Altında son yükseliş denemesi kalıcı olmadı. Bank of America, 12 Ekim'deki değerlendirmesinde toparlanmanın önündeki üç engeli sıraladı. Bankanın 2027 beklentisini korumasına rağmen yakın dönem uyarısı dikkat çekiyor. Gram altın da etkilenebilir.
Murat Ali Oral 13 Ekim 2026 06:00 13 Ekim 2026 06:12 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Altın fiyatlarında son günlerde görülen toparlanma, yatırımcıların yeniden yükseliş beklentisini güçlendirmişti. Ancak ABD'li bankacılık devi Bank of America'nın 12 Ekim tarihli değerlendirmesi, kalıcı yükseliş için henüz erken olabileceğine işaret ediyor. Bankaya göre altının yeniden güç kazanabilmesi için yalnızca yatırımcı ilgisinin artması yeterli değil. Enflasyon, dolar ve ABD Merkez Bankasının faiz politikasıyla ilgili koşulların da değişmesi gerekiyor. Bankanın uzun vadeli beklentisi ise kısa vadeli uyarılarından belirgin biçimde ayrılıyor.
Bank of America, son değerli metaller değerlendirmesinde altın destekli yatırım fonlarına para girişlerinin sürdüğünü, buna karşın fiyatların güç kazanmakta zorlandığını belirtti. Bankaya göre bunun önemli nedenlerinden biri, fiziki altın talebinin yeterince güçlü olmaması. Yüksek tahvil getirileri ve doların değer kazanması da fiyatlar üzerindeki baskıyı artırıyor. Kurumun değerlendirmesi, altında yeniden yükseliş bekleyenler açısından önemli bir soruyu gündeme getiriyor: Yatırım fonlarından gelen para neden tek başına fiyatları yukarı taşımaya yetmiyor?
Bank of America, 2026'nın son çeyreği için altının ons fiyatında 4.000 dolarlık ortalama tahminini koruyor. Bankanın 2027 yılı ortalama fiyat beklentisi ise 4.813 dolar seviyesinde bulunuyor. Bu rakamlar yeni açıklanmış hedefler değil; kurumun son değerlendirmesinde değiştirmediği tahminler.
Buradaki önemli ayrım, 4.813 doların 2027 sonunda mutlaka ulaşılması beklenen bir fiyat değil, yılın tamamına ilişkin ortalama tahmini olması. Banka, kısa vadede baskının sürmesini beklerken gelecek yıl için daha yüksek ortalama fiyat öngörüyor.
Banka, merkez bankaları ile Çin ve Hindistan gibi büyük altın piyasalarındaki alımların toplamında yavaşlama görüldüğünü belirtiyor. Bu değerlendirme, merkez bankalarının altın biriktirmeyi tamamen bıraktığı anlamına gelmiyor. Bank of America'nın izlediği talep göstergeleri, farklı alıcı gruplarının önceki dönemlerdeki kadar güçlü destek vermediğine işaret ediyor. Altın fiyatları açısından önemli olan yalnızca büyük yatırım fonlarının piyasaya girmesi değil, fiziki altın alan kurumların ve ülkelerin de talebi sürdürmesi.
Bank of America'nın dikkat çektiği risklerden biri, bazı merkez bankalarının yıl sonuna kadar altın satışı yapma ihtimali. Özellikle Orta Doğu'daki çatışmaların ağırlaşması, enerji ithalatçısı ülkelerin mali dengelerini ve döviz ihtiyaçlarını etkileyebilir. Banka, bu koşullarda rezerv yöneticilerinin altın varlıklarını azaltabileceğini değerlendiriyor. Ancak bu bir gerçekleşmiş satış verisi değil, olası bir senaryo. Bankaya göre rezervlerdeki altının değerinin artması ile merkez bankalarının yeni altın satın alması da birbirinden ayrı değerlendirilmeli.
Fiziki talepteki zayıflamaya rağmen altın destekli yatırım fonlarına güçlü para girişi sürüyor. Dünya Altın Konseyinin 7 Ekim'de yayımladığı verilere göre küresel altın fonları, 2026'nın üçüncü çeyreğinde rekor düzeyde 31 milyar dolarlık net giriş kaydetti. Yalnızca eylül ayında fonlara yaklaşık 10 milyar dolar yöneldi. Aynı ay fonların altın varlıkları 67 ton artarak 4 bin 256 tona ulaştı. Bu tablo, altın fiyatlarındaki düşüşe rağmen bazı yatırımcıların değerli metali uzun vadeli bir yatırım ve korunma aracı olarak görmeye devam ettiğini gösteriyor.
Bank of America'ya göre yatırım fonlarından gelen alımlar, fiziki piyasadaki zayıflığı sonsuza kadar telafi edemez. Altın fiyatları düşmeye devam ederse fon yatırımcılarının bir bölümü pozisyonlarını azaltabilir. Böyle bir durumda son aylarda piyasayı destekleyen fon girişleri tersine dönebilir ve satış baskısını artırabilir. Bu nedenle banka, fonlara para girişinin sürmesini tek başına kalıcı yükselişin kanıtı saymıyor. Altın yatırımcıları açısından asıl belirleyici nokta, fiyatlar gerilerken fonların varlıklarını koruyup koruyamayacağı olacak.
Bank of America'nın ekim ayı başındaki değerlendirmesinde, altının ons fiyatının yılın son çeyreğinde 3 bin 750 dolara kadar gerileyebileceği öngörülmüştü. Bu rakam kesinleşmiş bir hedef ya da gerçekleşmiş dip değil, bankanın aşağı yönlü risk senaryosuydu. Kurumun 12 Ekim'deki değerlendirmesi de kısa vadeli temkinli yaklaşımının değişmediğini gösteriyor. Buna karşılık 2027 için daha yüksek fiyat ortalaması beklentisi korunuyor. Böylece yatırımcının önünde iki farklı zaman dilimi bulunuyor: Yakın dönemde düşüş riski, sonraki dönemde toparlanma olasılığı.
Bank of America'nın kalıcı toparlanma için önem verdiği ilk gelişme, enflasyon endişelerinin ve Orta Doğu'daki çatışmaların yarattığı belirsizliğin azalması. Özellikle petrol fiyatlarındaki yükseliş, ABD'de üretim ve tüketim maliyetlerini artırarak faizlerin daha uzun süre yüksek kalmasına neden olabilir. Bu durum altın üzerinde baskı yaratıyor. Bankanın değerlendirmesine göre enerji kaynaklı enflasyon tehlikesinin hafiflemesi, yatırımcıların para politikasına ilişkin beklentilerini değiştirebilir. Ancak jeopolitik gerilimin azalması tek başına altın fiyatlarında yükseliş garantisi oluşturmuyor.
Altın için ikinci önemli koşul, ABD dolarındaki güçlenmenin sona ermesi. Doların diğer önemli para birimleri karşısında değer kazanması, uluslararası piyasalarda dolar üzerinden fiyatlanan altını birçok yatırımcı açısından pahalılaştırıyor. Bank of America, doların değer kazanmaya devam etmesinin altının toparlanmasını zorlaştırabileceğini düşünüyor. Bu nedenle bankanın yükseliş senaryosunda doların güç kaybetmesi veya en azından yükselişini durdurması önem taşıyor. Doların yönü ise büyük ölçüde ABD ekonomisinin görünümüne ve faiz beklentilerine bağlı.
Bankanın en önemli koşullarından biri de ABD Merkez Bankasının para politikasındaki sıkılaştırma sürecini tamamlaması. Yüksek faizler ve tahvil getirileri, faiz geliri sağlamayan altını elde tutmanın alternatif maliyetini artırıyor. Bank of America, altındaki kalıcı dip oluşumunun Fed'in yeniden faiz artıracağına ilişkin endişeler ortadan kalktığında daha olası hale geleceğini savunuyor. Ancak bunun için mutlaka faiz indiriminin başlaması gerekmiyor. Yeni artış ihtimalinin zayıflaması ve doların güç kaybetmesi bile piyasanın beklentilerini değiştirebilir.
Bank of America, faiz politikasının dışında ABD dolarının satın alma gücünün aşınmasına ilişkin endişelerin yeniden güçlenmesini de altın açısından önemli görüyor. ABD'nin bütçe açıkları, borçlanma ihtiyacı ve kamu borcunun finansmanı konusunda daha fazla kaygı oluşması, yatırımcıların alternatif değer saklama araçlarına yönelmesine neden olabilir. Bankanın senaryosunda özellikle para politikasının kamu borçlanmasını kolaylaştıracak biçimde gevşetilmesi, doların değerine ilişkin endişeleri artırabilir. Böyle bir gelişme altın için güçlü bir destek oluşturabilir; ancak bu henüz gerçekleşmiş bir politika değişikliği değil.
Altının kısa vadeli yönü açısından bu hafta açıklanacak ABD enflasyon verileri önem taşıyor. 14 Ekim Çarşamba günü tüketici fiyat endeksi, 15 Ekim Perşembe günü ise üretici fiyat endeksi Türkiye saatiyle 15.30'da yayımlanacak. Beklentilerin üzerinde açıklanacak fiyat artışları, Fed'in faizleri yüksek tutacağı görüşünü güçlendirebilir. Daha ılımlı rakamlar ise altın üzerindeki faiz ve dolar baskısını hafifletebilir. Bu verilerden sonra 27–28 Ekim'deki Fed toplantısı, bankanın işaret ettiği toparlanma koşullarının oluşup oluşmadığını değerlendirmek açısından izlenecek.
Bank of America'nın tahminleri uluslararası piyasada altının ons fiyatını esas alıyor. Türkiye'de gram altının TL değeri ise ons fiyatının yanında dolar/TL kuruna da bağlı. Bu nedenle ons altındaki bir gerileme, kurdaki yükselişle kısmen dengelenebilir; tersine hem ons fiyatının hem de doların yükselmesi gram altındaki artışı güçlendirebilir. Bankanın 2027 için koruduğu 4 bin 813 dolarlık ortalama tahmin, gram altında belirli bir TL fiyatını garanti etmiyor. Yatırımcının izlemesi gereken, bankanın sıraladığı koşulların gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ve bunların kur üzerindeki etkisi olacak.
Kaynak: HABER MERKEZİ
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.