Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan, “masasının üstündeki soyguncu listesini bir an önce açıklamalıdır” diyen Özgür Özel, “Vatandaşın devlete emanet ettiği yatırımlarına çöktüler. 455 bin yatırımcıyı mağdur ettiler. 2 milyon kişi mağdur. Ancak daha kötüsü borsa mağdurları var kimsenin sesini duymadığı. Bu işten etkilenen kişi sayısı 5 milyonu, etkilenen ailelerle birlikte 10-15 milyonu bulan neredeyse Türkiye’deki her beş aileden birini vurmuş olan bir durumla karşı karşıyayız” dedi. Fon listesinde kimler olduğunu da söyleyen Özel, “Fon şirketlerinin yönetiminde büyükelçi ararsan var, Cumhurbaşkanı başdanışmanı var, İstişare Kurulu üyesi var, Varlık Fonu yöneticisi var, eski milletvekili var. Aklınıza gelebilecek yönetimdeki herkes AK Partili” iddiasında bulundu.
"Türk askerini Yemen’e göndermek İsrail ve Amerika’nın çıkarınadır"
Özgür Özel, Türk askerinin Yemene gönderilmesine ilişkin tartışmalara da değinirken şöyle dedi: Türk askerini Yemen’e göndermek Trump’ın planıdır, İsrail ve Amerika’nın çıkarlarına hizmet etmektir. Kimse Meclis’e gelmemiş, somut bir anlaşmaya dönüşmemiş, anayasanın 90 ve 92’nci maddelerini, yani uluslararası anlaşmaların usulüne uygun müzakere ile yürürlüğe girmesini ve yurt dışına asker göndermedeki Meclis yetkisini ihlal edemez” dedi.
DEM’den “İçeriden bilgi alınmadan bu vurgun yapılmaz" iddiası
DEM Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğlulları, fon yatırımları ile ilgili “Bu vurgunun içeriden bilgi alınmadan gerçekleşmesi mümkün değil” iddiasında bulundu.
Hatimoğulları, 450 bini aşkın yurttaşı etkileyen fon vurguna ilişkin iktidara seslendi. Risklerin önceden bilinmesine rağmen önlem alınmadığını belirten Hatimoğulları, “Bu büyüklükte bir vurgunun içeriden bilgi alınmadan ve bazı faaliyetlere göz yumulmadan gerçekleşmesi mümkün değil” dedi. Krizin siyasi sorumluluğunun iktidara ait olduğunu söyleyen Hatimoğulları, fon şirketlerinin sahipleri ile iktidar yetkilileri arasındaki olası ilişkilerin araştırılmasını istedi.
Konuşmasında Türkiye'nin Mekke ittifakı kapsamında müttefiki olduğu Suudi Arabistan'ın, Yemen'in büyük çoğunluğunu kontrol eden Ensarullah hareketine (Husiler) yönelik saldırılara değinerek başlayan Hatimoğulları “Türkiye kendi içinde bir barış süreci yürütüyor ama başka bölgelerdeki çatışmalara asker gönderme tartışmaları sürüp gidiyor. Türkiye’nin üstlenmesi gereken rol oraya asker taşımak değil, tam tersine müzakere ve diyalog süreci için aracı olmalı” dedi.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.