13 Ekim 2026, Salı · 11:28 Piyasalar Açık
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Türkiye-ABD Ticaretinde 100 Milyar Dolarlık Hedefe Doğru

AmCham Türkiye, ABD ve Türkiye arasındaki ticaret hacmini 100 milyar dolara çıkarma hedefi doğrultusunda karşılıklı yatırımların artırılmasına, Türkiye’nin bölgesel merkez rolünün güçlendirilmesine ve yüksek katma değerl…

AmCham Türkiye, ABD ve Türkiye arasındaki ticaret hacmini 100 milyar dolara çıkarma hedefi doğrultusunda karşılıklı yatırımların artırılmasına, Türkiye’nin bölgesel merkez rolünün güçlendirilmesine ve yüksek katma değerli sektörlerde yeni iş birliklerine odaklanıyor. Türkiye’de 60 milyar doların üzerinde yatırımı bulunan 140’ı aşkın Amerikan şirketini temsil eden AmCham Türkiye’nin Yönetim Kurulu Başkanı Emre Karter teknoloji, enerji, sağlık ve inovasyon alanlarında yeni fırsatların önünü açmayı hedeflediklerini söylüyor.

Türkiye ile ABD arasındaki ticari ve ekonomik ilişkiler son dönemde nasıl bir ivme yakaladı? Özellikle 100 milyar dolarlık ticaret hedefi çerçevesinde mevcut tabloyu ve yeni dönemin dinamiklerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye ve ABD arasındaki ekonomik ve ticari bağlar, uzun yıllara dayanan, dirençli ve her iki ülke için karşılıklı değer üreten son derece güçlü bir stratejik ortaklığa dayanıyor. Sayısal verilere baktığımızda ikili ticaret hacmimiz 2013 yılında 20 milyar dolar seviyesindeyken, 2025 yıl sonu itibarıyla 36 milyar dolara ulaştı; enerji ve hizmetler sektörlerini de dâhil ettiğimizde bu hacim 45 milyar doların üzerine çıkıyor. Günümüz itibarıyla ABD, Türkiye’nin ikinci en büyük ihracat pazarı ve beşinci en büyük ithalat pazarı konumunu koruyor. 2025 verilerine göre ABD’nin Türkiye’ye mal ihracatı yüzde 31,6 artarak 20,4 milyar dolara yükselirken, ABD mal ticaretinde Türkiye karşısında 3,9 milyar dolar fazla verdi.

İki ülke tarafından ortaklaşa belirlenen 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi ise önümüzdeki dönemde ilişkileri daha da yukarıya taşıyacak temel itici güç konumunda duruyor. Bu stratejik hedefe ulaşılması yolunda; Türkiye’de yatırımı bulunan Amerikan şirketlerinin sağlık, havacılık, enerji, teknoloji ve kimyasallar gibi yüksek katma değerli sektörlerdeki yatırım ortamına yönelik beklentilerine yanıt vermek büyük önem taşıyor. Aynı zamanda Türk şirketlerinin küresel değer zincirlerine katılımını desteklemek adına, ihracat ölçeklerini ABD pazarının gerektirdiği yüksek hacim ve standartlara uyumlu şekilde konsolide etmeleri kritik bir rol oynuyor. Ticaret ve Yatırım İlişkilerinin Geliştirilmesine İlişkin Anlaşma (TIFA) mekanizmasının iki ülke bakanlıkları koordinasyonunda aktif tutulması da bu süreci besliyor. Ticaret, enerji anlaşmaları ve karşılıklı yatırımlar birbirini tamamlayarak 100 milyar dolarlık hedefe giden yolu güçlendiriyor.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu haftası vesilesiyle New York’ta gerçekleşen üst düzey temaslar Türk-Amerikan iş dünyası açısından son derece hareketli geçti. Bu ziyaretin ardından iş dünyası adına edindiğiniz izlenimleri ve masadaki öne çıkan gündem başlıklarını paylaşabilir misiniz?

New York temaslarımız, iki ülke arasındaki 100 milyar dolarlık ticaret hedefini somut bir ekonomik iş birliği gündemine dönüştürmek açısından oldukça verimli geçti. İş dünyası olarak beklentimiz; yalnızca ticaret hacmini artırmak değil, karşılıklı yatırımların önünü açacak, şirketlerin iki pazara erişimini kolaylaştıracak ve uzun vadeli iş birliklerini destekleyecek somut adımları hayata geçirmektir.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu haftası boyunca ABD’li karar vericiler, sivil toplum kuruluşları ve iş dünyası temsilcileriyle yoğun bir temas trafiği yürüttük. Ziyaretimiz kapsamında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla düzenlenen yatırımcı toplantısı ve Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Mehmet Şimşek’in katılımıyla gerçekleşen yuvarlak masa toplantısı çok kritik iki buluşma oldu. Bunun yanı sıra Citi, AmCham Brezilya ve World Climate Foundation ortaklığında COP31 öncesi düzenlenen iklim etkinliğine, Global Turks Vakfı ile gerçekleştirdiğimiz Global Türkler ve Bölgesel Merkez etkinliğine ve Siber Güvenlik Yuvarlak Masa Toplantısı’na aktif katkı sunduk. Ayrıca üyemiz Turner Construction iş birliğiyle Türkiye’nin COP31 başkanlığı ve sürdürülebilirlik alanındaki iş ve yatırım fırsatlarının ele alındığı iş paneli ile üyemiz Netflix’in Türkiye’deki yeni yatırım planlarının görüşüldüğü resepsiyon gibi stratejik organizasyonlarla iki ülke arasındaki ekonomik diyaloğu pekiştirdik.

Küresel tedarik zincirlerinin jeopolitik risklere karşı yeniden şekillendiği bu dönemde Türkiye, uluslararası yatırımcılar için nasıl bir konumda bulunuyor? Amerikan şirketlerinin Türkiye’yi bölgesel bir merkez olarak görme eğilimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Küresel tedarik zincirlerinin yeniden yapılandığı ve jeopolitik dinamiklerin hızla değiştiği bu süreçte Türkiye; esnek ve güçlü üretim kapasitesi, gelişmiş lojistik altyapısı ve stratejik konumuyla güvenilir bir merkez olarak öne çıkıyor. AmCham perspektifinden baktığımızda Türkiye, üyelerimiz için yalnızca 85 milyonluk dinamik bir iç pazar değil; aynı zamanda çok boyutlu bir bölgesel yönetim, üretim ve teknoloji üssü anlamı taşıyor.

Nitekim farklı sektörlerden yaklaşık 20 üye şirketimiz, Türkiye’yi bölgesel bir merkez olarak konumlandırarak Doğu Avrupa, Orta Doğu, Kafkasya, Orta Asya ve Afrika genelinde 80’e yakın ülkenin operasyonlarını doğrudan ülkemizden yönetiyor. Hatta AmCham üyelerinin üçte biri operasyonel süreçlerini bu bölgesel merkez vizyonuyla yürütüyor. Amerikan şirketlerinin yatırımları kısa vadeli dalgalanmalara dayanmıyor; genellikle 7 ila 10 yıllık uzun vadeli perspektiflerle planlanıyor. Günümüzde sermaye ve emek yoğunluklu geleneksel yatırımların yerini, Türkiye’ye teknoloji transferi sağlayan, yüksek katma değerli ve inovasyon odaklı yatırımlar alıyor. Bu yatırımlar aynı zamanda yerel KOBİ’lerimizi uluslararası standartlara ulaştırarak küresel tedarik zincirlerine entegre ediyor.

AmCham Türkiye’nin NielsenIQ iş birliğiyle gerçekleştirdiği İş ve Yatırım İklimi Araştırması (NIQ Business Survey) sonuçları iş dünyasının beklentilerine dair nasıl bir tablo ortaya koyuyor? Yatırım ortamını daha da cazip hale getirmek adına hangi öncelikler öne çıkıyor?

NielsenIQ ile gerçekleştirdiğimiz İş ve Yatırım İklimi Araştırması’nın 2025/2026 sonuçları, yatırım iklimindeki niteliksel ve istikrarlı iyileşmeyi açıkça ortaya koyuyor. İş İklimi Endeksi 124 puan seviyesine ulaşırken, araştırmada Türkiye’nin temel rekabet avantajı 100 üzerinden 78 puan alan “Pazar Büyüklüğü ve Büyüme Potansiyeli” olarak öne çıkıyor. Şirketlerimizin “Uluslararası Standartlara ve Sertifikasyonlara Uyum” başlığında Türkiye’ye verdiği 69 puan da ülkemizin sanayi ve üretim altyapısının kalitesini teyit ediyor.

Geleceğe dönük olarak otomotiv ve geleneksel sanayinin yanı sıra yapay zekâ, siber güvenlik, bulut bilişim, veri merkezleri, yazılım, e-ticaret, fintech, yenilenebilir enerji ve sağlık bilimleri gibi yüksek katma değerli alanlarda Amerikan yatırımlarını artırma yönünde güçlü bir potansiyel görüyoruz. Bu potansiyelin yeni ve büyük ölçekli yatırımlara dönüşmesi için finansmana erişimin kolaylaştırılması, makroekonomik istikrarın pekiştirilmesi, şeffaf ve öngörülebilir bir regülasyon ortamının desteklenmesi ile fikri mülkiyet haklarının korunması büyük katkı sağlayacaktır. Ayrıca Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi’nin “tek durak ofis” yaklaşımı ve bölgesel merkez odaklı teşvik adımları da yatırımcı güvenini pekiştirmede son derece kritik bir rol üstleniyor.

AmCham Türkiye olarak ikili ticareti ve yatırımları geliştirmek adına önümüzdeki dönemde hangi projeleri, odak alanlarını ve etkinlikleri ajandanıza alıyorsunuz?

Türkiye’de 2004 yılından bu yana faaliyet gösteren AmCham Türkiye olarak, toplamda 60 milyar doların üzerinde yatırımı bulunan ve 100.000’e yakın istihdam yaratan 140’ı aşkın Amerikan şirketini temsil ediyoruz. Önümüzdeki dönemde temel önceliğimiz, iki ülke arasındaki ikili yatırımları ve ticareti büyüterek Türkiye’yi küresel pazarlara taşıyan bir güç olmaya devam etmektir.

Bu kapsamda sağlık ve yaşam bilimleri, havacılık, enerji, teknoloji ve kimyasallar gibi stratejik sektörlerde yatırım ortamını geliştirmeye odaklanıyoruz. Teknoloji ve İnovasyon Komitemiz üzerinden yapay zekâ, bulut bilişim, siber güvenlik ve yeşil enerji dönüşümü alanlarında kamu ve özel sektör arasında yapıcı bir diyalog zemini kuruyoruz. İnsan kaynağı ve yetenek yönetimi odağında ise Türkiye’de yetişip küresel düzeyde üst düzey yönetici konumuna gelen liderleri kapsayan ‘Global Turks’ projemizi Özyeğin Üniversitesi iş birliğinde liderlik ve alumni programlarıyla büyütüyoruz. Bölgesel düzeyde Trade Winds ve AmChams Avrasya Ekonomi Zirveleri ile Türkiye’nin bölgesel merkez rolünü pekiştirirken, kamu kurumlarımızla şeffaf ve sürdürülebilir bir iletişim yürütmeyi sürdürüyoruz.

AmCham Türkiye’nin her yıl büyük ilgi gören ve iş dünyasında referans kabul edilen ödül programı “I AmChamPion Ödülleri” için 2026 başvurularının açıldığını duyurdunuz. Ödül programının detayları ve bu yıl öne çıkarılacak alanlar hakkında neler aktarmak istersiniz?

İlk kez 2019 yılında hayata geçirdiğimiz ve geleneksel hale getirdiğimiz “I AmChamPion Ödülleri” ile Türkiye ve ABD arasındaki ticari ve ekonomik iş birliğini güçlendiren, ilham veren en başarılı projeleri ve şirketleri teşvik ediyoruz. 2026 yılı ödüllerimiz için başvuru sürecini resmen açmış bulunuyoruz.

Ödül programımız kapsamında şirketleri “ABD Yatırımı”, “Bölgesel Merkez”, “Sürdürülebilir İnovasyon”, “Yetenek Gelişimine Katkı” ve “Yılın Türk Şirketi” gibi temel kategorilerde değerlendirerek ödüllendiriyoruz. İş dünyamızın önde gelen isimlerinden oluşan bağımsız jürimizin değerlendirdiği bu ödüller, sadece bireysel kurum başarısını değil, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın somut sonuçlarını görünür kılıyor. Tören öncesinde gerçekleştirdiğimiz Türkiye-ABD İş Zirvesi ile de yapay zekâ, siber güvenlik, dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik gibi geleceğin kilit başlıklarını kamu ve özel sektör liderleriyle kapsamlı biçimde tartışıyoruz. Geçtiğimiz yıl Johnson Controls, Medtronic, PepsiCo, Cargill ve Canik USA gibi değerli kurumlarımızı ödüllendirirken, Kale Grubu Başkan ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay’a da Onur Ödülü sunmuştuk. 2026 döneminde de iki ülke arasındaki ekonomik bağlara katkı sağlayan, yenilikçi ve sürdürülebilir tüm başarı hikâyelerini ve şirketlerimizi I AmChamPion Ödülleri’ne başvurmaya davet ediyoruz.

İlgili Haberler
Borsa Cari denge ağustosta 4 milyar doları aşkın fazla verdi Uzmanpara · az önce Borsa Hamsi ihracatı yüzde 20 arttı Uzmanpara · az önce Borsa Brent petrolün varili ne kadar oldu? Uzmanpara · az önce Makroekonomi ALTIN FİYATLARINDA GÖZLER YENİ RAKAMLARDA! Gram ve çeyrek altın bugün kaç TL oldu? Kapalıçarşı 13 Ekim canlı altın fiyatları CNN Türk Ekonomi · 9 dk önce Makroekonomi Cari işlemler hesabı Ağustos’ta fazla verdi, resmi rezervler artışta Ekonomist · 40 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.