15 Ekim 2026, Perşembe · 12:40 Piyasalar Açık
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Securitas ve insanı çevrimin içine sokmak

Securitas ve insanı çevrimin içine sokmak

Bu sorunun yanıtını verebilmek için Barcelona’da birçok eser bırakmış olan Antonio Gaudi’nin eserlerinden Güell Bahçesi’ne bir bakmak gerekiyor. Burada düşünürken konsantre olmayı kolaylaştırması için eğimden faydalanan Gaudi, bölümü taşıyan kolonlardan birinin üzerine bir kadın yerleştirmiş; daha doğrusu kolon kadın şeklini barındırıyor. Kafasındaki sepet ya da leğen ile net bir insan görünümünde olan bu kadının, Gaudi’nin çamaşırlarını yıkayan kişi olduğu ve Gaudi’nin de minnetini ifade etmek için kendisini bu heykel ya da daha doğrusu yapının bir parçası haline getirdiği anlatılıyor. Gaudi’nin bu şekilde insanın çevrimin içine kattığını düşünebiliriz.

Ancak burada önemli bir soru var. Gaudi’nin kendisi insan olarak zaten bu çevrimin içinde değil mi? Biz insan derken hep bu tür insanları unutuyoruz ve çamaşırcı kadını çevrimin içindeki tek insan gibi düşünüyoruz.

Aynı durum, insanlı güvenlik hizmetleri sunan Securitas için de geçerli. Şirketin içindeki insanlar olarak hep güvenlik görevlilerini ele alıyoruz ancak şirketi yönetenler de insanlar ve ben de bu kategoride yer alıyorum. Yapay zekâ çağında Securitas gibi bir yapının deneyimi, hem uç bilişim ile benzerliği hem de bunu insanla yapması nedeniyle aydınlatıcı olabilir. Ancak bu aynı zamanda insanların yönettiği bir sistem olarak ele alındığında daha fazlasını sağlıyor.

Vizyon 100 zirvesi için Türkiye’ye gelen Securitas Avrupa Başkanı Henrik Zetterberg ile bu vizyon doğrultusunda bir şeyler öğrenmek için bir araya geldim. “Neden burada bulunuyorsunuz?” şeklindeki ilk sorum Zetterberg’i şaşırttığı için açıklama yapmak zorunda kaldım.

Kerem Özdemir: Neden burada olduğunuzu merak ediyorum çünkü sizin yaptığınız işle uç bilişim (edge computing) arasında güçlü bir benzerlik var. Her ikisinde de uçtaki birimlerin zeki olması gerekiyor ama bunların merkezde analiz edilmesi iş sonuçları açısından büyük fayda sağlıyor. Bunu teknoloji ile yapmak daha kolay olurdu ama insan gibi dinamik bir unsurun uçta yer alıyor olması daha güçlü bir deneyim ve birikim sağlıyor. Ancak benim açımdan aynısını sağlayacak olan, sizin neden burada olduğunuzu anlamak?

Henrik Zetterberg: Elbette temel amaç bu konferansta yer almak. Hem yeni şeyler öğrenmek hem de –biliyorsunuz- yarın sahnede bir sunum yapacağım. Ayrıca buradaki Türk operasyonumuzu da ziyaret etmek için geldim; yani her ikisini de gerçekleştiriyorum.

- Vizyon 100’den bahsettiğimize göre Türkiye ile ilgili vizyonunuzu anlatır mısınız?

Türkiye özelinde konuşacak olursam; Securitas Türkiye’de gördüklerim gerçekten mükemmeldi. Biliyorsunuz, bu yıl 20. yıllarını kutluyorlar ve sektördeki öncü şirketlerden biri konumundalar. Avrupa genelinde 120 bin çalışanımız var ve bunların 20 bini burada, Türkiye'de bulunuyor. Toplamda ise 344 bin kişilik bir kadroya sahibiz. Türkiye, insan ve teknolojiyi mükemmel bir şekilde harmanlayarak her zaman ön saflarda yer aldığı için, küresel ölçekte de önde gelen şirketlerimizden biri olarak görülüyor.

- Burada “mükemmel” dediğinizde ortamın nasıl değiştiğini sormam gerekiyor çünkü mesele sadece mükemmel olmak değil, yeni koşullara uyum sağlamak. Burada tedarik zinciri, eşyanın interneti (IoT) ve diğer pek çok şeyden bahsediliyor; dolayısıyla güvenlik anlayışının da değişmesi gerekiyor.

- Kesinlikle. Türkiye'de sahip olduğumuz ve diğer bölgelerde de geliştirmekte olduğumuz şey şu: Hem insan odaklı güvenlik hem de teknoloji alanında uzmanlığımız var. Murat [Securitas Türkiye Ülke Başkanı Murat Kösereisoğlu] ve ekibinin görevi de -sizin de belirttiğiniz gibi- müşterinin ihtiyaçları doğrultusunda ilerlememizi sağlamak adına bu iki unsuru birleştirmek. Bu süreç yıllar önce oldukça basit bir kombinasyonla başlamıştı ancak gelinen noktada durum epey ileri bir seviyeye ulaştı. İşin içine yapay zekânın da girmesiyle birlikte kapsam giderek genişliyor ve derinleşiyor. Evet, çoğu insan bundan bahsediyor. Böylece yeni senaryolar oluşturmak çok daha kolay hale geliyor; insanların aklına bile gelmeyen şeyler gerçeğe dönüşebiliyor ya da çoktan dönüşmüş durumda.

- İşinizdeki dönüşüm ve sizin buna nasıl uyum sağladığınız sorusu ile devam edersek, sizin kişisel olarak buna bakışınız nasıl?

- Bence bu açıdan ilginç bir iş yapıyoruz; çünkü veri üreten çok sayıda insanımız ve veri sağlayan pek çok sensör ile kameramız var. İşin ilginç yanı, bunların hepsi müşterinin sahasında bulunuyor. Yani elimizde merkezi bir üretim tesisi yok; sistemler doğrudan müşterinin bünyesinde yer alıyor ve müşteriler de kendi verilerine sahip. Eskiden, buradan anlamlı sonuçlar çıkarmak oldukça karmaşık bir süreçti. Ancak şimdi, geliştirilen modern araçlarla bu üç unsuru birleştirerek sadece geçmişe dayalı tepkiler vermekle kalmıyor, aynı zamanda geleceğe uyum sağlamaya ve hizmet sunma biçimimizde giderek daha çevik hale gelmeye başlıyoruz. Dolayısıyla, her türden işletme için yapay zekâ söz konusu olduğunda, benim dünyamda fırsatların tam merkezinde yer aldığımızı düşünüyorum. Kişisel verilerin korunması konusuna gelince; her zaman kurallara uyarız, hatta kuralların gerektirdiğinin de ötesine geçeriz. Yani iyi bir şirket olmaya gayret ediyoruz. Yapay zeka konusuna gelince; henüz nereye evrileceğini tam olarak göremedik, bu yüzden bu teknolojiye büyük saygı duyuyorum.

- Pekiyi, düzenlemeler ile fırsatlar arasındaki denge nasıl? Çünkü toplantılarda sürekli yapay zekânın etik olması gerektiği, bizi yok edeceği, bize zarar vereceği ve robotların da benzer şeyler yapacağı konuşuluyordu.

- Bunların bizi yok edeceğini düşünmüyorum; aksine ondan fayda sağlayacağımıza inanıyorum, ancak bunu etik bir şekilde yapmamız gerekiyor. Elimizde güvenlik görevlilerimizin raporları, kameralarımızdan elde edilen görüntüler ve halka açık kaynaklar ile sosyal medyadan derlenen bazı harici istihbarat bilgileri bulunuyor. Dolayısıyla işimiz, eğilimleri görebilmek adına bu verileri bir araya getirip çapraz analizler yapmaya çalışmaktan ibaret. Yakın zamanda Almanya'daydım. Sosyal medyada bir şeylerin olabileceğine dair bazı işaretler fark ettik ve buna dayanarak sunduğumuz hizmetleri kısmen uyarlayabildik.

İş sürekliliği ve sürdürülebilirlik büyük resmi nasıl değiştiriyor?

Tedarik zincirinin sürdürülebilirliği, işin sürdürülebilirliği ve benzeri şeyler yani işleyişin kesintiye uğramaması da hedeflediğimiz şeyler arasında. Bir bakıma hedeflediğimiz şey de bu. Bence yapmamız gereken şey, ortama ve müşterilerimize uyum sağlamak; bu gerçekten önemli bir husus.

- Farklı ülkelerde bu işi yapmanın zorlukları var mı?

Güvenlik konuları genellikle ulusal düzeyde ele alınır; dolayısıyla işin içine sınır ötesi faaliyetler girdiğinde durum daha karmaşık bir hal alır. Burada bir diğer önemli noktaya daha değinmek gerek. İhracat, uluslararası ilişkiler ve farklı ülkelerde iş yapmaktan sıkça bahsediyoruz; bu süreçte düzenlemeler başlıca engellerden biri, farklı ülkelerdeki farklı iş modelleri ise bir diğer zorluk.

- Pekiyi, küresel bir şirket olarak kendi faaliyet alanınızda bu durumu nasıl ele alıyorsunuz?

Her bir ülkede bu konularla ilgilenen yetkin liderlerimiz var. Ancak bizim için asıl önemli olan, güvenlik konusunda yüksek standartların korunmasıdır. Çünkü çalışanlarınıza iyi davranmalı, yüksek güvenlik standartlarına sahip olmalı ve tüm çalışanlarımıza gereken saygıyı göstermelisiniz. Bu nedenle, faaliyet gösterdiğimiz ülkelerin sağlam güvenlik mevzuatlarına sahip olmasını destekliyoruz.

- İnsan kaynakları işinizin doğası gereği merkezde yer alıyor. İnsan kaynağı devir hızının (turnover) yüksekliğiyle nasıl mücadele etmeyi düşünüyorsunuz?

- Öncelikle, çalışan devir hızımızın ülkeden ülkeye büyük farklılıklar gösterdiğini belirtmeliyim. Yani her yerde yüksek olduğunu söylemek doğru olmaz. Türkiye'deki sektör genelinde durum böyle olsa da, elbette bu oranın yüksek olduğu belirli ülkeler de mevcut. Gördüğümüz temel husus şu: Elbette bunu tetikleyen ülkeye özgü bazı unsurlar var; ancak bir diğer önemli nokta da liderlerin insanlarla kurduğu yakınlık. Yapay zekâ ile bu sürece bir nebze katkı sağlayabilirsiniz belki ama insan ilişkisinin yerini asla tutamaz.

Buradaki vizyona sizin sektörünüz açısından nasıl bir katkı sunuyorsunuz?

İki noktaya odaklanıyorum. Birincisi; elimizdeki insan kaynağı, müşterilerle birlikte ürettiğimiz veriler ve harici veriler aracılığıyla insanların daha güvende olmasını sağlamak adına nasıl iş birliği yapabileceğimiz. Mülklerinin daha güvenli hale getirilmesi ve işletmelerin en iyi bildikleri işe odaklanabilmeleri... Bu birincisi. İkincisi ise, Türkiye'de gözlemlediğimiz yerel girişimcilik ruhunun nasıl ölçeklenebileceği ve diğer ülkelerdeki başarılı uygulamaların Türkiye'ye nasıl uyarlanabileceği üzerine konuşmak. Yani mesele, küresel ölçekte büyümek için yerel yetenek ve zekâdan yararlanmak. Temel konular bunlar.

- Son olarak, Türkiye hakkında da biraz soru sormak istiyorum; burada gördüğünüz fırsatlar ve riskler nelerdir? Bu ülkeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sadece tanıdığım insanlara atıfta bulunabilirim ama girişimcilik ve inovasyonun ölçeklenmesi durumunda çok büyük etki yaratabileceğini söyleyebilirim. Girişimcilik ve bunun ortaya çıkardığı inovasyon şirketimizde bize büyük fayda sağlıyor. Burada ve İstanbul’da konuştuğum şirketlerin yöneticileri, verinin ve verinin analitiğinin önemini vurguladılar. Murat’ın bu konuda çok iyi şeyler yaptığını biliyorum. İşin bir diğer boyutu da, tüm şirketlerimizin veya ülkelerimizin kendi bilgilerini bu harici verilerle birleştirebilmeleri adına bunları onların kullanımına sunmaktır; bu sayede daha çevik olabilir ve gelecekteki ihtiyaçlara uyum sağlayabiliriz. İşte şu anda büyük yatırımlar yaptığımız alan da tam olarak bu.

Drivee işbirliği, yeni bir alan açıyor

Büyük resmi algılamak için bunların üzerine Securitas Türkiye’nin yakın zamanda İTÜ Arı Teknokent’ten çıkan girişim Drivee ile işbirliğini eklemek gerekiyor. Drivee’nin donanımı Securitas Türkiye için yeni bir alan açarken Securitas Türkiye de bir Türk startup’ına iş hacmi yaratarak katkıda bulunacak. Bunun sigorta şirketlerinin prim belirlemesine hizmet eden bir araca dönüşmesi çin gereken regülasyonun geliştirilmesi ise, ülkeye fayda sağlama açısından atılması gereken bir diğer adımı oluşturuyor. Bu girizgâhı yaptıktan sonra Gemini’dan size konuyu aktarmasını istiyorum. Bunu derhal yapıyor:

Securitas Türkiye ve Drivee (Drivee Teknoloji), sürücü, araç ve yük güvenliğini yapay zekâ destekli kaza algılama teknolojileriyle bir araya getiren stratejik bir iş birliği gerçekleştirmiştir.

Bu iş birliği, klasik araç takip sistemlerinin ötesine geçerek kaza ve risk yönetimi alanında bütünsel bir güvenlik ekosistemi sunmaktadır.

İş birliğinin öne çıkan detayları

- 7/24 Alarm İzleme ve Anında Müdahale: Drivee’nin araç içine entegre edilen akıllı sensörleri ve gelişmiş algoritmaları sayesinde, kaza gerçekleştiği anda durum (aracın devrilmesi, alttan veya yandan darbe alması vb.) anında tespit edilir. Oluşan alarm sinyali Securitas Alarm İzleme Merkezi'ne iletilir.

- Sürücüyle Doğrudan Çift Yönlü İletişim: Kaza algılandığında, sürücünün telefonla arama yapmasına ya da panik butonuna basmasına gerek kalmadan Securitas operatörleri yaklaşık 30 saniye içinde araç içi sistem üzerinden doğrudan sürücüyle sesli iletişim kurar. Durum doğrulanarak ambulans, emniyet veya yol yardım ekipleri olay yerine sevk edilir.

- Proaktif ve Kaza Önleyici Analiz: Drivee'nin sunduğu risk analiz algoritmaları, sürücülerin sürüş davranış biçimlerini inceler. Kaza riski yüksek görülen sürücüler önceden belirlenerek güvenli sürüş eğitimlerine yönlendirilir; böylece kaza henüz gerçekleşmeden önleyici tedbirler alınır.

- Kurumsal Filo ve Saha Güvenliği: İş birliği öncelikli olarak kurumsal filolar, saha ekipleri, lojistik araçları ve dağıtım ağlarına yönelik çözümler sunar. Araç içi güvenliğin yanı sıra kablosuz sensörler aracılığıyla soğuk zincir (taze gıda, ilaç vb.) ve taşınan yükün takibi de araçtan depoya kadar uçtan uca sağlanabilmektedir.

Temel hedef ve avantajlar

- Hayat Kurtarma Sürati: Kaza sonrası "altın dakikalar" olarak adlandırılan ilk anlarda acil müdahale ekiplerinin hızla bilgilendirilmesi.

  1. Kapsamlı Güvenlik: Ev ve iş yerlerindeki Securitas güvenlik ekosisteminin yollara ve hareket halindeki saha personeline taşınması.
  2. Maliyet ve Risk Yönetimi: Şirket filolarında kaza oranlarını, operasyonel kayıpları ve iş sağlığı-güvenliği (İSG) risklerini en aza indirmek.

Burada sayılanların büyüme alanları olduğu kolayca anlaşılıyor. Takipte kalıp sonuçlar ortaya çıktıkça bunlara göre yeni adımlar atmak gerekiyor.

İlgili Haberler
Makroekonomi Orta Doğu’nun petrol ihracatında sert düşüş: Hürmüz ve Kızıldeniz endişesi büyüyor CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi Bakan Bayraktar açıkladı! Osman Gazi platformu Karadeniz’e açılıyor: Doğal gaz üretimi ikiye katlanacak CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi Hizmet üretiminde dikkat çeken tablo: Bilgi ve iletişim yüzde 9,9 yükseldi CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi Ücretli çalışan sayısı 16,4 milyonu aştı: Yıllık artış yüzde 2 CNN Türk Ekonomi · az önce Makroekonomi İnşaat üretimi ağustosta yüzde 2,3 arttı CNN Türk Ekonomi · az önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.