16:43, 13/10/2026, SalıG: Güncelleme: 17:02, 13/10/2026, Salı
Yeni ŞafakYeni Şafak Haberlerini Daha Sık Gör: Tıkla ve Google'da Favorilere Ekle!
Çin, küresel finans sisteminde doların hakimiyetini kırmak ve kendi para birimi yuanın uluslararası kullanımını genişletmek için altına hücum ediyor. Altın fiyatları düşerken, rezervlerine 740 ton daha katarak son yılların en yüksek aylık altın alımı yapan Çin, toplam rezervini 2 bin tonun üzerine çıkarmayı hedefliyor.
Küresel finans sisteminde doların hakimiyetini kırmak ve yuanın gücünü artırmak isteyen Çin, altın fiyatlarındaki düşüşe aldırış etmeden rekor alımlara imza atarak piyasadaki dengeleri sarsıyor.

Tarihi alım serisi 23. ayında
Çin Merkez Bankası (PBOC), rezerv çeşitlendirme stratejisi doğrultusunda altın stoklarını aralıksız büyütmeye devam ediyor. Yükselen ABD faizleri ve güçlenen doların altın üzerindeki baskısına rağmen Çin’in alımları hız kesmiyor. Eylül ayında rezervlerine 740 bin ons altın ekleyen banka, böylece Eylül 2023'ten bu yana görülen en yüksek aylık alım rekorunu kırdı. Kesintisiz devam eden bu alım serisi 23 aya ulaşırken, ülkenin resmî altın rezervleri 77,47 milyon onsa, tonaj bazında ise 2 bin 387 tonun üzerine çıktı.

Dolara veda, yuana ve altına merhaba
Pekin yönetiminin bu devasa alımlarının arkasındaki temel motivasyon, küresel sistemdeki ABD doları bağımlılığını en aza indirmek olarak öne çıkıyor. Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Batılı ülkelerin Rus varlıklarını dondurması, dış rezervlerin kırılganlığını gözler önüne sererek Çin'i harekete geçirdi. Bu kapsamda çok yönlü bir plan uygulayan yönetim, temmuz ayında ABD Hazine tahvillerindeki varlığını 618 milyar dolara düşürerek son 18 yılın en dip seviyesine çekti. Aynı zamanda Hong Kong'un dünyanın en büyük altın ticaret merkezlerinden birine dönüştürülmesi hedeflenirken, fiziki altın depolama ve teslimat altyapısı büyütülerek altının küresel çapta yuan üzerinden alınıp satılması yaygınlaştırılacak.

Ekonomik durgunluk vatandaşı da altına yöneltti
Devletin bu stratejik adımlarına Çin halkı da güçlü bir şekilde eşlik ediyor. Ülke ekonomisinde uzun süredir devam eden durgunluk, gayrimenkul sektöründeki derin kriz ve hisse senetlerindeki değer kayıpları, fiziki altını adeta tek cazip yatırım seçeneği haline getirdi. Yerel tahvil ve banka mevduat getirilerinin Batı'ya kıyasla oldukça düşük olması da Çin'de altın tutmanın cazibesini artırıyor. Gümrük verilerine göre 2026'nın ilk 8 ayında 158,8 milyar dolar harcayarak 1.000 tondan fazla altın ithal eden Çin, bir önceki yılın toplam ithalat tutarı ile tonajını şimdiden geride bıraktı.

Fiyatlardaki düşüşü frenleyen küresel güç
Normal şartlarda Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed) sıkı para politikaları ve yüksek seyreden tahvil getirileri, altın fiyatları üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluşturuyor. Ancak Çin'den gelen bu devasa fiziksel talep ve merkez bankasının fiyat hassasiyetini göz ardı eden uzun vadeli alımları, ons altındaki derin düşüşlerin önüne güçlü bir set çekiyor. Piyasa uzmanları, eylül ayındaki yüzde 6'lık fiyat gerilemesine rağmen alımların sürmesinin altının orta ve uzun vadeli yükseliş trendini koruyacağına işaret ettiğini vurguluyor. Analistlere göre, Çin gayrimenkul piyasasında güven tam olarak tesis edilmediği ve küresel jeopolitik riskler sürdüğü müddetçe, bu devasa altın talebinin yavaşlaması kısa vadede oldukça düşük bir ihtimal olarak değerlendiriliyor.

Başlıklar :çinaltındolaryuanküresel finans sistemipekinaltın fiyatlarıaltın rezervi
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.