YAYINLAMA 13 Ekim 2026 12:01
GÜNCELLEME 13 Ekim 2026 12:06
Bursa'da görülen davaya konu olayda, özel bir bankada bireysel bankacılık yönetici yardımcısı olarak görev yapan çalışanın pozisyonu değiştirildi. Daha düşük bir kadro olan bireysel müşteri ilişkileri yönetici yardımcılığı statüsünde çalıştırılmaya başlanan bankacı, daha sonra günübirlik veya haftalık görevlendirmelerle bankanın farklı şubelerine gönderildi.
Görevlendirmelerin devam etmesi üzerine işten ayrılan çalışan, banka yönetimiyle yaptığı kıdem tazminatı görüşmelerinden sonuç alamadı. Bunun üzerine İş Mahkemesi'ne başvuran bankacı, ağır ve haksız çalışma koşulları nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini belirterek kıdem tazminatının ödenmesini talep etti.
Banka, kıdem tazminatına karşı çıktı
Davalı bankanın avukatı ise davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını ve talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını savundu. Çalışanın görevinde statü düşüşü yaşanmadığını öne süren banka tarafı, işçinin kendi isteğiyle istifa ettiğini belirterek kıdem tazminatına hak kazanamayacağını ileri sürdü.
İş Mahkemesi, aynı bankada 16 yıl çalışan davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği sonucuna vararak davanın kabulüne karar verdi.
Bölge Adliye Mahkemesi görevlendirmeyi inceledi
Banka avukatının kararı istinafa taşıması üzerine dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi (BAM), işverenin yönetim hakkının sınırlarına dikkat çekti.
Kararda, iş sözleşmesinde çalışma koşullarının değiştirilmesine ilişkin hükümler bulunmasının işverene sınırsız yetki vermediği vurgulandı. İşverenin bu yetkisini kötüye kullanmaması, sözleşmedeki sınırlara uyması ve görevlendirmeleri objektif gerekçelerle yapması gerektiği belirtildi.
BAM, bankacının mevcut işyerinden yaklaşık 52 kilometre uzaktaki başka bir şubeye gönderildiğine ve sonraki dönemlerde de görevlendirmelerin devam edeceğinin bildirildiğine işaret etti. İşverenin görevlendirme gerekçesini kanıtlayamadığı ve yetkisini objektif biçimde kullandığını ortaya koyamadığı değerlendirmesinde bulunuldu.
Çalışma koşullarındaki esaslı değişiklik haklı fesih nedeni sayıldı
Bölge Adliye Mahkemesi, söz konusu görevlendirmenin işçinin çalışma koşullarında esaslı değişiklik oluşturduğunu belirtti. Kararda, çalışma koşullarındaki değişikliğin aynı zamanda sözleşme şartlarının uygulanmaması anlamına gelebileceği ifade edildi.
Bu kapsamda, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendi uyarınca işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebileceği belirtildi. Mahkeme, bankacının kıdem tazminatına hak kazandığı yönündeki ilk derece mahkemesi kararını yerinde bularak bankanın istinaf başvurusunu esastan reddetti.
Yargıtay kararı onadı
Dosyanın temyiz edilmesi üzerine inceleme yapan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onadı. Oy birliğiyle alınan kararda, işçinin çalışma koşullarında yapılan esaslı değişikliklerin haklı fesih nedeni oluşturabileceği yönündeki değerlendirme korundu.
Karar, işverenin görev yeri değişikliği ve görevlendirme yetkisini kullanırken objektif davranması gerektiğini ortaya koyarken, çalışma koşullarında esaslı değişiklikle karşılaşan işçilerin kıdem tazminatı hakları açısından da önem taşıyor.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.