YAYINLAMA 16 Ekim 2026 17:01
GÜNCELLEME 16 Ekim 2026 17:15
Piyasada tansiyonun yüksek seyretmesinde iki temel faktör öne çıkıyor. Bir yandan beklentilerin üzerinde gelen enflasyon verileri sıkı para politikalarının devam edeceğine işaret ederken, diğer yandan teknoloji hisselerinden kaçan yatırımcının güvenli liman arayışı tahvil tarafında çift yönlü bir dalgalanma yaratıyor. Bu dinamiklerle %5,12’ye kadar çıkan 10 yıllık getiri, yine de ekim ayı başında test edilen ve 2002’den bu yana kaydedilen zirve seviyelerin altında kalmayı sürdürüyor.
Satış baskısı getiri eğrisinin geneline yayılmış durumda. Kısa vadeli kağıtlardan 2 yıllık tahvil faizi %4,77’ye yükselirken; 3 yıllıklar %4,86, 5 yıllıklar ise %4,93 bileşik seviyesine oturdu. Eğrinin uzun tarafında da tablo farklı değil: 7 yıllık kağıtlar %5,01 seviyesine çıkarken, 20 yıllıklar %5,50 ve 30 yıllık gösterge tahviller %5,45 seviyesinden işlem görüyor.
Gözler Fed’e çevrildi
Piyasalardaki bu volatilitenin ortasında gözler, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) atacağı yeni adımlara kilitlendi. IMF toplantıları kapsamında konuşan Fed Başkanı Kevin Warsh’un, son enflasyon verilerinin mevcut patikayı değiştirmediğini vurgulaması ve yeni bir faiz artışına dair açık bir sinyal vermemesi piyasada yankı buldu. Söz konusu açıklamaların ardından vadeli piyasalarda Fed’in 27-28 Ekim’deki toplantıda politika faizini sabit tutma olasılığı %85 olarak fiyatlanıyor. Buna karşın enflasyondaki katılık nedeniyle aralık ayında 25 baz puanlık bir faiz artırımına gidilme ihtimali %77 ile güçlü kalmaya devam ediyor.
Makroekonomik veriler sıkılaşmayı destekliyor
Nitekim makro veri seti de enflasyonist baskıların henüz kırılamadığını doğruluyor. Eylül ayında tüketici enflasyonu (TÜFE) %3,4’ten %3,7’ye ivmelenirken, üretici fiyatları (ÜFE) tarafındaki yükseliş de maliyet yönlü baskıların sürdüğünü teyit etti.
Tabloya ek olarak, Fed’in son politika adımları ile istihdam piyasasındaki gelişmeler de faiz patikasında kritik rol oynuyor. Eylül toplantısında politika faizini %3,75’ten %4 seviyesine yükselten Fed, işsizlik oranının %4,1’den %4,2’ye çıkmasıyla birlikte iş gücü piyasasında kademeli bir soğumaya işaret etmişti.
Tüm bu dinamikler ışığında, kısa vadede ABD tahvil piyasasındaki yönü; Fed’in atacağı faiz adımları, enflasyondaki katılık ve küresel piyasalardaki risk iştahının seyri belirleyecek.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.