18 Ekim 2026, Pazar · 18:03 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

CIA bağlantılı Kızıl Hücre düşünce grubunun İsrail hakkındaki yeni değerlendirmesi ve Türkiye'nin geçmiş politikalarına ilişkin bazı görüşleri

6 Ekim 2026 tarihli Anadolu Ajansı'nın İngilizce sitesindeki haberin başlığı şöyle: "CIA assessment warns Israel risks civil war, state collapse!" ABD istihbarat teşkilatı CIA'nın bu değerlendirmesinde "İsrail'de çıkabil…

"CIA assessment warns Israel risks civil war, state collapse!"


ABD istihbarat teşkilatı CIA'nın bu değerlendirmesinde "İsrail'de çıkabilecek bir iç savaşta devletin başarısız olma" ihtimali üzerinde duruluyor.

Torek Chouiref imzalı haberdeki durum tespiti şöyledir:

Ülkedeki, henüz resmileşmemiş krizler, Yahudi fanatik yerleşimcilerin (Filistinli sivillere ve mülk sahiplerine karşı) tırmandırdığı her türlü şiddet ve Başbakan Binyamin Netanyahu'nun iktidarda kalmak uğruna amansız kavga vermektedir!


Değerlendirmenin ana fikri ise şudur:

Derin politik, ekonomik ve sosyal krizlerden ötürü içten kırılmalar (Fracture from within) İsrail'i bir iç savaşa sürükleyip devletin iflasına yol açabilir!

"Kızıl Hücre" nedir, kime aittir?

Peki, Kızıl Hücre düşünce grubu ya da grupsal düşünce (groupthink) nereden çıkmıştır?

Kızıl Hücre'nin eski ABD Dışişleri Bakanı ve CIA Başkanı Mike Pompeo tarafından yeniden biçimlendirildiği biliniyor.

Yaygın aktarıma bakılırsa 11 Eylül 2001'de ABD'yi şok eden terör saldırısının hemen ardından dönemin CIA teşkilatı Başkanı George Tenet, toplantıya çağırdığı istihbarat birimi yetkilisi ve analistlerine şöyle bir önermede bulunmuştur:

Şimdiye kadar düşünme, kurgulama, usa vurma (mantık yürütme) gibi yöntemlerin hepsini bir kenara bırakın. Biz buna hiçbir şey düşünmeme yahut sıra dışı, ezber dışı ve aykırı düşünme diyelim. Bunlardan her birini ölçüt alarak veya hepsini harmanlayarak alışılagelen ufuk turlarının, tahmin ve öngörülerin dışında yeni çıkarsama, tahlil, tahmin ve önermelerde bulunmayı deneyelim.

Bunun için farklı bir oluşum kuralım ve adına da Red Cell (Kızıl Hücre) diyelim.

Kısaca belirtirsek, CIA'nın bünyesindeki alternatif analiz birimi olan Kızıl Hücre (Red Cell), genel kabul gören istihbarat varsayımlarını sorgulamak, farklı ve uç senaryoları test etmek amacıyla kurulmuş özel bir ekipten ibarettir. Kızıl Hücre'den beklenense derlenen hassas düzeydeki istihbaratlardan hareketle sıra dışı ve ezber bozan analizler yapmasıdır.

Kurumsal açıdan görece özerk bir yapıya sahip olan ve CIA analistlerinin çalışmak için can attığı (ki belli bir süre sonra ekip dağıtılıyor ve tamamen yeni analistlerle yola devam ediliyor) Kızıl Hücre, Orta Doğu ve Uzak Doğu'da ABD çıkarlarının korunmasına yönelik istihbarat faaliyetlerine imza atmaktadır.

CIA'nın tarihî süreçte Türkiye ve başka ülkeler hakkında hazırladığı raporlar (örneğin geçmişteki Soğuk Savaş dönemi analizleri), medya ve sosyal mecralarda "Gölge CIA" (Stratfor vb.) tarafından üretilen uzun vadeli stratejik haritalarla jeopolitik senaryolar zaman zaman bu tür başlıklarla gündeme gelmektedir.

Kızıl Hücre'nin amaç ve yöntemleri

• CIA teşkilatı, Kızıl Hücre'nin çalışma yöntemi için "İstihbarat analizindeki grupsal düşünce (groupthink) ve zihinsel körlükleri engellemek amacıyla geliştirilmiş yapılandırılmış analitik teknikler (Structured Analytic Techniques-SAT) arasında yer alan özel bir yöntem" şeklinde bir çerçeve belirlemiştir.

• 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından CIA bünyesinde kurulan Kızıl Hücre (Red Cell) biriminin temel amacı, genel kabul gören ana akım analizleri sorgulamak ve karar vericileri zorlayarak alternatif olasılıkları ortaya çıkarmaktır. Elde edilen sonuçlara Kızıl Hücre Analizi (Red Cell Analysis) denilmiştir.


Başvurulan yöntemler arasında şunları saymak mümkündür:

• Mantığı ve ezberi bozmak: Çoğunluğun veya ana akım analistlerin üzerinde uzlaştığı "en olası" senaryoya odaklanmak yerine, gözden kaçan düşük ihtimalli ancak yüksek etkili senaryoya yoğunlaşmaktır. Bu noktada Siyah Kuğu Olayı (Black Swan Event) kavramı mecazi olarak "İstatistiksel modellerle öngörülmesi imkânsız veya çok düşük ihtimal olarak görülen, ancak gerçekleştiğinde büyük ve yıkıcı bir etki yaratan olağanüstü olaylar için" kullanılmaktadır.

• Eleştirel yaklaşım: Karar vericilere rahatsız edici varsayımlar, sarsıcı ve beklenmedik bakış açıları sunmak. Mesela "Ya olursa?" analizi (what-if analysis) yönteminde, mevcut temel varsayımlardan birinin aniden değiştiği kabul edilir ve bunun doğuracağı zincirleme sonuçlar incelenir.

• Tersine analiz/ölüm öncesi analiz (pre-mortem) yönteminde ise belirli bir stratejinin gelecekte başarısız olduğu varsayılır ve geriye dönük olarak "Nerede hata yaptık, hangi işaretleri görmezden geldik?" soruları sorulur.

• Şeytanın avukatlığı (devil's advocacy) yöntemine göre bir analist veya ekip, kişisel görüşünden bağımsız olarak kurumun genel kanaatine karşı en güçlü muhalif argümanı sunmakla görevlendirilir.

• Empatik rol oynama (red teaming/kırmızı ekip-takım): Analistler kendilerini rakibin, düşmanın veya yabancı bir liderin yerine koyarak süreçleri onların mantığı, korkuları ve baskılarıyla değerlendirir. Kendi sistemini "düşman gözüyle" test etmek, askeriyeden gelme bir stratejidir.


Bu aykırı düşünce yöntemlerinin önemli kullanım alanları ise şöyle sıralanabilir:

• Jeopolitik ve istihbarat analizi yapmak suretiyle stratejik sürprizlerin ve politik başarısızlıkların önüne geçmek üzere faaliyet göstermek.

• Askerî operasyonlardaki savaş planlarını uyum sağlayabilen ve agresif bir düşmana karşı test etmek (harp oyunları).

• Siber güvenlik ve şirket stratejisi gözeterek sistemik zayıflıkları saldırgan gözüyle tespit etmek ve büyük stratejik kararları de-risk etmek (riskten arındırmak).


Kızıl Hücre'nin 2017'deki Türkiye analizi

Casus Belli sitesinde CIA bağlantılı "Kızıl Hücre" tarafından 19 Aralık 2017 tarihinde yayımlanan Türkiye analizinde ilginç ayrıntılar ve öngörüler bulunmakla birlikte, bugünden bakıldığında bir kısmının gerçekleşmediği de görülecektir.

Casus Belli sitesi şu girişle yazıyı tanıtıyor:

CIA'nın tarihî süreçte Türkiye ile ilgili hazırladığı raporlar (örneğin geçmişteki Soğuk Savaş dönemi analizleri) veya medya ile sosyal mecralarda ‘Gölge CIA' (Stratfor vb.) tarafından üretilen uzun vadeli stratejik haritalar ve jeopolitik senaryolar zaman zaman bu tür başlıklarla gündeme gelmektedir.


Devamında "Türkiye, hem iç hem dış güçlere karşı savunmasız" diye başlıyor analiz. CIA'nın içinde ezber bozan analizlere imza atması için 2001 yılında kurulan Kızıl Hücre, AKP'yi "Müslüman Kardeşler yapılanması" olarak nitelendiriyor ve "Türkiye, giderek otoriter bir yönetim biçimine doğru gidiyor; bu faktörler de Türkiye'yi savunmasız bırakıyor!" tespitinde bulunuyor.

Kızıl Hücre'nin Türkiye ile ilgili son analizi ise enerji ağırlıklı. Ancak buradan yola çıkılarak Türkiye'nin politikasına da göndermelerde bulunuluyor. Değerlendirmedeki önemli tespitlerin başında, Türkiye'nin "iç ve dış faktörlere karşı savunmasız" vaziyeti geliyor.

Kızıl Hücre'ye göre Suriye ve artan İslamlaştırma politikası (ki bunun ekonomik eşitsizliği de beraberinde getirdiği belirtiliyor), Erdoğan'ın ürkütücü otoriter politikası, Müslüman Kardeşler hareketinin benzeri sayılan AKP'nin ülkedeki etkisi, Kuzey Irak'taki Kürdistan Yönetimi ile Bağdat arasındaki sıkışmışlık, enerjide Rusya'ya bağımlılık, İran ile ilişkilerdeki belirsizlik Türkiye'yi savunmasız durumda bırakıyor.

Analizde, aynen Avrupa ülkelerindeki gibi Rusya'ya enerji bağımlılığı nedeniyle Türkiye'nin ABD politikalarını desteklemekteki isteksiz tavrına işaret ediliyor. Buna rağmen şu an itibarıyla yüzünü daha çok Uzak Doğu'ya çevirmiş olan ABD'nin Türkiye için tekrar güvenilir bir müttefik olması gerektiğinin de altı çiziliyor.

Türkiye'nin tüm bu faktörler göz önüne alındığında ABD için öneminin bir kez daha ortaya çıktığının vurgulandığı analizde, önümüzdeki dönem iç ve dış faktörlerin ülkeyi bir deneme alanı olarak kullanabileceklerine de işaret ediliyor.

Burada şunu belirtmekte yarar var: Analiz, 1 Kasım 2015 genel seçimleri öncesindeki bir tarihte yapılmıştır. AKP'nin seçimlerde aldığı olağanüstü başarının bu analizin müşterileri tarafından dikkate alınıp kimi adımların atılmasına katkısı olduğu da muhakkaktır.

Unutmadan, analizde Ortadoğu'daki mezheplere göre çizilmiş bir petrol haritası da var. Haritada, Suudi Arabistan'ın en önemli petrol yataklarının Şiilerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde olmasına dikkat çekiliyor ve "İran başta olmak üzere Şiilerin yaşadığı bölgelerdeki petrol, ABD için yaşamsal öneme sahiptir" deniliyor. (CIA'in "Kızıl Hücre"sindenşok Türkiye analizi, 19 Aralık 2017)

Vurgulamakta yarar var: Türkiye'ye dair yapılan analizlerde isabetli-isabetsiz pek çok tespit yer alıyor. İçlerinde 6 Ekim 2026 tarihli İsrail konulu raporda geçen "Derin krizler ve iç çatışmaya ilaveten başarısız devlet olma ihtimali ile Netanyahu'nun iktidardan inmeme kavgası" gibi tespitlerin hayli isabetli olduğu da görülüyor.

100 önde gelen düşünür, araştırmacı ve eski yetkili, İsrail'in iki kritik seçenekle karşı karşıya olduğu uyarısında bulunarak "İsrail ya başarılı bir süper güç olacak ya da çökecek!" demişlerdi. Uzmanlar, ülkenin bugün "Süper güç olabilecek kapasiteye sahip olduğunu, ancak temellerinin paslandığını" söylüyorlar.

İsrail'in millî güvenlik meselelerindeki araştırmalarıyla ünlü, son derece profesyonel faaliyet gösteren MIND Israel isimli kuruluşun yetkilisi Avner Golov ise açıkça "Bu temelleri ele almazsak yalnızca bir süper güç olma özelliğimizi kaybetmekle kalmayacağız, bütün yapı çökecek!" uyarısında bulunuyor. (Independent Türkçe, 22 Eylül 2026)

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

Hakkında daha ayrıntılı: Kızıl HücreCIAİsrailTürkiyeFAİK BULUTdosya

DAHA FAZLA HABER OKU

TÜRKİYE'DEN SESLER

Bayram Ali Akyüz Beşiktaş'ın kaybolan dereleri... Osmanlı'dan cumhuriyete, çocukluğumdan bugüne

TÜRKİYE'DEN SESLER

Dr. Ayça Ferda Kansu Muhalefete ne gerek var? İktidar kendi kendini yıkacak güçte!

TÜRKİYE'DEN SESLER

Dr. Elif Dikmen Diriöz Kentlerimiz sellere neden teslim oluyor? Afet ve iklim dirençli kentlerin yolu

TÜRKİYE'DEN SESLER

Selçuk Ramazanoğlu Yaşar Kemal'in Çukurova'sına oryantalizm sığmaz

İlgili Haberler
Makroekonomi Doğal gaz faturasına destek devam edecek mi? Bakan Bayraktar 'Her 4 haneden 3'ünde kullanılacak' diyerek açıkladı Yeni Şafak Ekonomi · 4 dk önce Makroekonomi Kayseri'ye yüksek hızlı tren geliyor: Ankara ile yolculuk 1 saat 45 dakika olacak CNBC-e · 5 dk önce Makroekonomi Eşinden habersiz konut kredisi çekenler dikkat! Yargıtay'dan emsal karar Sözcü Ekonomi · 11 dk önce Makroekonomi ABD Merkez Bankası Fed faiz kararı ne zaman açıklanacak? 2026 Ekim Fed faiz kararı beklentisi ne yönde? Cumhuriyet Ekonomi · 30 dk önce Makroekonomi Altında kritik hafta: ABD verileri ve Fed beklentileri odakta Paratic · 33 dk önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.