EkonomiSelin vurduğu araçların faturasını kim ödeyecek? Şaşırtan kasko, trafik sigortası ve belediye ayırımı
İstanbul’da sağanakla birlikte yollar göle döndü, otomobiller sel sularına kapıldı. Araç sahipleri şimdi hasarın nasıl karşılanacağını düşünüyor. Kasko her şeyi karşılıyor mu? Sigorta yoksa ne yapılmalı? Motoru su alan, kullanılamaz hale gelen aracın faturasını kim ödeyecek? Gelin işin içinden birlikte çıkalım.
16 Ekim 2026 - 07:00 | Son Güncelleme: 16 Ekim 2026 - 07:00
MURAT GÜLDERENMURAT GÜLDEREN / POSTA
İstanbul’da etkili olan şiddetli yağış, cadde ve alt geçitleri su altında bırakırken çok sayıda araç da sel sularından zarar gördü. Otomobili hasar gören vatandaşlar için şimdi masrafı kimin karşılayacağı gündemde. İlk adres kasko şirketleri olsa da her poliçe aynı güvenceyi sunmuyor.
Kasko poliçesinde sel ve su baskını teminatı bulunan araçların hasarları, poliçenin kapsamı ve şartları çerçevesinde karşılanabiliyor. Yalnızca zorunlu trafik sigortası bulunan araçların kendi hasarları bu sigortadan ödenmiyor. Bu nedenle araç sahiplerinin ilk olarak poliçelerini kontrol etmesi gerekiyor.
Sigorta Danışmanı Murat Kıy, zorunlu trafik sigortasının sel nedeniyle araçta oluşan hasarı karşılamadığını belirterek, “Bu tür zararların karşılanabilmesi için kasko poliçesinde sel ve su baskını teminatının bulunması gerekiyor. Bu teminat bazı poliçelerde muafiyetsiz sunulurken bazı şirketler belirli oranlarda muafiyet uygulayabiliyor. Örneğin yüzde 20 muafiyet bulunan bir poliçede, ilgili teminat ve hesaplama koşulları çerçevesinde hasarın yüzde 80’i karşılanabiliyor. Hasar süreci ise diğer kasko hasarlarında olduğu gibi ilerliyor” dedi.
Murat Kıy, sistemin nasıl işlediğine ilişkin de şunları söyledi:
“Araç servise götürülüyor, gerekli işlemler başlatılıyor ve eksper incelemesinin ardından aracın onarılabilir olup olmadığı belirleniyor. Onarım mümkünse araç tamir ediliyor; ekonomik veya teknik açıdan onarım uygun görülmezse araç tam hasarlı (pert) olarak değerlendirilebiliyor. Tazminat ödemesi de poliçe hükümleri ve hasar değerlendirmesi doğrultusunda yapılıyor. Araç sahipleri hasarın boyutu belirlenmeden aracı çalıştırmamalı. Eksper incelemesi tamamlanana kadar hasarı belgeleyen fotoğraf ve kayıtları muhakkak saklamalı.”
Sel sularının aracın motoruna, elektronik sistemlerine, şanzımanına ve iç döşemesine ulaşması ağır hasara yol açabiliyor. Hasarın boyutu, eksper incelemesiyle belirlenirken aracın onarılıp onarılamayacağı da değerlendiriliyor.
Onarımın ekonomik bulunmadığı durumlarda araç için tam hasar, yani halk arasında bilinen adıyla perte ayrılma süreci gündeme gelebiliyor. Ödenecek tutar belirlenirken poliçe hükümleri, aracın hasar öncesindeki piyasa değeri ve varsa sovtaj (hasarlı malın değeri) bedeli gibi unsurlar dikkate alınıyor. Hasar tespit edilmeden aracı çalıştırmaya çalışmak ise motor ve elektronik sistemlerdeki zararı büyütebiliyor.
Avukat Bülent Deniz de sel teminatı bulunduğu halde hasarı karşılanmayan veya yapılan ödeme miktarına itiraz edenlere ilişkin şu yolları gösterdi:
“Araç sahipleri, ret gerekçesini ve eksper raporunu yazılı olarak talep etmeli. Uyuşmazlığın niteliğine göre Sigorta Tahkim Komisyonu veya yargı yolu değerlendirilebilir. Bununla birlikte her ret kararı haksız, her hasar da otomatik ödenebilir anlamına gelmiyor. Değerlendirme poliçeye, olayın oluş şekline ve delillere göre yapılıyor. Araç sahiplerinin hasarı gecikmeden 5 iş günü içinde sigorta şirketine bildirmesi, eksper incelemesinden önce aracı mümkün olduğunca belgeleyerek koruması ve özellikle motoru su almış araçları çalıştırmaması gerekiyor.”
KASKO YOKSA NE YAPILACAK?
Bülent Deniz, kaskosu olmayan veya sel teminatı bulunmayan araç sahipleri için de şu bilgileri verdi:
“İkinci adres belediyeler ve ilgili idareler olacak. Yolların, alt geçitlerin, kanalizasyon ve yağmur suyu sistemlerinin bakım-onarım ve işletilmesinde hizmet kusuru bulunduğu iddia ediliyorsa, zararın idare tarafından karşılanması talep edilebiliyor. Bunun için olay yerinin fotoğraf ve video kayıtları, hasar tespit tutanakları ve faturalar, varsa tanık beyanları, mümkünse o bölgedeki önceki benzer olaylara dair kayıtlar toplanmalı. Tazminat talebi idari yargı yoluna (idare mahkemesi) veya doğrudan idareye başvuru ile yapılabiliyor. Ancak her sel olayı otomatik olarak belediyenin kusuru sayılmıyor. Mahkeme, “öngörülemez doğa olayı mı, yoksa bakımsız altyapı mı?” ayrımını yapıyor. Bu nedenle delillerin güçlü olması kritik önem taşıyor.”
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.