20 Ekim 2026, Salı · 00:06 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Körfez İşbirliği Konseyinden, ABD-İran krizi ve Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğü için diyalog çağrısı

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin dışişleri bakanları, ABD ile İran arasındaki krizin çözümü için diplomasiye dönülmesi, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünün yeniden tesis edilmesi ve Körfez ülkelerinin ken…

YAYINLAMA 18 Ekim 2026 20:36

GÜNCELLEME 18 Ekim 2026 20:43

Ekonomim haberlerini Google'da daha sık görün Ekonomim'i tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyerek nitelikli haberlere daha kolay ulaşın.

Takip Et

Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif ez-Zeyyani başkanlığında başkent Manama'da düzenlenen KİK 168. Bakanlar Kurulu Toplantısı'na, üye ülkelerin dışişleri bakanları ile KİK Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi katıldı.

Toplantının ardından yayımlanan sonuç bildirgesinde ABD ile İran arasındaki mevcut krizin aşılması ile bölgenin güvenliği, istikrarı ve halkların refahının korunması için "diyalog ve diplomasi yoluna dönülmesi" çağrısında bulunuldu.

Siyasi çözüme ulaşılması amacıyla yürütülen bölgesel ve uluslararası arabuluculuk çabalarına destek verilen bildiride, başta İran'ın nükleer programı, füzeler, insansız hava araçları (İHA) ve Tahran yönetiminin desteklediği gruplara verilen destek olmak üzere ihtilaflı konuların ele alınması gerektiği vurgulandı.

Bildiride, devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesi ve iç işlerine müdahale edilmemesi talep edildi, "KİK ülkelerinin güvenlik ve çıkarlarını ilgilendiren her türlü müzakere veya düzenlemeye dahil edilmesi" gerektiği ifade edildi.

Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünün yeniden sağlanması çağrısı

Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliği ve özgürlüğünün yeniden sağlanması, şartların 28 Şubat 2026 öncesine döndürülmesi çağrısında bulunulan bildiride, bunun uluslararası hukuk çerçevesinde, Hürmüz'e kıyısı olan devletlerin egemenliği ile ilgili haklarına saygı gösterilerek gerçekleştirilmesi istendi.

Küresel ticaret ve enerji tedariki açısından hayati önemdeki Hürmüz ve Babulmendeb boğazları ile Kızıldeniz'de seyrüsefer özgürlüğünün güvence altına alınmasının önemine dikkati çekilen bildiride, söz konusu boğazların kapatılması ve seyrüsefer özgürlüğünün engellenmesi, ticari gemiler ile mürettebatının hedef alınması, geçiş yollarına mayın döşenmesi ve geçişlerden hukuka aykırı ücret istenmesi veya kısıtlamalar getirilmesi konusunda da uyarıda bulunuldu.

Bildiride geçiş hakkının önceden alınacak izne veya dayatılan güzergahlara bağlanmasına karşı çıkılarak, bu tür uygulamaların 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi ve uluslararası teamül hukukuna aykırı olduğu kaydedildi.

İran'a yönelik suçlamalar

Sonuç bildirisinde ayrıca KİK üyesi ülkeler ve Ürdün'e doğrudan ya da İran'ın desteklediği silahlı gruplar aracılığıyla düzenlenen füze ve İHA saldırıları kınandı.

Saldırıların sivil tesisleri, kamu hizmeti sunan yapıları, yerleşim bölgelerini ve diplomatik misyonları hedef aldığı, büyük çapta maddi hasara yol açtığı ifade edildi.

Bu saldırılardan ve sonuçlarından "tamamen İran'ın sorumlu tutulduğu" bildiride, saldırıların derhal ve koşulsuz olarak durdurulması ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) 2026 tarihli 2817 sayılı kararına uyulması istendi.

Bildiride, BMGK'ye kararın uygulanmasını güvence altına alma, saldırılardan sorumlu olanları hesap vermeye zorlama ve İran'ın meydana gelen zararları tazmin etmesini sağlama çağrısı yapıldı.

Suudi Arabistan ile kolektif savunma vurgusu

KİK bildirisinde Yemen'deki İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları kapsamında Haremeyn (Kabe ve Mescid-i Nebevi) çevresinin, sivil havalimanlarının ve hayati tesislerin hedef alınması kınandı.

KİK ülkelerinin Riyad yönetimi ile tam dayanışma içinde olduğu, Suudi Arabistan'ın güvenliğini, egemenliğini ve çıkarlarını korumak amacıyla aldığı tedbirleri desteklediği ifade edilen bildiride, Ortak Savunma Anlaşması uyarınca "herhangi bir üye ülkeye yönelik saldırının tüm KİK ülkelerine doğrudan saldırı sayılacağı" vurgulandı.

Bildiride üye ülkelerin Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesi uyarınca bireysel ve kolektif meşru müdafaa hakkını saklı tuttuğu belirtilirken, Husilerin "terör örgütü" olarak sınıflandırılması, Husilere füze ve İHA edinme imkanı veren desteğin kesilmesi ve BMGK kararlarındaki silah ambargosunun uygulanması çağrısında bulunuldu.

BMGK'nin 15 Ekim'de yayımladığı ve Saudi Aramco tesislerinin hedef alınması dahil Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarını kınayan başkanlık açıklamasının memnuniyetle karşılandığı aktarılan bildiride, Suudi Arabistan'ın kendisini savunma hakkının teyit edildiği belirtilerek, Yemen konusunda ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğüne verilen destek yinelendi.

Bildiride ayrıca Körfez girişimi, Kapsamlı Ulusal Diyalog sonuçları ve ilgili BMGK kararları doğrultusunda siyasi çözüme ulaşılması çağrısı yapıldı.

Kaynak: Ekonomim
İlgili Haberler
Global Clover Health CEO sells $85,517 in stock for tax obligations Investing.com · 20 dk önce Makroekonomi Gazeteci Murat Ağırel ve Ömer Sarıgül’ün de aralarında bulunduğu 15 kişi tutuklandı Independent Türkçe · 42 dk önce Borsa Murat Ağırel neden tutuklandı, suçu ne? Murat Ağırel kaç yaşında, nereli, evli mi, kimdir? Ekonomim · 1 saat önce Borsa Ömer Sarıgül'ün de aralarında olduğu 15 şüpheli tutuklandı Dünya Gazetesi · 1 saat önce Borsa Trabzonspor, sahasında Beşiktaş'ı yendi Finans Gündem (ing) · 1 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.