ve devlet desteÄi kritik önemde." diye konuÅtu.
"TÃRKİYE, TİCARİ ÃLÃEKLİ YEÅİL HİDROJEN ÃRETİMİNDE AVANTAJLARA SAHİP"
H2DER BaÅkanı Günay da Türkiye'nin hidrojen alanındaki stratejik hedeflerine dikkati çekerek, "Temel görevimiz, bu stratejik hedefleri istikrarlı ve sürdürülebilir taleple desteklenen ticari ölçekli üretime dönüÅtürmek." ifadesini kullandı.
Günay, Türkiye'nin ticari ölçekli yeÅil hidrojen üretiminde yenilenebilir enerji kaynakları, sanayi altyapısı ve Avrupa pazarlarına coÄrafi yakınlık gibi avantajlara sahip olduÄunu söyledi.
H2DER ile H2Global arasındaki iÅbirliÄini "stratejik bir giriÅim" olarak tanımlayan Günay, "Bu iÅbirliÄi, Türkiye'nin üretim potansiyelini yatırım, teknoloji, piyasa talebi ve uluslararası ticaretle buluÅturma fırsatı sunuyor." deÄerlendirmesinde bulundu.
Günay, mutabakatın bilgi ve uzmanlık paylaÅımı, politika ve mevzuat diyaloÄu, bilimsel araÅtırmalar ve ortak etkinlikleri kapsadıÄını belirterek, "Bu diyalog, gelecekteki projelerin hazırlanmasına katkı saÄlayabilir. Bu projeler daha sonra ayrı ayrı ticari anlaÅmalar yoluyla geliÅtirilebilir." dedi.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.